<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
  <channel>
    <title>İlkses Gazetesi | İzmir'in Doğru Habercisi</title>
    <link>https://ilkses.com.tr/</link>
    <description>İlkses Gaztesi - İzmir'in Doğru Habercisi</description>
    <language>tr-TR</language>
    <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 12:58:52 +0300</pubDate>
    <lastBuildDate>Sat, 08 Aug 2026 12:58:52 +0300</lastBuildDate>
    <atom:link href="https://ilkses.com.tr/rss/saglik/" rel="self" type="application/rss+xml" />
        <item>
      <title>Sağlıklı yaşamın anahtarı düzenli check-up kontrollerinden geçiyor</title>
      <link>https://ilkses.com.tr/saglik/saglikli-yasamin-anahtari-duzenli-check-up-kontrollerinden-geciyor-456244</link>
      <description>Sağlığın korunması ve sürdürülebilir kılınması adına hiçbir şikâyet bulunmasa dahi düzenli sağlık kontrollerinin önem taşıdığını dile getiren Medicana Sağlık Grubu Check-Up Bölümü’nden Uzm. Dr. Yavuz Maşrabacı, kişiye özel planlanan modern check-up programlarının kronik rahatsızlıkların erken tanısında belirleyici rol oynadığını söyledi. Uzm. Dr. Yavuz Maşrabacı, “Kişinin kendini iyi ve sağlıklı hissetmesi, vücudunda her şeyin yolunda gittiğini gösteren tek başına yeterli bir ölçüt değildir. Çağdaş tıbbın temeli kanıta dayalı objektif verilere dayanır” mesajı verdi</description>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:52:52 +0300</pubDate>
      <guid isPermaLink="true">https://ilkses.com.tr/saglik/saglikli-yasamin-anahtari-duzenli-check-up-kontrollerinden-geciyor-456244</guid>
      <content:encoded>
        <![CDATA[
        <p>G&uuml;n&uuml;m&uuml;z d&uuml;nyasında koruyucu hekimliğin ve modern tıbbın temel vizyonu, bireylerin herhangi bir sağlık sorunu yaşamadan &ouml;nce mevcut durumlarını tespit ederek sağlıklı, kaliteli ve uzun bir yaşam s&uuml;rmelerini desteklemektir. Sağlığın yalnızca hastalıkların yokluğu ile değil; fiziksel, ruhsal ve sosyal y&ouml;nden tam bir iyilik hali olarak tanımlandığını belirten Medicana International İzmir Hastanesi Check-Up Uzmanı Dr. Yavuz Maşrabacı, bedenimizin fizyolojik yapısını ve ihtiya&ccedil;larını kapsamlı bi&ccedil;imde değerlendirme imk&acirc;nı sunan check-up uygulamalarının aksatılmadan her yıl d&uuml;zenli periyotlarla ger&ccedil;ekleştirilmesinin &ouml;nemli olduğunu aktardı.<br>Değişen beslenme alışkanlıkları, t&uuml;t&uuml;n ve alkol t&uuml;ketimi, yoğun stres ile travma y&ouml;netimi s&uuml;re&ccedil;lerinde karşılaşılan g&uuml;&ccedil;l&uuml;klerin metabolik ve sistemik dengeleri doğrudan etkilediğini dile getiren Uzm. Dr. Yavuz Maşrabacı, bu durumun obezite ve diyabet gibi endokrin sistem rahatsızlıklarına zemin hazırladığını belirtti. S&ouml;z konusu &ccedil;evresel ve yaşam tarzına bağlı fakt&ouml;rlerin kardiyovask&uuml;ler hastalıklar, depresyon odaklı n&ouml;ropsikiyatrik tablolar ve diğer kronik s&uuml;re&ccedil;leri tetiklediğini aktaran Uzm. Dr. Yavuz Maşrabacı, toplumda en sık g&ouml;r&uuml;len rahatsızlıkların başında kalp-damar hastalıkları, kanser t&uuml;rleri, solunum yolu hastalıkları ve diyabetin geldiğini kaydetti. Sağlık taramalarının sadece bedensel değil, ruhsal boyuttaki risklerin altında yatan etkenlerin anlaşılmasına da imk&acirc;n sağladığı vurgulandı.</p>
<p><img src="https://ilkses.com.tr/image/2026/08/08/mceu92712973011786172087337-1786172087_medium.webp" alt="maşrabacı" width="850" height="478"></p>
<h2>YAŞ GRUPLARINA VE YAŞAM EVRELERİNE G&Ouml;RE &Ouml;ZEL ANALİZ</h2>
<p>Sağlık değerlendirmelerinin standart tek bir kalıba sığdırılamayacağını ve kişiye &ouml;zel bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Yavuz Maşrabacı, &ccedil;ocukluk &ccedil;ağı değerlendirmelerinin pediatri kliniklerinin uzmanlık alanına girdiğini, yetişkinlerde ise s&uuml;recin yaş gruplarına g&ouml;re şekillendiğini bildirdi. Yetişkin d&ouml;nem taramalarının genel hatlarıyla 40 yaş altı, 40 yaş &uuml;st&uuml; ve 50 yaş &uuml;st&uuml; olmak &uuml;zere ayrı kategorilerde değerlendirildiğini belirten Uzm. Dr. Yavuz Maşrabacı, sporcular ve &ouml;zel aktivite alanlarında bulunan bireyler i&ccedil;in de spesifik paneller oluşturulduğunu dile getirdi. Cinsiyete ve d&ouml;nemsel ihtiya&ccedil;lara bağlı olarak hazırlanan programlarda premenopoz, menopoz, menopoz sonrası s&uuml;re&ccedil;ler ve kemik yoğunluğu gibi değişkenlerin hassasiyetle incelendiğini ifade eden Uzm. Dr. Yavuz Maşrabacı, &ldquo;Genetik yatkınlık, ailede hipertansiyon veya diyabet gibi kronik hastalık &ouml;yk&uuml;s&uuml;n&uuml;n bulunması ve zararlı alışkanlıklar en belirgin risk fakt&ouml;rleri arasındadır. Hi&ccedil;bir belirti vermeden gizlice ilerleyebilen durumların tespiti i&ccedil;in ins&uuml;lin direnci ve gizli şeker gibi kritik parametreleri inceliyor, elde edilen veriler doğrultusunda bireye &ouml;zg&uuml; sağlıklı yaşam planlamalarını devreye alıyoruz&rdquo; dedi.</p>
<h2>SAĞLIĞIN B&Uuml;T&Uuml;NC&Uuml;L KORUNMASI HEDEFLENİYOR</h2>
<p>Standart bir check-up s&uuml;recinde bireyin ilk olarak i&ccedil; hastalıkları uzmanı veya alanında deneyimli bir hekim tarafından b&uuml;t&uuml;nc&uuml;l bir genel muayeneden ge&ccedil;irildiğini belirten Uzm. Dr. Yavuz Maşrabacı, &ldquo;Tıbbi gereksinimlere bağlı olarak kardiyoloji, fizik tedavi, g&ouml;z ile kulak burun boğaz gibi branş muayenelerini de s&uuml;rece d&acirc;hil ediliyor. B&uuml;t&uuml;nc&uuml;l sağlığın korunması hedeflendiğinde psikolog veya psikiyatrist değerlendirmeleri de b&uuml;y&uuml;k &ouml;nem taşıyor. Laboratuvar ve g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme tetkiklerini tamamen kişinin yaşını ve tıbbi endikasyonlarını g&ouml;z &ouml;n&uuml;nde bulundurarak bi&ccedil;imlendiriyoruz. &Ouml;rneğin tıbbi bir zorunluluk bulunmadık&ccedil;a 40 yaş altı kadınlarda &ouml;ncelikli olarak meme ultrasonografisini tercih ediyor. Mamografi incelemesi ise genellikle 40 yaş sonrasına bırakılıyor. Akciğer grafisi, EKG ve ekokardiyografi rutin incelemeler arasında yer alırken, tomografi ve manyetik rezonans (MR) gibi ileri tanı y&ouml;ntemlerini yalnızca hekimin gerekli g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; &ouml;zel durumlarda uygulanıyor&rdquo; dedi.</p>
<h2>SAĞLIKLIYIM DEMEK YETERLİ DEĞİL, KANIT GEREK</h2>
<p>T&uuml;m muayene ve tetkik sonu&ccedil;larının tamamlanmasının ardından genel bir sentez değerlendirmesi yapıldığını belirtilen Uzm. Dr. Yavuz Maşrabacı, ş&uuml;pheli veya sınırda tespit edilen değerlerde ilgili uzmanlık alanlarıyla hızla kons&uuml;ltasyon sağlandığını ifade etti. Kan şekerinde y&uuml;kseklik saptanan vakaların endokrinoloji, akciğer grafisinde ş&uuml;pheli bulgu g&ouml;r&uuml;len hastaların ise g&ouml;ğ&uuml;s hastalıkları klinikleri ile koordine edildiğini belirten Uzm. Dr. Yavuz Maşrabacı, s&uuml;recin tıbbi tedavilerin yerine ge&ccedil;meyen, ancak doğru beslenme, d&uuml;zenli fiziksel aktivite ve kronik durum takibi ile genel sağlığı destekleyen b&uuml;t&uuml;nc&uuml;l bir farkındalık zemini sunduğunu kaydetti. Genel check-up değerlendirmelerinin yılda bir kez tekrarlanmasının ideal standart olduğunu hatırlatan Uzm. Dr. Yavuz Maşrabacı, &ldquo;Kişinin kendini iyi ve sağlıklı hissetmesi, v&uuml;cudunda her şeyin yolunda gittiğini g&ouml;steren tek başına yeterli bir &ouml;l&ccedil;&uuml;t değildir. &Ccedil;ağdaş tıbbın temeli kanıta dayalı objektif verilere dayanır. Mevcut endokrinolojik veya kronik rahatsızlığı bulunan kişilerin hekim &ouml;nerisiyle 6 aylık periyotlarla ara kontrollere girmesi, olası risklerin zamanında y&ouml;netilmesini sağlar&rdquo; a&ccedil;ıklamasında bulundu.</p>        ]]>
      </content:encoded>
    </item>
        <item>
      <title>Bakan Yardımcısı Birinci, Ulusal UMKE Haftası etkinliğinde İzmir'deydi</title>
      <link>https://ilkses.com.tr/saglik/bakan-yardimcisi-birinci-ulusal-umke-haftasi-etkinliginde-izmir-deydi-456204</link>
      <description>Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayip Birinci, Ulusal UMKE Haftası kapsamında İzmir&#039;de düzenlenen programa katılarak UMKE gönüllüleriyle bir araya geldi</description>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 16:21:30 +0300</pubDate>
      <guid isPermaLink="true">https://ilkses.com.tr/saglik/bakan-yardimcisi-birinci-ulusal-umke-haftasi-etkinliginde-izmir-deydi-456204</guid>
      <content:encoded>
        <![CDATA[
        <p>Urla B&ouml;lge Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde ger&ccedil;ekleştirilen etkinliğe Sağlık Bakan Yardımcısı Do&ccedil;. Dr. Şuayip Birinci'nin yanı sıra İzmir İl Sağlık M&uuml;d&uuml;r&uuml; Do&ccedil;. Dr. Ayhan Kul, sağlık y&ouml;neticileri ve &ccedil;ok sayıda UMKE g&ouml;n&uuml;ll&uuml;s&uuml; katıldı.</p>
<p>Programda, afet ve acil durumlarda g&ouml;rev yapan Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) personelinin &ouml;zverili &ccedil;alışmaları vurgulanırken, g&ouml;n&uuml;ll&uuml;lerin Ulusal UMKE Haftası da kutlandı.</p>
<p>Program kapsamında, Acil Sağlık Hizmetleri Genel M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; koordinesinde merkezde 5 g&uuml;nd&uuml;r devam eden UMKE Psikososyal Destek Eğitici Eğitimi&rsquo;nin son g&uuml;n&uuml;nde kursiyerlere katılım belgeleri takdim edildi.</p>
<p><img src="https://ilkses.com.tr/image/2026/08/07/mceu47560024011786108950349-1786108951_medium.webp" alt="umke" width="850" height="478"></p>
<p>Etkinlikte, Ulusal UMKE Haftası dolayısıyla d&uuml;zenlenen kutlama programı kapsamında İzmir&rsquo;de g&ouml;rev yapan UMKE g&ouml;n&uuml;ll&uuml;leri ile UMKE Psikososyal Destek Eğitici Eğitimi&rsquo;ne 40 farklı ilden katılan 70 kişiyle birlikte pasta kesimi ger&ccedil;ekleştirildi.</p>
<p>Programda konuşan Sağlık Bakan Yardımcısı Do&ccedil;. Dr. Şuayip Birinci ise UMKE&rsquo;nin afet ve acil durumlarda &uuml;stlendiği kritik role dikkat &ccedil;ekerek, &ldquo;UMKE, sadece afet anında değil, sonrasında da toplumun psikososyal uyum s&uuml;recine katkı sağlayan &ccedil;ok &ouml;nemli bir yapıdır. T&uuml;rkiye&rsquo;nin d&ouml;rt bir yanında ve d&uuml;nyanın farklı b&ouml;lgelerinde g&ouml;rev alarak insanlığa dokunan g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir organizasyondur&rdquo; dedi.</p>
<p>UMKE&rsquo;nin uluslararası alanda da etkin bir rol &uuml;stlendiğini vurgulayan Birinci, g&ouml;n&uuml;ll&uuml;lere &ouml;zverili &ccedil;alışmalarından dolayı teşekk&uuml;r etti.</p>
<p>Program, pasta kesiminin ardından &ccedil;ekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.</p>        ]]>
      </content:encoded>
    </item>
        <item>
      <title>Yazın gizli tehlikesi: Bakımsız klimalar zatürre riskini artırıyor</title>
      <link>https://ilkses.com.tr/saglik/yazin-gizli-tehlikesi-bakimsiz-klimalar-zaturre-riskini-artiriyor-456201</link>
      <description>Yaz sıcaklarından korunmak için sıkça kullanılan klimalar, düzenli bakım yapılmadığında ciddi sağlık sorunlarına davetiye çıkarabiliyor. Uzmanlar, özellikle bakımsız klima sistemlerinde üreyebilen bakterilerin yaz aylarında zatürreye neden olabileceği konusunda uyarıyor</description>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 16:06:15 +0300</pubDate>
      <guid isPermaLink="true">https://ilkses.com.tr/saglik/yazin-gizli-tehlikesi-bakimsiz-klimalar-zaturre-riskini-artiriyor-456201</guid>
      <content:encoded>
        <![CDATA[
        <p>İE&Uuml; Medical Point Hastanesi G&ouml;ğ&uuml;s Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Erdal İn, sıcak havalarda konfor sağlayan klimaların ihmal edilen bakımları nedeniyle sağlık a&ccedil;ısından &ouml;nemli bir risk oluşturabileceğini belirtti.</p>
<p>&Ouml;zellikle İzmir gibi sıcak iklimin h&acirc;kim olduğu şehirlerde klimaların g&uuml;nl&uuml;k yaşamın vazge&ccedil;ilmez bir par&ccedil;ası haline geldiğini ifade eden Prof. Dr. İn, d&uuml;zenli temizlenmeyen ve bakımı yapılmayan cihazların zararlı mikroorganizmaların &uuml;remesi i&ccedil;in uygun ortam oluşturduğunu s&ouml;yledi.</p>
<p>Prof. Dr. İn, bu mikroorganizmalar arasında yer alan Lejyonella bakterisinin neden olduğu ve halk arasında "Lejyoner Hastalığı" olarak bilinen enfeksiyonun, yaz aylarında g&ouml;r&uuml;len zat&uuml;rre vakalarının &ouml;nemli nedenlerinden biri olduğuna dikkat &ccedil;ekerek, klima bakımının ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p><img src="https://ilkses.com.tr/image/2026/08/07/mceu55433487111786108315818-1786108316_medium.webp" alt="ın" width="850" height="478"></p>
<h2>İLERİ YAŞLARDA DAHA SIK G&Ouml;R&Uuml;L&Uuml;YOR</h2>
<p>Hastalığın bazı klima sistemlerinden bulaştığını ifade eden Prof. Dr. İn, &ldquo;Bu hastalığın b&uuml;t&uuml;n klima sistemlerinden bulaştığını s&ouml;yleyemeyiz. Lejyonella bakterisinin evlerde kullanılan kuru sistem klimalarda &uuml;remesi &ccedil;ok zor. Daha &ccedil;ok avm, oteller, ofisler gibi b&uuml;y&uuml;k su tankı i&ccedil;eren soğutma sistemlerinde &uuml;reyerek &ccedil;oğalan ve bu şekilde bulaşan bir bakteri. Dolayısıyla bu t&uuml;r ortamları kullanan kişilerin &ccedil;ok daha dikkatli olması gerekiyor. Biraz sinsi ilerliyor. Klasik bir solunum yolu enfeksiyonu gibi başlıyor. Boğaz ağrısı, eklem ağrısı gibi durumla başlıyor sonra tablo değişkenlik g&ouml;sterebiliyor. Bu bakterinin sağlıklı insanlarda zat&uuml;rre yapma olasılığı d&uuml;ş&uuml;k ancak &ouml;zellikle KOAH, astım gibi kronik hastalığı olanlar, bağışıklık sistemini baskılayıcı ila&ccedil; alanlar, sigara t&uuml;ketenler ve ileri yaşlarda olanlarda daha sık g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor&rdquo; dedi.</p>
<p>Y&uuml;ksek ateş, &ouml;ks&uuml;r&uuml;k, boğaz, kas ve eklem ağrısı &ccedil;ekenlerin vakit kaybetmeden uzman bir doktora danışmaları gerektiğini ifade eden Prof. Dr. İn, &ldquo;Bu enfeksiyon alerjik hastalıkları tetikliyor, &uuml;st hava yollarında birtakım rahatsızlıklara neden oluyor. Alerjik yakınması artan hastalara alerji ila&ccedil;ları, nefes a&ccedil;ıcı birtakım ila&ccedil;lar ve mukozayı nemlendirici ila&ccedil;lar veriyoruz. Zat&uuml;rre tablosu geliştiyse durumun ağırlaşmaması i&ccedil;in &ccedil;eşitli antibiyotiklere başvuruyoruz&rdquo; diye konuştu.</p>
<h2>KLİMAYI DOĞRU KULLANIN</h2>
<p>Klimaları doğru şekilde kullanmanın hastalık riskini b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de ortadan kaldırdığını s&ouml;zlerine ekleyen Prof. Dr. İn, &ldquo;Her şeyden &ouml;nce her yıl klima bakımı yaptırmak &ouml;nemli. Bunun yanında filtrelerin 15 g&uuml;nde bir temizlenmesi lazım. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; burada &ccedil;eşitli tozlar, mantarlar ve k&uuml;fler birikip alerjik reaksiyonları tetikleyebiliyor. Bunun yanı sıra ortam sıcaklığını 23- 25 derecede tutmak ve klimanın yarattığı r&uuml;zgar akımına doğrudan temas etmemek lazım&rdquo; dedi.</p>        ]]>
      </content:encoded>
    </item>
        <item>
      <title>Baş dönmesiyle hastaneye gitti, dünyada 68’inci Bundgaard Sendromu vakası çıktı</title>
      <link>https://ilkses.com.tr/saglik/bas-donmesiyle-hastaneye-gitti-dunyada-68-inci-bundgaard-sendromu-vakasi-cikti-456188</link>
      <description>Diyarbakır’da baş dönmesi, göz kararması ve göğüs ağrısı şikayetleriyle hastaneye başvuran 41 yaşındaki Şehmus Doğan’ın, tıp literatüründe son derece nadir görülen Bundgaard Sendromu’na sahip olduğu belirlendi. Yapılan incelemeler sonucunda Doğan, dünyada tespit edilen 68’inci vaka, Türkiye’de ise ilk vaka olarak kayıtlara geçti</description>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 14:46:02 +0300</pubDate>
      <guid isPermaLink="true">https://ilkses.com.tr/saglik/bas-donmesiyle-hastaneye-gitti-dunyada-68-inci-bundgaard-sendromu-vakasi-cikti-456188</guid>
      <content:encoded>
        <![CDATA[
        <p>Diyarbakır'da baş d&ouml;nmesi, g&ouml;z kararması ve g&ouml;ğ&uuml;s ağrısı şikayetleriyle hastaneye başvuran Şehmus Doğan'da, d&uuml;nyada son derece nadir g&ouml;r&uuml;len kalıtsal kalp rahatsızlığı "Bundgaard Sendromu" tespit edildi. T&uuml;rkiye'de ilk kez saptanan vaka, d&uuml;nyaca &uuml;nl&uuml; tıp dergisi JACC'ta yayımlandı.</p>
<h2>NADİR HASTALIK TESAD&Uuml;FEN ORTAYA &Ccedil;IKTI</h2>
<p>Mardin&rsquo;de yaşayan Şehmus Doğan, uzun s&uuml;redir devam eden baş d&ouml;nmesi, g&ouml;z kararması ve g&ouml;ğ&uuml;s ağrısı şikayetleri nedeniyle Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi&rsquo;ne başvurdu.</p>
<p>Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ferdi Ekinci ve ekibinin ger&ccedil;ekleştirdiği tetkikler sonucunda, Doğan&rsquo;da kalıtsal bir kalp ritim hastalığı olan Bundgaard Sendromu tespit edildi.</p>
<p>İncelemelerde hastalığın Doğan&rsquo;ın 4 yaşındaki kızında ve bazı aile bireylerinde de bulunduğu belirlendi. Doğan ve ailesi, ila&ccedil; tedavisiyle birlikte d&uuml;zenli takibe alındı.</p>
<h3>"D&Uuml;NYADA 67 HASTA VARDI, 68&rsquo;İNCİSİNİ BİZ BULDUK"</h3>
<p>Dr. Ferdi Ekinci, hastalığın olduk&ccedil;a nadir g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>&ldquo;D&uuml;nyada bu vaka dışında 67 hasta var. Biz 68&rsquo;inci hastayı bulduk. T&uuml;rkiye&rsquo;de ilk vaka olarak saptadık. Bu, ritim bozukluğu yapabilen ve ani &ouml;l&uuml;me neden olabilen bir hastalık.&rdquo;</p>
<p>Bundgaard Sendromu&rsquo;nun ailesel ge&ccedil;işli bir hastalık olduğunu belirten Ekinci, anne veya babada bulunması halinde &ccedil;ocuklarda g&ouml;r&uuml;lme ihtimalinin y&uuml;ksek olduğunu s&ouml;yledi.</p>
<p>Hastalığın ilk kez 2018 yılında Danimarkalı bilim insanı Henning Bundgaard ve &ccedil;alışma arkadaşları tarafından tanımlandığını aktaran Ekinci, Doğan&rsquo;ın vakasıyla ilgili hazırlanan makalenin d&uuml;nyaca &uuml;nl&uuml; kardiyoloji dergisi JACC&rsquo;da yayımlandığını ifade etti.</p>
<h3>AİLE BİREYLERİNDE DE TESPİT EDİLDİ</h3>
<p>Yapılan EKG incelemelerinde hastalığın Doğan&rsquo;ın babasında, babasının dayısında, ablasında, kız kardeşinde ve 4 yaşındaki kızında da g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; belirlendi.</p>
<p>Dr. Ekinci, hastalığın ailesel y&ouml;n&uuml; nedeniyle aile taramalarının b&uuml;y&uuml;k &ouml;nem taşıdığını vurguladı.</p>
<h3>KALP PİLİ GEREKİP GEREKMEDİĞİ TAKİP EDİLİYOR</h3>
<p>Hastalarda oluşabilecek ritim bozukluklarını takip etmek i&ccedil;in holter cihazından yararlandıklarını belirten Ekinci, y&uuml;ksek riskli hastalara kalp pili veya şok pili tedavisi &ouml;nerilebildiğini s&ouml;yledi.</p>
<p>Şehmus Doğan&rsquo;ın şu anda ciddi bir ritim bozukluğu y&uuml;k&uuml;n&uuml;n bulunmadığını belirten Ekinci, hastanın ila&ccedil; tedavisiyle şikayetlerinin azaldığını ve d&uuml;zenli takip altında olduğunu kaydetti.</p>
<h3>KALP KRİZİYLE KARIŞTIRILABİLİYOR</h3>
<p>Bundgaard Sendromu&rsquo;nun bazı durumlarda kalp kriziyle karıştırılabileceğine dikkat &ccedil;eken Ekinci, Doğan&rsquo;ın EKG sonu&ccedil;larında kalp krizine benzeyen bir bulgu g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; ancak yapılan anjiyoda damarlarında tıkanıklık olmadığının belirlendiğini s&ouml;yledi.</p>
<p>Ekinci, hastalığın bilinmemesi halinde ani kardiyak &ouml;l&uuml;m riskinin ortaya &ccedil;ıkabileceğini belirterek, erken tanının hayati &ouml;nem taşıdığını vurguladı.</p>
<h3>"İLA&Ccedil;LARLA ŞİKAYETLERİM AZALDI"</h3>
<p>Şehmus Doğan ise yaşadığı s&uuml;reci anlatarak, başlangı&ccedil;ta baş d&ouml;nmesi, g&ouml;z kararması ve g&ouml;ğ&uuml;s ağrısı şikayetleri yaşadığını s&ouml;yledi.</p>
<p>Daha &ouml;nce farklı bir hastaneye başvurduğunu ancak sonu&ccedil; alamadığını belirten Doğan, Diyarbakır&rsquo;daki tetkikler sonucunda nadir bir hastalığa sahip olduğunu &ouml;ğrendiğini ifade etti.</p>
<p>Doğan, &ldquo;4 yaşındaki kızımda da tespit edildi. Hocamızın verdiği ila&ccedil;ları kullandım, etkisini g&ouml;rd&uuml;m. G&ouml;ğ&uuml;s ağrım ve baş d&ouml;nmesi şikayetim azaldı. Takibimiz devam ediyor. İnşallah kısa zamanda sağlığıma kavuşurum.&rdquo; dedi.</p>        ]]>
      </content:encoded>
    </item>
        <item>
      <title>Cildinizi koruduğunuzu sanırken yanılıyor olabilirsiniz! Güneş kreminde en sık yapılan hatalar</title>
      <link>https://ilkses.com.tr/saglik/cildinizi-korudugunuzu-sanirken-yaniliyor-olabilirsiniz-gunes-kreminde-en-sik-yapilan-hatalar-456050</link>
      <description>Güneşten korunmak için kullanılan kremler, doğru uygulanmadığında beklenen etkiyi göstermiyor. İşte uzmanların dikkat çektiği ve milyonlarca kişinin farkında olmadan yaptığı kritik yanlışlar.</description>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 14:22:55 +0300</pubDate>
      <guid isPermaLink="true">https://ilkses.com.tr/saglik/cildinizi-korudugunuzu-sanirken-yaniliyor-olabilirsiniz-gunes-kreminde-en-sik-yapilan-hatalar-456050</guid>
      <content:encoded>
        <![CDATA[
        <p class="MsoNormal">Yaz aylarında g&uuml;neşin zararlı etkilerinden korunmanın en etkili yollarından biri g&uuml;neş kremi kullanmak. Ancak dermatologlara g&ouml;re yalnızca g&uuml;neş kremi s&uuml;rmek yeterli olmuyor. &Uuml;r&uuml;n&uuml;n yanlış zamanda, yetersiz miktarda veya hatalı şekilde uygulanması, koruma seviyesini ciddi &ouml;l&ccedil;&uuml;de azaltabiliyor. Uzmanlar, g&uuml;neş yanıkları, erken cilt yaşlanması ve cilt kanseri riskini en aza indirmek i&ccedil;in en sık yapılan hatalara dikkat &ccedil;ekiyor.</p>
<h2 class="MsoNormal">G&Uuml;NEŞ KREMİ KULLANIRKEN EN SIK YAPILAN 7 HATA</h2>
<p class="MsoNormal">G&uuml;nl&uuml;k hayatta g&uuml;neş kremi kullanırken yapılan en yaygın 7 hatayı sizler i&ccedil;in derledik:</p>
<p class="MsoNormal"><img src="https://ilkses.com.tr/image/2026/08/06/mceu66916620811786015913491-1786015914_medium.webp" alt="krem" width="850" height="478"></p>
<p class="MsoNormal"><strong>1. G&uuml;neş Kremini Dışarı &Ccedil;ıktıktan Sonra S&uuml;rmek</strong></p>
<p class="MsoNormal">En yaygın yanlışlardan biri, g&uuml;neş koruyucuyu plaja ya da dış ortama ulaştıktan sonra uygulamak. Oysa &uuml;r&uuml;n&uuml;n cilt tarafından emilmesi ve etkisini g&ouml;stermesi belirli bir s&uuml;re gerektiriyor.</p>
<p class="MsoNormal">Uzmanlar, g&uuml;neş kreminin dışarı &ccedil;ıkmadan yaklaşık 20 dakika &ouml;nce s&uuml;r&uuml;lmesini &ouml;neriyor. &Uuml;r&uuml;n&uuml;n cilde eşit şekilde yayılması ve a&ccedil;ıkta kalan hi&ccedil;bir b&ouml;lgenin unutulmaması da koruyuculuğun artmasını sağlıyor.</p>
<p class="MsoNormal"><img src="https://ilkses.com.tr/image/2026/08/06/mceu3997570921786015954820-1786015956_medium.webp" alt="krem" width="850" height="478"></p>
<p class="MsoNormal"><strong>2. Gereğinden Az Miktarda Kullanmak</strong></p>
<p class="MsoNormal">Bir&ccedil;ok kişi g&uuml;neş kremini ince bir tabaka halinde uyguluyor. Ancak bu durum, &uuml;r&uuml;n&uuml;n ambalajında belirtilen SPF korumasının sağlanamamasına neden oluyor.</p>
<p class="MsoNormal">Amerikan Dermatoloji Akademisi (AAD), t&uuml;m v&uuml;cudu koruyacak kadar yeterli miktarda &uuml;r&uuml;n kullanılmasını tavsiye ediyor. Uzmanlara g&ouml;re y&uuml;z b&ouml;lgesi i&ccedil;in ise yaklaşık madeni para b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;nde g&uuml;neş kremi uygulanması ideal kabul ediliyor.</p>
<p class="MsoNormal"><img src="https://ilkses.com.tr/image/2026/08/06/mceu41129417031786015968791-1786015971_medium.webp" alt="krem" width="850" height="478"></p>
<p class="MsoNormal"><strong>3. G&ouml;z Kapakları ve Dudakları Unutmak</strong></p>
<p class="MsoNormal">G&uuml;neş kremi s&uuml;rerken en fazla ihmal edilen b&ouml;lgelerin başında g&ouml;z kapakları ve dudaklar geliyor.</p>
<p class="MsoNormal">Araştırmalar, bir&ccedil;ok kişinin g&ouml;z &ccedil;evresini tamamen korumasız bıraktığını ortaya koyuyor. Oysa g&ouml;z kapağı, cilt kanseri a&ccedil;ısından en hassas b&ouml;lgeler arasında yer alıyor.</p>
<p class="MsoNormal">Dudaklar ise melanin a&ccedil;ısından zayıf olduğu i&ccedil;in UV ışınlarından daha fazla etkileniyor. Uzmanlar, en az SPF 15 i&ccedil;eren dudak koruyucu &uuml;r&uuml;nlerin kullanılmasını &ouml;neriyor. Koruyucu i&ccedil;ermeyen dudak parlatıcılarının ise g&uuml;neş ışınlarının etkisini artırabileceği belirtiliyor.</p>
<p class="MsoNormal"><img src="https://ilkses.com.tr/image/2026/08/06/mceu35480499841786015985292-1786015986_medium.webp" alt="krem" width="850" height="478"></p>
<p class="MsoNormal"><strong>4. G&uuml;n İ&ccedil;inde Yeniden Uygulamamak</strong></p>
<p class="MsoNormal">Sabah s&uuml;r&uuml;len g&uuml;neş kremi g&uuml;n boyunca koruma sağlamıyor. Terleme, y&uuml;zme ve uzun s&uuml;re g&uuml;neşe maruz kalma nedeniyle &uuml;r&uuml;n&uuml;n etkisi azalıyor.</p>
<p class="MsoNormal">Dermatologlara g&ouml;re g&uuml;neş kremi en ge&ccedil; iki saatte bir yeniden uygulanmalı. Suya dayanıklı &uuml;r&uuml;nler bile en fazla yaklaşık 80 dakika boyunca etkin koruma sağlayabiliyor. Bu nedenle &ouml;zellikle deniz veya havuz sonrası koruyucu mutlaka tekrar s&uuml;r&uuml;lmeli.</p>
<p class="MsoNormal"><img src="https://ilkses.com.tr/image/2026/08/06/mceu33381674951786016000817-1786016001_medium.webp" alt="krem" width="850" height="478"></p>
<p class="MsoNormal"><strong>5. &Uuml;r&uuml;n&uuml; Eşit Şekilde Dağıtmamak</strong></p>
<p class="MsoNormal">G&uuml;neş koruyucunun ciltte homojen şekilde yayılmaması da koruyuculuğu d&uuml;ş&uuml;ren &ouml;nemli nedenlerden biri.</p>
<p class="MsoNormal">&Ouml;zellikle sprey formdaki &uuml;r&uuml;nlerde t&uuml;m b&ouml;lgenin kaplanıp kaplanmadığını anlamak zor olabiliyor. Uzmanlar, sprey &uuml;r&uuml;nlerin cilt tamamen kaplanacak şekilde uygulanmasını ve ardından elle yayılmasını tavsiye ediyor.</p>
<p class="MsoNormal"><img src="https://ilkses.com.tr/image/2026/08/06/mceu69562351161786016013449-1786016014_medium.webp" alt="krem" width="850" height="478"></p>
<p class="MsoNormal"><strong>6. Bulutlu Havada G&uuml;neş Kremi Kullanmayı İhmal Etmek</strong></p>
<p class="MsoNormal">Havanın kapalı olması, g&uuml;neş ışınlarının zararlı etkilerinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.</p>
<p class="MsoNormal">Uzmanlara g&ouml;re UV ışınlarının b&uuml;y&uuml;k b&ouml;l&uuml;m&uuml; bulutlardan ge&ccedil;erek cilde ulaşabiliyor. Ayrıca camlar UVB ışınlarını b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de engellese de, cilt yaşlanmasına neden olan UVA ışınlarının &ouml;nemli kısmı camdan ge&ccedil;ebiliyor.</p>
<p class="MsoNormal">Bu nedenle yalnızca yaz tatilinde değil, g&uuml;nl&uuml;k yaşamda ve kapalı havalarda da g&uuml;neş koruyucu kullanılması &ouml;neriliyor.</p>
<p class="MsoNormal"><img src="https://ilkses.com.tr/image/2026/08/06/mceu27501989071786016023083-1786016023_medium.webp" alt="krem" width="850" height="478"></p>
<p class="MsoNormal"><strong>7. Son Kullanma Tarihi Ge&ccedil;miş G&uuml;neş Kremlerini Kullanmak</strong></p>
<p class="MsoNormal">G&uuml;neş kremlerinin de belirli bir kullanım &ouml;mr&uuml; bulunuyor. Uzun s&uuml;re bekleyen &uuml;r&uuml;nlerde koruyucu bileşenlerin etkisi azalabiliyor.</p>
<p class="MsoNormal">ABD Gıda ve İla&ccedil; Dairesi (FDA) verilerine g&ouml;re g&uuml;neş kremleri uygun koşullarda ortalama 3 yıl etkinliğini koruyor. Ambalaj &uuml;zerinde son kullanma tarihi bulunmuyorsa, satın alma tarihinin not edilmesi ve &uuml;&ccedil; yılı ge&ccedil;en &uuml;r&uuml;nlerin kullanılmaması tavsiye ediliyor.</p>
<h2 class="MsoNormal">G&Uuml;NEŞ KREMİNİ DOĞRU KULLANMAK NEDEN &Ouml;NEMLİ?</h2>
<p class="MsoNormal">Uzmanlar, doğru kullanılan g&uuml;neş koruyucuların yalnızca g&uuml;neş yanıklarını &ouml;nlemekle kalmadığını; aynı zamanda erken yaşlanma belirtilerini geciktirdiğini, leke oluşumunu azalttığını ve uzun vadede cilt kanseri riskini d&uuml;ş&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; belirtiyor.</p>
<p class="MsoNormal">Bu nedenle g&uuml;neş kremi, sadece deniz tatillerinde değil yılın her d&ouml;neminde g&uuml;nl&uuml;k cilt bakım rutininin &ouml;nemli bir par&ccedil;ası olarak g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor.</p>        ]]>
      </content:encoded>
    </item>
        <item>
      <title>Uzmanı uyardı: Anne sütü prematüre bebekler için adeta bir ilaç gibidir</title>
      <link>https://ilkses.com.tr/saglik/uzmani-uyardi-anne-sutu-premature-bebekler-icin-adeta-bir-ilac-gibidir-456041</link>
      <description>Prematüre bebekler için anne sütünün yalnızca bir besin değil, yaşamı destekleyen güçlü bir tedavi aracı olduğunu belirten Medicana International İzmir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. İnan Can Buran, doğumdan sonraki ilk saatlerde sağlanan birkaç damla sütün bile bağışıklık sistemi ve organ gelişimi açısından hayati önem taşıdığını söyledi.</description>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 11:34:57 +0300</pubDate>
      <guid isPermaLink="true">https://ilkses.com.tr/saglik/uzmani-uyardi-anne-sutu-premature-bebekler-icin-adeta-bir-ilac-gibidir-456041</guid>
      <content:encoded>
        <![CDATA[
        <p class="MsoNormal">Premat&uuml;re bebeklerde anne s&uuml;t&uuml;n&uuml;n tedavi s&uuml;recinin ayrılmaz bir par&ccedil;ası olduğuna dikkat &ccedil;eken Medicana International İzmir Hastanesi &Ccedil;ocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. İnan Can Buran, yoğun bakım s&uuml;recinde temel hedefin bebeği m&uuml;mk&uuml;n olan en kısa s&uuml;rede anne s&uuml;t&uuml;yle buluşturmak olduğunu s&ouml;yledi. Uzm. Dr. İnan Can Buran şu a&ccedil;ıklamalarda bulundu: "Anne s&uuml;t&uuml; premat&uuml;re bebekler i&ccedil;in adeta bir ila&ccedil; gibidir. Sadece beslenmelerini sağlamakla kalmaz; enfeksiyonlardan korunmalarına, bağırsaklarının olgunlaşmasına ve beyin gelişimlerine &ouml;nemli katkılar sağlar. Bu nedenle yoğun bakımda hedef, m&uuml;mk&uuml;n olan en kısa s&uuml;rede bebeği anne s&uuml;t&uuml;yle buluşturulmasıdır. Bebek ememese bile anneye doğumdan sonraki ilk saatlerde s&uuml;t sağma &ouml;ğretiliyor. Sağılan s&uuml;t uygun koşullarda saklanıyor ve bebeğin durumuna g&ouml;re ağızdan mideye uzanan ince bir beslenme sondasıyla veya emmeye hazır olduğunda doğrudan anne memesinden veriliyor." Uzman Dr. Buran, emme refleksi hen&uuml;z gelişmemiş bebeklerde bile anne s&uuml;t&uuml;n&uuml;n &ccedil;ok k&uuml;&ccedil;&uuml;k miktarlarda ağız mukozasına uygulanmasının bağışıklık sistemi &uuml;zerinde &ouml;nemli etkiler oluşturduğunu ifade etti.</p>
<p class="MsoNormal"><img src="https://ilkses.com.tr/image/2026/08/06/mceu14943329611786013772584-1786013772_medium.webp" alt="Uzm. Dr. İnan Can Buran" width="850" height="478"></p>
<h2 class="MsoNormal">PREMAT&Uuml;RE DOĞUMDA ANNE S&Uuml;T&Uuml; BEBEĞİN İHTİYACINA G&Ouml;RE DEĞİŞİYOR</h2>
<p class="MsoNormal">Anne bedeninin premat&uuml;re doğuma &ouml;zel bir uyum mekanizması geliştirdiğini belirten Medicana International İzmir Hastanesi &Ccedil;ocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. İnan Can Buran, erken doğum yapan annelerin s&uuml;t&uuml;nde daha fazla protein, mineral ve bağışıklık destekleyici bileşen bulunduğunu s&ouml;yledi. Uzm. Dr. İnan Can Buran ş&ouml;yle konuştu: "Anne bedeni mucizevi bir yapıya sahip. Premat&uuml;re doğum yapan annelerin s&uuml;t&uuml;, ilk haftalarda zamanında doğum yapan annelerin s&uuml;t&uuml;nden farklı &ouml;zellikler taşıyor. Bebeğin erken geldiğini fark etmiş&ccedil;esine daha y&uuml;ksek protein, bazı mineraller, bağışıklık g&uuml;&ccedil;lendiriciler ve koruyucu antikorlar i&ccedil;eriyor. Bebeğin daha hızlı b&uuml;y&uuml;mesini sağlayacak, tamamen ona &ouml;zel bir s&uuml;t &uuml;retimi oluyor. &Uuml;lkemizde anne s&uuml;t&uuml; transferi yasak olduğu ve s&uuml;t her bebeğe &ouml;zel olduğu i&ccedil;in, premat&uuml;re bebeklerde bu konu &ccedil;ok daha elzemdir."</p>
<h2 class="MsoNormal">STRES S&Uuml;T &Uuml;RETİMİNİ AZALTABİLİYOR</h2>
<p class="MsoNormal">Premat&uuml;re bebek sahibi ailelerin yaşadığı kaygının anne s&uuml;t&uuml; &uuml;zerinde de etkili olabileceğini ifade eden Uzm. Dr. İnan Can Buran, annelerin psikolojik olarak desteklenmesinin &ouml;nemine dikkat &ccedil;ekti. Uzm. Dr. İnan Can Buran şu uyarıda bulundu: "Yoğun stres s&uuml;t &uuml;retimini tamamen durdurmasa da &ouml;zellikle s&uuml;t&uuml;n memeden boşalmasını sağlayan refleksi zorlaştırabilir. Aileyi kaygılandırmamak gerekir ancak stres s&uuml;t&uuml; belirgin oranda azaltabilir. Burada aileyi rahatlatmak &ouml;nemlidir; ilk g&uuml;nlerde &ccedil;ıkan birka&ccedil; damla bile &ccedil;ok kıymetlidir ve s&uuml;t &uuml;retimi &ccedil;oğu zaman d&uuml;zenli sağım ile devamlılık gerektirir."</p>
<h2 class="MsoNormal">ANNE S&Uuml;T&Uuml; YETERSİZSE &Ouml;ZEL MAMALAR DEVREYE GİRİYOR</h2>
<p class="MsoNormal">Anne s&uuml;t&uuml;n&uuml;n yetersiz olduğu durumlarda izlenen y&ouml;ntemlere de değinen Medicana International İzmir Hastanesi &Ccedil;ocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. İnan Can Buran, &ouml;nceliğin her zaman annenin kendi s&uuml;t&uuml; olduğunu belirtti. Uzm. Dr. İnan Can Buran ş&ouml;yle konuştu: "Tercihimiz her zaman annenin kendi s&uuml;t&uuml;d&uuml;r. Anne s&uuml;t&uuml; yetersiz olduğunda mevcut miktarı vermeye devam ediyoruz. T&uuml;rkiye'de kullanılmasa da yurt dışında don&ouml;r anne s&uuml;tleri tercih edilebiliyor. Bunların bulunmadığı durumlarda ise bu alanda geliştirilmiş &ouml;zel mamalar mevcuttur. Tam olarak anne s&uuml;t&uuml;n&uuml;n yerini tutmasa bile protein, karbonhidrat, yağ, imm&uuml;noglobulinler ve vitaminler a&ccedil;ısından anne s&uuml;t&uuml;n&uuml; taklit edebilen, en azından besleyicilik sağlayan gıda takviyeleriyle destek sağlanıyor."</p>
<h2 class="MsoNormal">EMME REFLEKSİ İ&Ccedil;İN YALNIZCA KİLO YETERLİ DEĞİL</h2>
<p class="MsoNormal">Premat&uuml;re bebeklerin doğrudan anne memesinden beslenmeye başlamasında yalnızca kilo kriterinin yeterli olmadığını vurgulayan Medicana International İzmir Hastanesi &Ccedil;ocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. İnan Can Buran, emme, yutma ve nefes alma koordinasyonunun gelişmesinin beklendiğini s&ouml;yledi. Uzm. Dr. İnan Can Buran s&ouml;zlerini ş&ouml;yle tamamladı: "Bebeği ağızdan beslemeye sadece kilosuna bakarak karar vermiyoruz; solunumunun stabil ve genel durumunun iyi olması gerekir. Bizim i&ccedil;in d&uuml;ş&uuml;nmeden yaptığımız yemek yerken nefes alma işlevi, bebek i&ccedil;in emme, yutma ve nefes alma koordinasyonunu sağlamayı gerektirir ve bu ciddi bir &ccedil;aba ile zaman ister. Bu beceri premat&uuml;re bebeklerde &ccedil;oğunlukla 32, 34 veya 35&rsquo;inci haftalarda gelişmeye başlar. Bu nedenle 35&rsquo;inci haftadan &ouml;nce ve 2000 gramın altındaki bebeklerde genelde emme refleksi tam olarak bulunmaz; ancak istisnai durumlar da olabilir. Bebek hen&uuml;z bu haftalara ve kiloya gelmeden &ouml;nce anne memesine temas etmesi i&ccedil;in kısa denemeler, kanguru bakımları ve k&uuml;&ccedil;&uuml;k buluşturmalar yapıp sonrasında bebeği emmeye hazır hale getiriliyor."</p>        ]]>
      </content:encoded>
    </item>
      </channel>
</rss>
