<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
  <channel>
    <title>İlkses Gazetesi | İzmir'in Doğru Habercisi</title>
    <link>https://ilkses.com.tr/</link>
    <description>İlkses Gaztesi - İzmir'in Doğru Habercisi</description>
    <language>tr-TR</language>
    <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 23:45:29 +0300</pubDate>
    <lastBuildDate>Sat, 05 Sep 2026 23:45:29 +0300</lastBuildDate>
    <atom:link href="https://ilkses.com.tr/rss/yasam/" rel="self" type="application/rss+xml" />
        <item>
      <title>Bob Ross’tan esinlendi resim yapmaya başladı: “Resim yaparken dünyayı unutuyorum”</title>
      <link>https://ilkses.com.tr/yasam/bob-ross-tan-esinlendi-resim-yapmaya-basladi-resim-yaparken-dunyayi-unutuyorum-459369</link>
      <description>Zonguldak’ta televizyonda izlediği ABD’li ressam Bob Ross’tan ilham alarak 22 yıl önce resim yapmaya başlayan 81 yaşındaki Şahinde Ermiş, yağlı boya eserlerinden oluşan ikinci sergisini açmaya hazırlanıyor.</description>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 16:26:54 +0300</pubDate>
      <guid isPermaLink="true">https://ilkses.com.tr/yasam/bob-ross-tan-esinlendi-resim-yapmaya-basladi-resim-yaparken-dunyayi-unutuyorum-459369</guid>
      <content:encoded>
        <![CDATA[
        <p class="MsoNormal">Zonguldak&rsquo;ın Alancık k&ouml;y&uuml;nde yaşayan, 4 &ccedil;ocuk ve 5 torun sahibi 81 yaşındaji Şahinde Ermiş, eşini 39 yıl &ouml;nce kaybettikten sonra &ccedil;ocuklarını b&uuml;y&uuml;tmek i&ccedil;in yaşam m&uuml;cadelesi verdi. &Ccedil;ocukluğundan beri resme ilgi duyan Ermiş&rsquo;in hayatındaki d&ouml;n&uuml;m noktalarından biri ise 22 yıl &ouml;nce televizyonda izlediği ABD&rsquo;li ressam Bob Ross oldu. Ross&rsquo;un resim yapımını anlattığı programları izleyen Ermiş, kendi imkanlarıyla resim yapmaya karar verdi. Kırtasiyeden resim malzemeleri alan Ermiş, evinde &ccedil;alışarak yıllar i&ccedil;erisinde onlarca eser ortaya &ccedil;ıkardı. 2006 yılında 44 tablodan oluşan ilk sergisini a&ccedil;an Ermiş, aradan ge&ccedil;en yıllarda resim yapmayı bırakmadı. G&uuml;nl&uuml;k ev ve bah&ccedil;e işlerinden kalan zamanını resim ve bulmaca &ccedil;&ouml;zerek değerlendiren Şahinde Ermiş, &ccedil;oğunlukla doğa ve manzara resimleri yapıyor. Son d&ouml;nemde ise artık yerinde olmayan eski k&ouml;y evlerini resmetmeyi kendisine ayrı bir uğraş haline getirdi. Ermiş&rsquo;in yeni eserleri, 15-17 Eyl&uuml;l tarihleri arasında Zonguldak G&uuml;zel Sanatlar Galerisi&rsquo;nde sanatseverlerle buluşacak.</p>
<p class="MsoNormal"><img src="https://ilkses.com.tr/image/2026/09/04/mceu74326728731788528551796-1788528552_medium.webp" alt="yaşlı kadın" width="850" height="478"></p>
<h2 class="MsoNormal">&ldquo;&Ouml;ĞRENECEĞİM, EVİME ASACAĞIM&rdquo; DEDİ</h2>
<p class="MsoNormal">Resim yapmaya nasıl başladığını anlatan Şahinde Ermiş, Bob Ross&rsquo;u televizyonda izlediği d&ouml;nemde kendisine hedef koyduğunu belirterek şunları s&ouml;yledi: &ldquo;TRT 2&rsquo;de ressamın ismini bilmiyorum o zaman. Bob Ross, sonradan &ouml;ğrendik. Onu seyrederken &lsquo;Ben bunlardan &ouml;ğreneceğim, yapacağım, uğraşacağım, evime asacağım&rsquo; dedim. Sonra sergide buldum kendimi. Kırtasiyeden malzeme aldım, 44 tablo yaptım. 2006&rsquo;da sergi a&ccedil;tık. Ondan sonra da ara ara boş vakit bulduk&ccedil;a ben, kışın &ccedil;arşıda, yazın k&ouml;yde evde oturuyorum, bah&ccedil;e yapıyorum. Eve gidince kızım ev işlerini yapıyor, ben de bulmaca &ccedil;&ouml;z&uuml;yorum, biraz resim yapıyorum. Boş vakitlerimi &ouml;yle dolduruyorum. En &ccedil;ok manzara &uuml;zerine resim yapıyorum. Bir de eski evler hobim oldu. Eski evleri yaptım, şimdi bu evler yok. Onlara hi&ccedil; kıyamıyorum. Beğeniyorlar. Bizim buraya ekmek&ccedil;i geliyor. G&ouml;steriyorum, ona uzatıyorum. D&uuml;n de geldi, s&ouml;yledim. Sergim var dedim. Eyl&uuml;l&rsquo;&uuml;n 15, 16, 17&rsquo;sinde sergim var. Ekmek&ccedil;i &lsquo;Geleceğim teyze&rsquo; dedi. Yoldan ge&ccedil;enler soruyor, g&ouml;steriyorum. &lsquo;O, &ccedil;ok g&uuml;zel&rsquo; diyorlar&rdquo;</p>
<p class="MsoNormal"><img src="https://ilkses.com.tr/image/2026/09/04/mceu48010231121788528498690-1788528499_medium.webp" alt="Şahinde Ermiş" width="850" height="478"></p>
<h2 class="MsoNormal">&Ccedil;OCUKLUK HAYALİ YILLAR SONRA GER&Ccedil;EĞE D&Ouml;N&Uuml;ŞT&Uuml;</h2>
<p class="MsoNormal">Şahinde Ermiş, 1956-1957 yıllarında Kardeşler k&ouml;y&uuml;nde okula gittiği d&ouml;nemde resme olan ilgisinin &ouml;ğretmenleri tarafından da fark edildiğini anlattı. K&ouml;y yaşamının yoğunluğu nedeniyle eğitimine devam edemediğini belirten Ermiş, yıllar sonra yeniden resme y&ouml;nelmesinde &ccedil;ocuklukta yaşadığı bu anıların da etkili olduğunu s&ouml;yledi. Ermiş, Bob Ross&rsquo;u izleyerek resim tekniğini geliştirme s&uuml;recini ş&ouml;yle anlattı: &ldquo;&lsquo;Okusun, yardımcı olun bu &ccedil;ocuğumuza&rsquo; demişti m&uuml;fettiş. O zamanlar k&ouml;y işi &ccedil;ok, babam da &ccedil;alışıyor. Annemin yanında ben kaldım, ablam evlendi gitti. Ben &ccedil;ift s&uuml;rd&uuml;m falan, hayat devam etti. Kaldık k&ouml;yde. Pazara giderken resim satıyordu birisi. Ben de &lsquo;Oradan resim alacağım&rsquo; dedim, resimci oradan gitmiş. Herhalde sattı, bitirdi gitti. Eğer ben bu resmi yapıp evime asmazsam Şahide değilim dedim. Ondan sonra da Bob Ross&rsquo;u izledim. Hepsini takip ettim. Bir resmim var, 3&rsquo;te bitti onun resmi, ben de 5&rsquo;e kadar bitirdim. Bob Ross&rsquo;un resminin aynısını yaptım. &Ccedil;ok şey kattı onu izlemem. Bir de zihnim a&ccedil;ıldı b&ouml;yle şeylere. &Ouml;nce bilemedim, yapa yapa &ouml;ğrendim. Torunuma bakarken boyama resmi alıyorduk. Onunla ikimiz salonda boyama yaparken ben de boş kağıda &ccedil;iziyordum kalemle. Bob Ross da seyrediyoruz o arada. &Ouml;yle &ccedil;izerken tepeler, dağlar &ccedil;ıktı, inişli yokuşlu yerler &ccedil;ıktı. &lsquo;Bunu becereceğim herhalde&rsquo; dedim.&rdquo;</p>
<h2 class="MsoNormal">&ldquo;BALKONA OTURUYORUM, RESMİMİ YAPIYORUM&rdquo;</h2>
<p class="MsoNormal">Eşini 40 yaşındayken kaybetmesinin ardından psikolojik olarak zor bir d&ouml;nem ge&ccedil;irdiğini anlatan Şahinde Ermiş, &ccedil;ocuklarını b&uuml;y&uuml;tt&uuml;kten sonra resim yapmanın kendisine yeniden yaşam sevinci verdiğini ifade etti. Bug&uuml;n zamanının &ouml;nemli b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; bah&ccedil;esinde ve evinin balkonunda ge&ccedil;iren Ermiş, tuvalinin başına ge&ccedil;tiğinde g&uuml;nl&uuml;k hayatın t&uuml;m sıkıntılarından uzaklaştığını belirterek ş&ouml;yle konuştu: &ldquo;Eskiden k&ouml;y doluydu. İnsanların birbirine saygısı vardı. Şimdi saygı diye bir şey yok. Bu televizyonlar, telefonlar &ccedil;ıktı, kimse kimseye gitmiyor. Gitsen bile dedikoduya karışıyorsun. Hi&ccedil; kimseye gitmiyorum. Bah&ccedil;eden gelip kızım yemeğimi yapıyor, işimi yapıyor, evde bırakıp bah&ccedil;eye gidiyorum. Gelince de alıyorum tuvali, balkona oturuyorum, resmimi yapıyorum. Ondan sonra da bulmaca &ccedil;&ouml;z&uuml;yorum. Resim yaparken var ya, d&uuml;nyayı unutuyorum o zaman ben. D&uuml;nyayı unutuyorum b&ouml;yle. Burası nasıl olacak, nasıl yapacağım? Şunu şuraya mı koyayım? Şimdi kartpostaldan bakıyorum ama kendimden de bir şeyler katmak istiyorum. O zamanlar satılıyordu kartpostal, şimdi satılmıyor ama demet demet almışım. Ara sıra yapıyorum onlardan &ouml;yle.&rdquo;</p>        ]]>
      </content:encoded>
    </item>
        <item>
      <title>Son 5 yılda en az 265 motokurye hayatını kaybetti</title>
      <link>https://ilkses.com.tr/yasam/son-5-yilda-en-az-265-motokurye-hayatini-kaybetti-459073</link>
      <description>Kurye Hakları Derneği’nin saha çalışmalarına göre, son beş yılda en az 265 motokurye yaşamını yitirdi. Artan teslimat baskısı, yoğun trafik ve güvencesiz çalışma koşulları, motokuryelerin karşı karşıya kaldığı riskleri bir kez daha gündeme getirdi</description>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 13:48:59 +0300</pubDate>
      <guid isPermaLink="true">https://ilkses.com.tr/yasam/son-5-yilda-en-az-265-motokurye-hayatini-kaybetti-459073</guid>
      <content:encoded>
        <![CDATA[
        <p class="MsoNormal">Kurye Hakları Derneği, motokuryelerin &ccedil;alışma koşullarına ilişkin y&uuml;r&uuml;tt&uuml;ğ&uuml; saha &ccedil;alışmalarının &ccedil;arpıcı sonu&ccedil;larını kamuoyuyla paylaştı. Derneğin verilerine g&ouml;re, son beş yıl i&ccedil;erisinde en az 265 motokurye hayatını kaybetti. A&ccedil;ıklanan rakam, motokuryelerin &ccedil;alışma hayatında karşı karşıya kaldığı can g&uuml;venliği riskinin boyutunu ortaya koydu.</p>
<p class="MsoNormal">&Ouml;zellikle motosiklet kullanarak g&uuml;n boyunca trafikte olan motokuryeler, hem yoğun ara&ccedil; trafiği hem de teslimatların belirlenen s&uuml;re i&ccedil;erisinde tamamlanmasına y&ouml;nelik baskı nedeniyle ciddi risklerle karşı karşıya kalıyor. K&ouml;t&uuml; hava koşulları, yoğun trafik ve uzun &ccedil;alışma saatleri de bu riskleri artıran unsurlar arasında yer alıyor.</p>
<h2 class="MsoNormal">TESLİMAT BASKISI CAN G&Uuml;VENLİĞİNİ TEHDİT EDİYOR</h2>
<p class="MsoNormal">E-ticaret ve yemek siparişlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte motokuryelerin &ccedil;alışma alanı da giderek b&uuml;y&uuml;rken, hızlı teslimat beklentisinin &ccedil;alışanlar &uuml;zerindeki baskıyı artırdığı belirtiliyor. Teslimatların zamanında ulaştırılması amacıyla trafikte daha fazla risk alınması, kuryelerin can g&uuml;venliğini tehdit eden başlıca sorunlardan biri olarak &ouml;ne &ccedil;ıkıyor. Kurye Hakları Derneği&rsquo;nin paylaştığı en az 265 can kaybı, sekt&ouml;rde iş ve trafik g&uuml;venliğinin yeniden tartışılması gerektiğini ortaya koyarken, motokuryelerin g&uuml;venli &ccedil;alışma koşullarına erişimi konusunda daha kapsamlı &ouml;nlemlerin alınması ihtiyacını da g&uuml;ndeme taşıdı.</p>
<h3 class="MsoNormal">KAZA OLARAK G&Ouml;R&Uuml;LMEMELİ</h3>
<p class="MsoNormal">Motokuryelerin trafikte yaşadığı &ouml;l&uuml;mlerin yalnızca bireysel trafik kazaları olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat &ccedil;ekilirken, &ccedil;alışma koşullarının ve işverenlerin uygulamalarının da bu &ouml;l&uuml;mler a&ccedil;ısından ele alınması gerektiği vurgulanıyor. Kurye Hakları Derneği&rsquo;nin saha &ccedil;alışmalarında ortaya koyduğu veriler, motokuryelerin yalnızca trafikte değil, &ccedil;alışma d&uuml;zeninin kendisinden kaynaklanan &ccedil;eşitli risklerle de karşı karşıya olduğunu g&ouml;steriyor. G&uuml;venli &ccedil;alışma ortamlarının oluşturulması, teslimat s&uuml;relerinin &ccedil;alışanları risk almaya zorlamayacak şekilde d&uuml;zenlenmesi ve iş sağlığı ve g&uuml;venliği tedbirlerinin etkin bi&ccedil;imde uygulanması, can kayıplarının &ouml;nlenmesi a&ccedil;ısından &ouml;nem taşıyor.</p>
<p class="MsoNormal">Derneğin a&ccedil;ıkladığı rakam, son beş yılda en az 265 ailenin bir motokurye kaybıyla karşı karşıya kaldığını ortaya koyarken, motokuryelerin yaşam hakkının korunması ve g&uuml;venli &ccedil;alışma koşullarının sağlanması i&ccedil;in gerekli adımların atılması &ccedil;ağrısını yeniden g&uuml;ndeme getirdi.</p>        ]]>
      </content:encoded>
    </item>
        <item>
      <title>Türkiye Psikiyatri Derneği’nden 1 Eylül mesajı</title>
      <link>https://ilkses.com.tr/yasam/turkiye-psikiyatri-dernegi-nden-1-eylul-mesaji-459071</link>
      <description>Türkiye Psikiyatri Derneği, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde savaş ve çatışmaların ruh sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekerek, kalıcı barışın yalnızca silahların susmasıyla değil, toplumun yaşadığı acıların görülmesi ve yaraların birlikte iyileştirilmesiyle mümkün olduğunu vurguladı</description>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 13:33:03 +0300</pubDate>
      <guid isPermaLink="true">https://ilkses.com.tr/yasam/turkiye-psikiyatri-dernegi-nden-1-eylul-mesaji-459071</guid>
      <content:encoded>
        <![CDATA[
        <p class="MsoNormal">T&uuml;rkiye Psikiyatri Derneği, 1 Eyl&uuml;l D&uuml;nya Barış G&uuml;n&uuml; dolayısıyla yaptığı paylaşımda, savaş ve &ccedil;atışmaların yalnızca cephelerde değil, hayatın her alanında derin yaralar a&ccedil;tığını belirtti. Ruh sağlığı uzmanlarının kliniklerde savaş ve &ccedil;atışmaların bıraktığı izlere her g&uuml;n tanık olduğunu ifade eden Dernek, travma, kaygı, yas, g&ouml;&ccedil; ve yerinden edilmenin bireyler ve toplumlar &uuml;zerindeki etkilerine dikkat &ccedil;ekti.</p>
<p class="MsoNormal">Dernek, &ccedil;atışma ortamlarında b&uuml;y&uuml;yen &ccedil;ocukların yanı sıra savaşa ve şiddete tanıklık eden kişilerde travma sonrası stres bozukluğu ve yaygın kaygı bozukluklarının ortaya &ccedil;ıkabildiğini belirtti. G&ouml;&ccedil; ve zorunlu yerinden edilmenin yarattığı k&ouml;ks&uuml;zl&uuml;k duygusuna da dikkat &ccedil;eken Dernek, travmaların kuşaktan kuşağa aktarılabildiğini vurguladı.</p>
<h2 class="MsoNormal">ONURLU BİR BARIŞ</h2>
<p class="MsoNormal">Derneğin sosyal medya paylaşımında yer alan ifadeler ş&ouml;yle: &ldquo;Barış, insanın ekmeğine baktığı g&ouml;zle insana bakabilmesidir. Savaşlar ve &ccedil;atışmalar, yalnızca cephelerde değil, hayatın her alanında derin yaralar a&ccedil;ar. Bu yıkımın izlerine kliniklerimizde her g&uuml;n tanık oluyoruz: acıyla ve yasla yoğrulmuş ruhlarda, &ccedil;atışma ortamlarında b&uuml;y&uuml;yen &ccedil;ocuklarda ve tanıklarda beliren travma sonrası stres bozukluğunda ve yaygın kaygı bozukluklarında, g&ouml;&ccedil;&uuml;n ve yerinden edilmenin yarattığı k&ouml;ks&uuml;zl&uuml;k duygusunda, kuşaktan kuşağa aktarılan travmalarda. T&uuml;rkiye Psikiyatri Derneği olarak, barışın, &ccedil;atışmanın ge&ccedil;ici olarak durdurulması değil; toplumsal ve bireysel d&uuml;zeyde s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir bir iyi oluş halinin kurulması olduğuna inanıyoruz. Bu, ancak adaletin, hakikatin ve toplumsal hafızanın işlenmesiyle m&uuml;mk&uuml;n olur. &Ccedil;atışmayı susturmak barışın başlangıcıdır ama, mutlaka yaraların iyileşmesi i&ccedil;in toplumun acısını g&ouml;rmesine, adlandırmasına ve ortaklaşa işlemesine alan a&ccedil;ılması gerekir. Ruh sağlığı uzmanları olarak, şiddetin ve savaşın insan ruhu &uuml;zerindeki yıkıcı etkilerine dikkat &ccedil;ekmeyi; barışın yalnızca siyasi bir uzlaşı değil, aynı zamanda toplumsal bir iyileşme ve &ouml;zg&uuml;rleşme s&uuml;reci olarak ele alınması gerektiğini savunuyoruz. 1 Eyl&uuml;l D&uuml;nya Barış G&uuml;n&uuml;'nde, bu topraklarda ve d&uuml;nyanın her yerinde kalıcı, adil ve onurlu bir barışın elbirliğiyle inşa edilmesi dileğiyle.&rdquo;</p>        ]]>
      </content:encoded>
    </item>
        <item>
      <title>İnsan Hakları Derneği’nden 1 Eylül mesajı</title>
      <link>https://ilkses.com.tr/yasam/insan-haklari-dernegi-nden-1-eylul-mesaji-459070</link>
      <description>1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla açıklama yapan İHD, Türkiye’nin çatışma ve şiddet döngüsünden çıkması için Kürt meselesinin demokratik yollarla çözülmesi çağrısında bulundu</description>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 13:19:03 +0300</pubDate>
      <guid isPermaLink="true">https://ilkses.com.tr/yasam/insan-haklari-dernegi-nden-1-eylul-mesaji-459070</guid>
      <content:encoded>
        <![CDATA[
        <p class="MsoNormal">İnsan Hakları Derneği (İHD), 1 Eyl&uuml;l D&uuml;nya Barış G&uuml;n&uuml; dolayısıyla yaptığı a&ccedil;ıklamada, d&uuml;nyanın farklı b&ouml;lgelerinde savaş, işgal, zorunlu g&ouml;&ccedil;, ayrımcılık ve ağır insan hakları ihlallerinin devam ettiğine dikkat &ccedil;ekti. Gazze, İran, Suriye ve Ukrayna başta olmak &uuml;zere &ccedil;atışma b&ouml;lgelerinde yaşananların savaşların insanlık a&ccedil;ısından ağır sonu&ccedil;larını bir kez daha ortaya koyduğunu belirten İHD, kalıcı barışın yalnızca silahların susmasıyla sağlanamayacağını vurguladı.</p>
<p class="MsoNormal">Barışın; yaşam hakkının g&uuml;vence altında olduğu, &ouml;zg&uuml;rl&uuml;klerin korunduğu, eşit yurttaşlığın hayata ge&ccedil;irildiği, farklı kimlik ve inan&ccedil;ların &ouml;zg&uuml;rce ifade edilebildiği, hukukun &uuml;st&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n egemen olduğu demokratik bir toplumsal d&uuml;zenle m&uuml;mk&uuml;n olabileceğini belirten İHD, &ldquo;Barış bir insan hakkıdır&rdquo; mesajı verdi.</p>
<h2 class="MsoNormal">YAŞASIN BARIŞ</h2>
<p class="MsoNormal">Siyasi akt&ouml;rlere &ccedil;ağrıda bulunan dernek, &ldquo;Barış s&uuml;recini se&ccedil;im hesaplarının, g&uuml;nl&uuml;k siyasi tartışmaların ve g&uuml;venlik&ccedil;i reflekslerin dışında tutun. Barışın hukukunu t&uuml;m toplumla birlikte kurun. Silahsızlanma s&uuml;recini demokratikleşme ve insan hakları reformlarıyla tamamlayın. K&uuml;rt meselesinin &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml;n&uuml; demokratik siyasetin ve eşit yurttaşlığın g&uuml;&ccedil;lendirilmesi temelinde ele alın. Toplumun b&uuml;t&uuml;n kesimlerinin s&uuml;rece katılımını sağlayın. Ge&ccedil;mişin acılarıyla y&uuml;zleşmekten ve hakikatle buluşmaktan ka&ccedil;ınmayın. İnsan Hakları Derneği olarak, T&uuml;rkiye'nin &ccedil;atışma ve şiddet d&ouml;ng&uuml;s&uuml;nden &ccedil;ıkarak demokratik ve barış&ccedil;ıl bir geleceğe y&ouml;nelmesinin m&uuml;mk&uuml;n olduğuna inanıyoruz. Bunun i&ccedil;in atılacak her demokratik adımı desteklemeye, s&uuml;recin eksiklerini ve insan hakları ihlallerini izlemeye, barış hakkını savunmaya devam edeceğiz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; biliyoruz ki: Barış ertelenemez bir insan hakkıdır. Kalıcı barışın yolu demokrasiden, adaletten, eşitlikten ve &ouml;zg&uuml;rl&uuml;kten ge&ccedil;er. Bu 1 Eyl&uuml;l'de &ccedil;ağrımızı bir kez daha yineliyoruz: Savaşsız, s&ouml;m&uuml;r&uuml;s&uuml;z, ayrımcılığın olmadığı; herkesin eşit, &ouml;zg&uuml;r ve onurlu bir yaşam s&uuml;rd&uuml;ğ&uuml; demokratik bir T&uuml;rkiye i&ccedil;in barış ve demokratikleşmede ısrar ediyoruz. Yaşasın barış! 1 Eyl&uuml;l D&uuml;nya Barış G&uuml;n&uuml; kutlu olsun&rdquo; mesajı verdi.</p>        ]]>
      </content:encoded>
    </item>
        <item>
      <title>Eğitim-Sen’den Bartın Adliyesi önündeki saldırıya tepki: Sessiz kalmayacağız</title>
      <link>https://ilkses.com.tr/yasam/egitim-sen-den-bartin-adliyesi-onundeki-saldiriya-tepki-sessiz-kalmayacagiz-459067</link>
      <description>Amasra’da 13 yaşındaki çocuğun maruz bırakıldığı sistematik cinsel istismar davasını takip eden Bartın Kadın Platformu üyelerine yönelik saldırı girişimine tepki gösteren Eğitim-Sen, çocukları ve kadınları koruyacak mekanizmaların işletilmesini istedi</description>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 12:43:44 +0300</pubDate>
      <guid isPermaLink="true">https://ilkses.com.tr/yasam/egitim-sen-den-bartin-adliyesi-onundeki-saldiriya-tepki-sessiz-kalmayacagiz-459067</guid>
      <content:encoded>
        <![CDATA[
        <p class="MsoNormal">Eğitim ve Bilim Emek&ccedil;ileri Sendikası (Eğitim-Sen), Amasra&rsquo;da 13 yaşındaki bir &ccedil;ocuğun maruz bırakıldığı sistematik cinsel istismar davasında adalet ve etkin koruma talep eden Bartın Kadın Platformu &uuml;yelerine y&ouml;nelik saldırı girişimine tepki g&ouml;sterdi. Bartın Adliyesi &ouml;n&uuml;nde bug&uuml;n ger&ccedil;ekleştiği belirtilen saldırı girişimini kınayan Eğitim-Sen, yaşananların m&uuml;nferit bir olay olmadığını, kamusal denetimsizlik ve koruyucu-&ouml;nleyici politikaların işletilmemesinin sonucu olduğunu vurguladı.</p>
<p class="MsoNormal">Sendika tarafından yapılan yazılı a&ccedil;ıklamada, &ccedil;ocuk istismarı ve ihmaller karşısında adalet talep eden kadınların hedef alınmasının kabul edilemez olduğu belirtildi. A&ccedil;ıklamada, ortaya &ccedil;ıkan tablonun yalnızca tekil olaylar &uuml;zerinden değerlendirilemeyeceği ifade edilerek, &ccedil;ocukları korumakla y&uuml;k&uuml;ml&uuml; kurumların sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiği kaydedildi.</p>
<h2 class="MsoNormal">KURUMLAR ASLİ SORUMLULUKLARINI YERİNE GETİRSİN</h2>
<p class="MsoNormal">Eğitim-Sen, başta Milli Eğitim Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olmak &uuml;zere kolluk birimleri ve diğer yetkili kurumlara &ccedil;ağrıda bulundu. Sendika, &ccedil;ocukların her t&uuml;rl&uuml; şiddet ve istismardan korunması i&ccedil;in g&uuml;venli mekanizmaların derhal işletilmesini istedi. A&ccedil;ıklamada, &ccedil;ocukların korunmasının yalnızca olaylar yaşandıktan sonra adli s&uuml;re&ccedil;lerin y&uuml;r&uuml;t&uuml;lmesiyle sınırlı olmadığına dikkat &ccedil;ekilerek, istismarı &ouml;nleyici ve &ccedil;ocukları koruyucu politikaların etkin bi&ccedil;imde uygulanması gerektiği vurgulandı.</p>
<h3 class="MsoNormal">FAİLLERİ CESARETLENDİREN ZİHNİYETE TESLİM OLMAYACAĞIZ</h3>
<p class="MsoNormal">Eğitim-Sen, ihmallerin &uuml;zerinin &ouml;rt&uuml;lmesine ve istismarı meşrulaştıran yaklaşımlara karşı m&uuml;cadele edeceklerini belirtti. Adalet talep eden kadınların hedef alınmasını da eleştiren sendika, Bartın Adliyesi &ouml;n&uuml;nde y&uuml;kselen itirazın yanında olduklarını ifade etti. Sendika a&ccedil;ıklamasında, &ldquo;&Ccedil;ocuklar susar, biz susmayacağız&rdquo; mesajı verilirken, &ccedil;ocukların ve kadınların yaşam hakkını, g&uuml;venliğini ve geleceğini savunmaktan vazge&ccedil;ilmeyeceği belirtildi.</p>
<p class="MsoNormal">Eğitim-Sen, Amasra&rsquo;daki davanın ve yaşanan s&uuml;recin sonuna kadar takip&ccedil;isi olacaklarını a&ccedil;ıkladı.</p>        ]]>
      </content:encoded>
    </item>
        <item>
      <title>16 yaşındaki çocuğun doğumu sonrası tepki: Çocuğun maruz bırakıldığı istismar araştırıldı mı?</title>
      <link>https://ilkses.com.tr/yasam/16-yasindaki-cocugun-dogumu-sonrasi-tepki-cocugun-maruz-birakildigi-istismar-arastirildi-mi-459065</link>
      <description>Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, hastane tuvaletinde tek başına doğum yapan 16 yaşındaki H.E.Y.’nin tutuklanmasına tepki göstererek, çocuğun maruz kaldığı olası istismarın ve ihmaller zincirinin araştırılmasını istedi</description>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 12:34:05 +0300</pubDate>
      <guid isPermaLink="true">https://ilkses.com.tr/yasam/16-yasindaki-cocugun-dogumu-sonrasi-tepki-cocugun-maruz-birakildigi-istismar-arastirildi-mi-459065</guid>
      <content:encoded>
        <![CDATA[
        <p class="MsoNormal">Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, 16 yaşındaki H.E.Y.&rsquo;nin hastane tuvaletinde tek başına doğum yapmasının ardından tutuklanmasına tepki g&ouml;sterdi. &Ccedil;ocuk yaşta gebeliğin s&ouml;z konusu olduğuna dikkat &ccedil;eken Platform, bebeğin biyolojik babasının kim olduğunun ve yaşının, &ccedil;ocuğun istismara maruz bırakılıp bırakılmadığının ve gebeliğin neden doğuma kadar fark edilmediğinin ortaya &ccedil;ıkarılması &ccedil;ağrısında bulundu.</p>
<p class="MsoNormal">Platformun sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, H.E.Y.&rsquo;nin hen&uuml;z 16 yaşında olduğu ve bu nedenle olayın &ouml;ncelikle bir &ccedil;ocuk koruma meselesi olarak ele alınması gerektiği vurgulandı. A&ccedil;ıklamada, &ldquo;Devletin ilk yaptığı ise onu tutuklamak oluyor&rdquo; denilerek, &ccedil;ocuğun yalnızca &lsquo;fail&rsquo; olarak değerlendirilmesinin olası istismarı ve yetişkinlerin sorumluluğunu g&ouml;r&uuml;nmez kılacağı ifade edildi.</p>
<h2 class="MsoNormal">ETKİN BİR SORUŞTURMA Y&Uuml;R&Uuml;T&Uuml;LMELİ</h2>
<p class="MsoNormal">Platformun yazılı a&ccedil;ıklamasında yer alan ifadeler ş&ouml;yle: &ldquo;16 yaşındaki bir &ccedil;ocuk hastane tuvaletinde tek başına doğum yapıyor; devletin ilk yaptığı ise onu tutuklamak oluyor. H.E.Y. hen&uuml;z 16 yaşında ve &ccedil;ocuk yaşta bir gebelik s&ouml;z konusu. Bebeğin biyolojik babası kim ve ka&ccedil; yaşında? &Ccedil;ocuğun maruz bırakıldığı istismar araştırıldı mı? Gebelik neden doğuma kadar fark edilmedi? &Ccedil;ocuğu korumakla y&uuml;k&uuml;ml&uuml; yetişkinler ve kurumlar neredeydi? Bunların hi&ccedil;biri a&ccedil;ığa &ccedil;ıkarılmadan 16 yaşındaki &ccedil;ocuğu yalnızca &lsquo;fail&rsquo; olarak g&ouml;rmek, maruz bırakıldığı istismarı ve yetişkinlerin sorumluluğunu g&ouml;r&uuml;nmez kılar. Yeni doğan bebeğin yaşam hakkı da H.E.Y.&rsquo;nin &ccedil;ocuk olduğu ger&ccedil;eği de g&ouml;rmezden gelinemez. &Ccedil;ocuk istismarının ve ihmaller zincirinin t&uuml;m boyutları a&ccedil;ığa &ccedil;ıkarılmalı, sorumluluğu bulunan herkes hakkında etkin bir soruşturma y&uuml;r&uuml;t&uuml;lmelidir.&rdquo;</p>        ]]>
      </content:encoded>
    </item>
        <item>
      <title>Mert Doğan Aydın için imza kampanyası: Trafik suçlarında cezalar artırılsın</title>
      <link>https://ilkses.com.tr/yasam/mert-dogan-aydin-icin-imza-kampanyasi-trafik-suclarinda-cezalar-artirilsin-459063</link>
      <description>Lösemiyi yenerek hayata tutunan 23 yaşındaki ODTÜ öğrencisi Mert Doğan Aydın’ın trafik kazasında yaşamını yitirmesinin ardından, trafik cinayetlerinde cezaların artırılması talebiyle Change.org’da imza kampanyası başlatıldı</description>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 12:32:01 +0300</pubDate>
      <guid isPermaLink="true">https://ilkses.com.tr/yasam/mert-dogan-aydin-icin-imza-kampanyasi-trafik-suclarinda-cezalar-artirilsin-459063</guid>
      <content:encoded>
        <![CDATA[
        <p class="MsoNormal">Ankara&rsquo;nın &Ccedil;ankaya il&ccedil;esinde yolun karşısına ge&ccedil;erken otomobilin &ccedil;arptığı 23 yaşındaki ODT&Uuml; &ouml;ğrencisi Mert Doğan Aydın, kaldırıldığı hastanede doktorların t&uuml;m m&uuml;dahalesine rağmen hayatını kaybetti. Aydın&rsquo;ın &ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml;n ardından trafik cinayetlerinde yakınlarını kaybeden aileler, trafik su&ccedil;larında cezaların artırılması ve caydırıcı yaptırımlar uygulanması talebiyle Change.org &uuml;zerinden imza kampanyası başlattı.</p>
<p class="MsoNormal">Kazada Aydın&rsquo;a &ccedil;arpan s&uuml;r&uuml;c&uuml;n&uuml;n olayın ardından ka&ccedil;tığı, &ccedil;evredeki esnaf ve kuryelerin aracı takip ederek durdurduğu ve s&uuml;r&uuml;c&uuml;n&uuml;n polis ekiplerince yakalandığı belirtildi. İsmi a&ccedil;ıklanmayan 25 yaşındaki s&uuml;r&uuml;c&uuml;n&uuml;n daha &ouml;nce alkoll&uuml; ara&ccedil; kullanması nedeniyle ehliyetine el konulduğu, kaza sırasında da alkoll&uuml; olduğu iddia edildi.</p>
<h2 class="MsoNormal">KA&Ccedil;AN S&Uuml;R&Uuml;C&Uuml; TAKİP SONUCU YAKALANDI</h2>
<p class="MsoNormal">Kazanın ardından olay yerinden ka&ccedil;an s&uuml;r&uuml;c&uuml;n&uuml;n aracı, &ccedil;evredeki esnaf ve kuryeler tarafından takip edildi. Takip sonucunda durdurulan s&uuml;r&uuml;c&uuml;, polis ekiplerince g&ouml;zaltına alındı. İsmi a&ccedil;ıklanmayan 25 yaşındaki s&uuml;r&uuml;c&uuml;n&uuml;n daha &ouml;nce alkoll&uuml; ara&ccedil; kullanması nedeniyle ehliyetine el konulduğu, kaza sırasında da alkoll&uuml; olduğu iddia edildi. S&uuml;r&uuml;c&uuml; hakkında adli s&uuml;recin başlatıldığı belirtildi. Mert Doğan Aydın&rsquo;ın yaşamını yitirmesinin ardından trafik cinayetlerinde yakınlarını kaybeden aileler tarafından trafik su&ccedil;larında caydırıcı cezaların uygulanması talebiyle Change.org&rsquo;da imza kampanyası başlatıldı. Kampanyada, alkoll&uuml; ara&ccedil; kullanma, ehliyetsiz ya da ehliyeti geri alınmış şekilde trafiğe &ccedil;ıkma ve trafik kurallarını ihlal etme gibi eylemlerin ağır sonu&ccedil;lar doğurduğuna dikkat &ccedil;ekilerek, trafik su&ccedil;larında cezaların artırılması ve caydırıcılığın sağlanması &ccedil;ağrısı yapıldı. Kampanyayı başlatanlar, trafik kazalarının yalnızca &lsquo;kaza&rsquo; olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, trafik g&uuml;venliğinin sağlanması ve yeni can kayıplarının &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;ilmesi i&ccedil;in hukuki d&uuml;zenlemelerin g&uuml;&ccedil;lendirilmesini talep ediyor.</p>
<p class="MsoNormal">Kampanyada, &ldquo;Trafik cinayetlerinde yaşamını yitiren kurbanların aileleri olarak sesimizi duyurmak ve trafik su&ccedil;larında cezaların artırılmasını sağlamak istiyoruz. Destek olun, imzalayın ve paylaşın&rdquo; &ccedil;ağrısı yapıldı.</p>        ]]>
      </content:encoded>
    </item>
      </channel>
</rss>
