ASAYIŞ

Antalya’daki 108 sanıklı usulsüzlük davasında ilk duruşma tamamlandı

Antalya'da esnaf kooperatifi ve semt pazarcılar odasında yapıldığı iddia edilen usulsüzlüklere ilişkin 108 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. Mahkeme, tutuklu 6 sanığın tahliye talebini reddetti.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, S.S. Muratpaşa Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi ile Antalya Semt Pazarcılar Odası'nda usulsüz işlemler yapıldığı iddiaları üzerine "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık", "resmi belgede sahtecilik" ve "görevi kötüye kullanma" suçlamalarıyla kapsamlı bir soruşturma başlattı. İddianamede yer alan bilgilere göre, esnaf kredisi kullanma şartlarını taşımayan kişilerin, Korkuteli ilçesinde geriye dönük vergi kaydı oluşturularak pazarcılar odasına üye yapıldığı ve bu yöntemle devlet destekli kredilerden yararlandırıldığı öne sürüldü.

Soruşturma dosyasında ayrıca, kredi başvurularında ipotek gösterebilmek amacıyla usule aykırı araç devirlerinin gerçekleştirildiği, bu sayede yüksek tutarlı kredilerin kullandırıldığı iddia edildi. Kredilerin verilmesi karşılığında şüphelilerin yüzde0 oranında komisyon aldığı yönündeki iddialar da dosyada yer aldı. Hazırlanan iddianamede toplam08 kişi hakkında dava açılırken, dosya Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

İLK DURUŞMA GÖRÜLDÜ

Soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Aydın A., Hüseyin S., Hasibe Ç., eski Antalya Semt Pazarcılar Odası Başkanı Metin Bucak, Hanım Yıldız K. ve Turgut Bucak ilk kez Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı. Duruşmada Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliği, S.S. Muratpaşa Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi ile Türkiye Halk Bankası da müşteki sıfatıyla davaya katıldı.

Suçlamaların tümünü reddeden Metin Bucak, “2020-2021 yıllarında Covid nedeniyle sürekli tedavi görüyordum, E.S.A. bana yardımcı oluyordu. Benim ve abimin ismini kullanarak nüfus ticareti yapmış. Evrakta sahtecilik yapmadım, hiçbir yönlendirmede bulunmadım. Bizim nüfusumuzu kullanarak insanlardan para talep edilmiş. Toplamda hesaplarına 2,5 milyon lira para geçmiş, benim hesabıma aktardığı para ise06 bin TL'dir. Beraber hareket ediyor olsaydık benim hesabıma 2 milyon TL, onun hesabına 500 bin TL geçmesi gerekirdi. Görevi kötüye kullanma gibi bir durumum olamaz, ben oranın personeliydim. Rüşvet almadım" dedi.

'HAPİSTE YATMAYA RAZIYIM'

Kronik hastalıkları nedeniyle tahliyesini talep eden Turgut Bucak ise “Kooperatif olarak esnafa verilen krediye kefil oluyoruz. Halkbank inceliyor, şartlar uygunsa biz de kefil oluyoruz. Benim yüzde0 rüşvet aldığım iddia ediliyor. Böyle bir durum söz konusu olsaydı bana düşen komisyonun milyonlarca lira olması gerekirdi. Banka hesaplarımdaki para ortadadır. Bugüne kadar 7 bin üyeye kefil oldum. Bu üyelerden biri çıkıp 'Başkana kredi çekmek için rüşvet verdim' derse ben hapiste yatmaya razıyım. Suçlamaları kabul etmiyorum. Kronik hastalıklarım var, tahliyemi talep ediyorum" diye konuştu.

'KREDİYİ ÇEKEN VE ÖDEYEN ANNEMDİR'

Annesinin çektiği krediye sadece kefil olarak imza attığını söyleyen Hasibe Ç. “Bankadan tahsil ettiğim, adıma tahsis edilmiş hiçbir kredi yoktur. Annem adına kredi vardır. Esnaf odası memura kredi veriyor mu ki hakkımda bu iddianame hazırlanmıştır? Atılı suçun dayanağı yokken hakkımda sevk maddesi hazırlandığını görüyoruz. Krediyi çeken ve ödeyen annemdir. Kefillerin bilgisine başvurulması gerekirken ben evimde gözaltına alındım, eski eşimin ifadesine başvurulmadı. Şahsımla ilgili Korkuteli Mal Müdürlüğü'ne gidilerek hakkımda yalan beyanda bulunulduğu belirtilmiş ancak ben bahsedilen müdürlüğe hiç gitmedim. Adliyede sanıklar için dosyanın kapatılması karşılığında herhangi bir maddi talepte bulunmadım. Tutuksuz yargılanmak istiyorum" açıklamasında bulundu.

'HİÇ KİMSEYE RÜŞVET VERMEDİM'

Duruşmada ilk savunmasını yapan tutuklu sanık Hüseyin S., “Hiç kimseye rüşvet vermedim, 'Benim işimi yapın' demedim. Hasibe ile aramızda daha önce gönül ilişkisi vardı. Yazışmanın içeriği yanlış anlaşılmış, kendisine kızgın olduğum için o şekilde mesaj attım. Hasibe'ye aracı ben aldım, daha sonra sattık ve parasını aldım. Suçsuzum, tahliyemi talep ediyorum. 5 aydır tutukluyum. Bakıma muhtaç çocuklarım var, ticari faaliyetlerim de aksamaktadır" ifadelerini kullandı.

Mahkeme heyeti, savunmaların ardından sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.