Güngören’de7 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın bıçaklanarak yaşamını yitirdiği olaya ilişkin davada mahkeme kararını açıkladı. Mahkeme heyeti,4 yaşındaki sanık E.Ç.’yi “çocuğa karşı kasten öldürme”, “6136 sayılı Kanun’a muhalefet” ve “zincirleme şekilde silahla tehdit” suçlarından toplam8 yıl0 ay5 gün hapis cezasına mahkum etti.
Kararın ardından Atlas Çağlayan’ın annesi Gülhan Ünlü, oğlunun mezarı başında açıklamalarda bulundu. Ünlü, burada yaptığı değerlendirmede dava sürecine ilişkin görüşlerini paylaştı.
'MAĞDUR TARAF KORUNMADI'
Karara İstinaf Mahkemesi'nde itiraz edeceklerini belirten Gülhan Ünlü, "18 yıllık cezanın bizde hiçbir şekilde kabulü yoktur. Bu cezaya zaten istinaf mahkemesinde itiraz edeceğiz. Hakim hanım bugün karar açıklaması yapmadan önce şöyle bir söylemi oldu her iki taraf için de hakkaniyetli bir karar verileceğini söylemişti. Ama maalesef ki bu hakkaniyetli karar Atlas tarafından olmadı. Mağdur taraf korunmadı. Ve ailecek bize verilmiş bir ceza oldu. Biz8 yıl cezanın yatarının8 yıl olmadığını, 21 yılın da 21 yıl olmadığını her defasında zaten anlattık.8 yıllık cezanın yatarı çocuk diye adlandırıldığı için üçte bire düşüyor. Geri kalan2 yılında günü 2 güne sayılarak yatarı oluyor. Bunun da 4 yılı kapalı cezaevinde, geri kalan 2 yılı da açıkta oluyor. Bu bizi cezalandırmak oluyor. Katile ödül gibi bir ceza açıkçası" diye konuştu.
'BİZİ TEHDİT ETMEYE KALKIYORLAR'
Mesaj yoluyla tehdit edildiğini açıklayan Ünlü, "Duruşmadan sonra tehditler tekrar gelmeye başladı. Bu kadar acımızın içerisinde bir de bize tehdit etmeye kalkıyorlar. Mahkeme öncesinde de arama olarak geliyordu. Şimdi de mesaj yoluyla gelmeye başladı. Savcılık bununla ilgili şu anda soruşturma yürütmeye başladı. Yani eninde sonunda yakalanıyorlar. Çok fazla tehdit aldık zaten biz bu 8 ay içerisinde. Tehdit edenlerin çoğu da cezalandırıldı zaten. Bir tanesinde yağma davamız vardı. Onda 6 yıl civarında bir 6-7 yıl civarında tam hatırlamıyorum şu anda ama bir cezaya çarptırıldı. Hangi cesaretle de bunu yapıyorlar ben anlamıyorum. İşte bu cezasızlık algısından kaynaklanıyor. Bu tehdit edenler de kendilerinin çete üyesi olduğunu söylüyorlar. Yani bu kadar acımızın içerisinde, bu üzüntümüzün içerisinde bir de bu insanların bizi tehdit etmeleriyle uğraşıyoruz. Savcılık bununla ilgileniyor zaten şu anda" dedi.