ASAYIŞ

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında duruşma ertelendi

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütü davasının duruşmasına Silivri’de devam edildi. Savunmaların ardından duruşma yarına ertelendi.

“Aziz İhsan Aktaş suç örgütü” davasında, aralarında 3 belediye başkanının da bulunduğu 7 tutuklu sanık ile 200 tutuksuz sanığın yargılaması sürüyor. Duruşmanın, İstanbul. Ağır Ceza Mahkemesi’nin fiziki kapasitesinin yetersiz kalması nedeniyle Silivri’de Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısında yer alan yeni duruşma salonunda gerçekleştirileceği bildirildi. Bugünkü oturumda sanıkların, esasa ilişkin savcılık mütalaasına karşı savunmalarını sundukları öğrenildi.

İLK DURUŞMA 27 OCAK’TA YAPILDI

Aziz İhsan Aktaş’ın belediye başkanları ve çeşitli yöneticilere rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında açılan davanın ilk duruşması 27 Ocak 2026’da görülmüştü. Dosya kapsamında Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara’nın da aralarında olduğu 7 kişi tutuklu olarak yargılanıyor.

ÖNCEKİ CELSELERDE 26 SANIK SERBEST BIRAKILDI

Önceki duruşmalarda; Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, çeşitli belediye ve iştirak yöneticileri ile kamu görevlilerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda sanık hakkında tahliye kararı verildi. Mahkeme heyeti, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ile birlikte bazı belediye personeli ve şirket yöneticilerinin de yer aldığı isimlerin tahliyesine hükmetmişti.

‘KİMSEYE TALİMAT VERMEDİM’

Esenyurt Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Tutuksuz sanık Mustafa Yolcu, "Serbest bırakıldıktan sonra kanser hastası olduğumu öğrendim. Silivri’de koğuşlarda ve koridorlarda yattım. Savcının hazırlamış olduğu mütalaaya katılmıyorum. Ben sadece eylem 31’den yargılandım. Eylem 31’in vuku bulduğu tarihte emeklilik işlemleri için uğraşıyordum. Kimseye gayrimeşru bir talimat vermedim. Gayrimeşru bir talimat almadım. Gördüğüm evraklar sadece devletin yasal evraklarıdır. Özel belge ve evrak görmedim. Öyle işlerin içinde değildim. Namuslu, düzgün, bu ülkenin ahlaklı bir vatandaşıyım" diye konuştu.

‘SUÇLAMALARI KABUL ETMİYORUM’

Mütalaada hakkında 2 yıla kadar hapis cezası istenen görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, "Daha önce vermiş olduğum ifadelerimi ve savunmalarımı tekrar ediyorum. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum. Mahkemenizin adil bir karar vereceğine inanıyorum. Üzerime atılı suçlamalardan beraatime karar verilmesini ve hakkımdaki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını talep ediyorum" açıklamasında bulundu.

‘DAİRENİN FİYATI YÜKSEKSE CEZA ALMAYI KABUL EDİYORUM’

Mütalaada hakkında2 yıla kadar hapis cezası istenen tutuksuz sanık Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ise, "Mahkemedeki beyanlarımı tekrar ederim. Konu, babamın yaptığı daireyi yüksek fiyata satmasıdır. Bilirkişi raporu talep ediyorum. Eğer dairenin fiyatı yüksekse ceza almayı, eğer daire uygun bedelle satılmışsa beraatimi talep ediyorum. Savcılık makamının esasa ilişkin mütalaasını kabul etmiyorum" dedi.

‘BİR SUÇA BULAŞMADIM’

Tutuksuz sanık İSFALT A.Ş Genel Müdürü Burak Korzay, “Savcılığın mütalaasına itiraz ediyorum. Ben herhangi bir suça bulaşmadım, suça eğilim göstermedim, itiraz ediyorum. Avukatım detaylı savunmayı yapacaktır" dedi.

'BU SUÇLAMA DEPREMDEN ÇIKAN ADIYAMAN HALKINA YÖNELTİLMİŞTİR'

Göreve iade edilen tutuksuz sanık Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, mütalaaya karşı savunmasında, "Bu dosyadan savcılık aşamasında takipsizlik bekliyordum ama ne olduysa bir mütalaaya dönüştü ve bugün huzurunuzdayız. Ceyhan Kayhan ile olan ilişkimizi de söylemek istiyorum. Ben milletvekiliydim. 31 Mart seçimlerinde adaylık süreci başlayınca benim Meclis’teki odam İzmir milletvekilinin hemen yanıydı. Odama gidip geldiğimde İzmir’den gelenler de vardı. Ceyhan Kayhan ile orada tanıştık. Aday adayıydı, aday olmak istediğini söyledi. O süreçte bir merhabamız oldu. Deprem şehrinde özellikle halka hizmet etmek için milletvekilliğini bıraktım ve gittim, halkın büyük bir desteğiyle belediye başkanı seçildim. Ben hukukçuyum, belediyecilikten çok anlamıyorum. Darmadağın bir şehir, binası yıkılmış bir belediye, omuzlarımızda büyük bir yük vardı. O süreç içerisinde Ceyhan Bey hayırlı olsun için aramıştı ve görüşmemizde çalışabileceğini söyledi. İzmir’den birkaç arkadaşa sordum. ‘Tecrübesi var. Karabağlar’da, büyükşehirde çalışmış’ dediler. Ben Ceyhan Bey’i8 Nisan’da görevlendirmişim. Daha bir aylık bürokrat. Ben Ceyhan Bey’i daha tanımıyorum ki Ceyhan Bey üzerinden menfaat ilişkisine gireyim. İddia makamı hangi vicdanla, hangi hukuki gerekçeyle böyle bir yoruma gitmiş, onu da anlamadım. Ben Ceyhan Bey’i sadece bir bürokrat olarak ve geçmiş deneyiminden dolayı Adıyaman’da görevlendirdim. Bu suçlama depremden çıkan Adıyaman halkına yöneltilmiştir" dedi.

‘SOMUT BİR DELİL BULUNMAMAKTADIR’

Tutdere, "Haberleşme içerikli mesajların delil olarak sunulduğunu görüyorum. Mesajlarda Ceyhan Bey’e bağlı bir ödeme gelip gelmediği sorulmaktadır. Savcının bunu rüşvetle ilişkilendirmesini ve ‘bir iş karşılığında verilen para’ şeklinde nitelendirmesini en hafif tabirle zorlama bir yorum olarak değerlendiriyorum. Kesinlikle böyle bir durum yoktur. Bu iki mesajdan da haberim yoktur. Yine iddia makamı, örgüt yöneticileriyle belediye yetkilileri arasında rüşvet anlaşması olduğunu ileri sürüyor. Ancak dosyadaki ifadeler bunun tam tersini göstermektedir. Savaş Çetinkaya ifadesinde, ‘Ben başkanla yüz yüze görüşmedim’ demiştir. Kendisine sorulduğunda da aynı beyanı tekrar etmiştir. Ayrıca, ‘Başkan benden herhangi bir maddi talepte bulunmadı’ demiştir. Hem Savaş Çetinkaya’nın hem de Ceyhan Kayhan’ın ifadeleri dosyada açıkça bulunmaktadır. Her iki isim de aralarında başkanın bulunduğu herhangi bir görüşmenin gerçekleşmediğini söylemektedir. HTS kayıtları ve teknik inceleme raporları da bu yöndedir. Buna rağmen iddia makamının ‘görüştüler ve anlaştılar’ şeklindeki değerlendirmesi dosyadaki delillerle örtüşmemektedir. Ceza yargılamasında yorum ve kıyas yapılamaz. İddiaların maddi ve somut delillere dayanması gerekir. Bu konuda somut bir delil bulunmamaktadır. Benim ne Savaş Çetinkaya ile yüz yüze ne de telefonla herhangi bir görüşmem olmamıştır. Ceyhan Kayhan da kendi ifadesinde, ‘Başkanımın haberi yoktur’ demiştir. Gerçekten de haberim yoktur" dedi.

DURUŞMA ERTELENDİ

Duruşma, sanık savunmalarının alınması ile yarın saat0.00'da görülmeye devam edecek.