ASAYIŞ

Gürültü yüzünden 2’si çocuk 5 kişiyi öldürmüştü: Cezai ehliyeti yeniden incelenecek

Ankara'da komşusu Hamdi Turgut ile ailesinden 4 kişiyi pompalı tüfekle öldüren Tahsin Ünsür'e verilen 4'ü ağırlaştırılmış 5 kez müebbet hapis cezası, Yargıtay tarafından bozuldu. Sanığın cezai ehliyetinin sağlık kurulu raporuyla belirlenmesine karar verildi.

Ankara’nın Sincan ilçesinde 22 Kasım 2023 tarihinde yaşanan ve 5 kişinin hayatını kaybettiği silahlı saldırıyla ilgili davada yeni bir gelişme yaşandı.

Mustafa Kemal Mahallesi’nde bulunan Kader Apartmanı’nda meydana gelen olayda, Tahsin Ünsür ile üst kat komşusu arasında çocukların çıkardığı gürültü nedeniyle tartışma yaşandı. Tartışmanın ardından evindeki pompalı tüfeği alan Ünsür, Hamdi Turgut, annesi Behiye Turgut, eşi Sunay Turgut ile çocukları Mustafa ve Ceyda Turgut’a ateş etti.

Saldırıda Hamdi Turgut, 71 yaşındaki annesi Behiye Turgut, eşi Sunay Turgut,3 yaşındaki Mustafa Turgut ve1 yaşındaki Ceyda Turgut yaşamını yitirdi. Ailenin 8 yaşındaki otizmli oğlu E.T. ise olaydan yara almadan kurtuldu.

Olayın ardından tutuklanan Tahsin Ünsür, Ankara Batı 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Mahkeme, sanığa Mustafa ve Ceyda Turgut’a yönelik "çocuğa karşı kasten öldürme" suçlarından iki kez ağırlaştırılmış müebbet, Behiye ve Sunay Turgut’a yönelik "kadına karşı kasten öldürme" suçlarından iki kez ağırlaştırılmış müebbet, Hamdi Turgut’a yönelik "kasten öldürme" suçundan ise müebbet hapis cezası verdi.

Böylece Ünsür hakkında toplamda 4’ü ağırlaştırılmış olmak üzere 5 ayrı müebbet hapis cezası uygulanmış oldu. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’inci Ceza Dairesi de yapılan istinaf başvurularını reddederek yerel mahkeme kararını onamıştı.

YARGITAY'DAN EKSİK İNCELEME GEREKÇESİ

Dosyanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay’inci Ceza Dairesi ise kararla ilgili farklı bir değerlendirmede bulundu. Daire, sanığın yargılama sürecinde olay sırasında cinnet geçirdiğini öne sürdüğünü, apartman yöneticisinin de Ünsür’ün daha önce kendisine "deli raporum var" dediği yönünde ifade verdiğini hatırlattı.

Yargıtay, bu iddialar üzerine sanığın olay tarihinde Türk Ceza Kanunu’nun 32’nci maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğine dikkat çekti. Sanığın gerçekleştirdiği eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayıp kavrayamadığı ile davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığının uzman raporuyla belirlenmesi gerektiği belirtildi.

Kararda, tam teşekküllü ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinden, üniversitelerin ilgili ana bilim dallarından veya Adli Tıp Kurumu’ndan sağlık kurulu raporu alınmadan karar verilmesinin eksik inceleme olduğu ifade edildi.

Bu gerekçelerle Yargıtay’inci Ceza Dairesi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’inci Ceza Dairesi’nin kararını oy birliğiyle bozdu. Dosya, sanığın akıl sağlığına ilişkin gerekli raporların alınması ve yeniden değerlendirme yapılması için Ankara Batı 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.