Olay, 6 Eylül 2024’te Küçük Sanayi Sitesi’ndeki bir iş yerinde yaşandı. İddiaya göre Mesut Kazancı, iş yerinde çalışanlardan su istedi. Çalışanlar ise suyu dışarıdaki hortumdan içebileceğini söyledi. Bu durum üzerine taraflar arasında başlayan sözlü tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Çalışanlar, Mesut Kazancı’ya sopalarla saldırdı. Kazancı da kendisini savunmak için su hortumuyla karşılık vermeye çalıştı. Ancak aldığı darbelerin etkisiyle bir süre sonra yere düştü. Yerde hareketsiz halde yatan Kazancı’ya iki kişinin sopalarla vurmaya devam ettiği anlar, başka bir çalışan tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.
BEYİN KANAMASI GEÇİRDİ
Ağır yaralanan Mesut Kazancı, aldığı darbeler sonucu beyin kanaması geçirerek kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olayla ilgili görüntülerde Kazancı’ya saldırdığı belirlenen Gül Ahmet Irmalı tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Soruşturmanın tamamlanmasının ardından Gül Ahmet Irmalı ile Erman Nacar (44), Abdullah Harmancı (26), Veysel Deniz (40) ve Yusuf Ünlü (39) hakkında “iştirak halinde kasten öldürme” suçundan müebbet hapis istemiyle Kahramanmaraş 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Ayrıca Nacar’ın kardeşi Hacer Danıştı (36) hakkında da “suç delillerini yok etmek” suçundan 5 yıla kadar hapis talep edildi.
KARAR DURUŞMASI GÖRÜLDÜ
Davanın karar duruşması yapıldı. Duruşmaya Mesut Kazancı’nın eşi Sena Kazancı, babası Ahmet Kazancı ve annesi Gül Kazancı ile taraf avukatları katıldı. Tutuksuz sanıkların yer almadığı duruşmada tutuklu sanık Gül Ahmet Irmalı, bulunduğu cezaevinden SEGBİS aracılığıyla bağlanarak savunma yaptı.
'BİR ANDA KENDİMİ KAVGANIN ORTASINDA BULDUM’
Duruşmada son sözü sorulan Gül Ahmet Irmalı, "Olay yerine araç satmak için gitmiştim, başıma bu kaza geldi. Bu kavgayı dışarıdan izliyordum, bir anda kendimi kavganın ortasında buldum. Maktul dışarı çıktığında almış olduğu darbelerden dolayı sendeliyordu. Beni, kendisini darp edenlerden sandığı için bana vurunca ben de ona vurdum. Benim vurmam dışında birçok darbeye maruz kalmıştı. Burada hangi darbenin sebep olduğu bilinmemektedir. Amacım, kesinlikle öldürmek değildi. Çok pişmanım. Diğer sanıklar da delilleri yok ederek suçun tamamının benim üstümde kalmasını istiyorlar. Diğer sanıklar da aynı suçtan yargılanıyor ama sadece ben tutukluyum. Olayın kurbanıyım" diye konuştu. Kazancı'nın ailesi ise sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti.
TUTUKSUZ SANIKLARA CEZA VERİLDİ
Duruşma sonunda mahkeme heyeti Gül Ahmet Irmalı'yı 'haksız tahrik' altında 'Kasten öldürme' suçundan 18 yıl hapis cezasına çarptırdı ve tutukluluk halinin devamına karar verdi. Tutuksuz sanıklar Erman Nacar, Abdullah Harmancı, Veysel Deniz ve Yusuf Ünlü hakkında 'İştirak halinde kasten yaralama' suçundan 4 ay 15'er gün, Hacer Danıştı ise 'Suç delillerini yok etmek' suçundan 1 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı.
KARARA TEPKİ
Duruşma sonrası Kazancı ailesi, karara tepki gösterdi. Mesut Kazancı'nın eşi Sena Kazancı, yetim kalan çocuğunun fotoğraflara bakarak 'Baba' dediğini belirterek, "Nereden bileceksiniz benim çektiğim acıyı, nereden bileceksiniz? Katillerin hepsini savundunuz. 4 ay ceza ne demek? Ne demek 4 ay ceza?” diye konuştu.
'SENİN KANIN YERDE KALMAZ'
Anne Gül Kazancı ise en başından beri adalete güvendiklerini söyleyerek, "'Adalet' dedik, adalet verdi 4 ay. Mezarına gidecektim. Sabah gittim mezarına, 'Sana hayırlı haberle geleceğim Mesut' dedim. Ciğerim hiç kaygı etme, senin kanın yerde kalmaz inşallah" dedi.
Baba Mesut Kazancı da diğer sanıklara verilen 4 ay cezanın adalet olmadığını söyledi.