Gaziantep'in Karataş Mahallesi’nde Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç'in bıçaklanarak bağırsaklarından yaralandığı ve Gaziantep Şehir Hastanesi'nde ameliyat edildiği olaya ilişkin adli süreç tamamlandı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden eski CHP Oğuzeli İlçe Başkanı Seydi Ahmet Keleş (52). Sulh Ceza Hakimliği tarafından 'kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan, oğlu Hakan Keleş (24) ise ‘suçluya yardım’ ve ‘suç delillerini saklamak’ suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüphelilerden A.Ç., E.D. ve olay yerinde bulunan özel güvenlik görevlisi R.Ç. ise adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. 27 suç kaydı bulunan şüpheli Seydi Ahmet Keleş'in savcılıktaki ifadesinde, saldırının ilçe başkanlığı ataması tartışması yüzünden çıktığını belirterek, "Kendisinin tavırlı konuşmaları, koruması olması ve kendisine ait silah olmasından dolayı bir anlık korku ve panikle evde bulunan meyve bıçağını alıp pantolonumun arka cebine koyarak aşağıya indim" dediği öğrenildi.
“ATAMA DOLAYISIYLA TARTIŞTIM”
27 suç kaydı olduğu belirlenen şüpheli Seydi Ahmet Keleş, savcılık sorgusunda olayın parti içi ilçe başkanlığı ataması sözü yüzünden yaşandığını öne sürdü. Keleş, ifadesinde şu sözleri sarf etti: ''CHP’den Gaziantep Milletvekili Melih Meriç de Yeni Parti’ye katıldı. Vekilimiz benimle Oğuzeli ilçesinde bir çay ocağında yalnız başımıza görüştüğümüzde bana ’Sen seçilmiş bir kişisin, ben geçtim, sen de Yeni Parti’ye gel, bizimle birlikte ilçe başkanı olarak devam et, atamanı ben getirteceğim’ demişti. Ancak bugüne kadar başkanlık atamam yapılmadı. Ben atama beklediğim süreçte alkollü olarak araç kullanmak suçundan ve geçmiş tarihteki farklı bir olaydan dolayı 2 günlüğüne cezaevine girip çıktım. Bu tarihte halen ilçe başkanı belli değildi ve ben atanmamı bekliyordum. Cezaevinden çıktıktan sonra başka birinin atanacağını duydum. Vekilimiz Melih Meriç’i arayarak kendisine bu durumun doğru olup olmadığını sorduğumda, bana ’Ben senin işini yapacağım, merak etme bekle’ dedi ve görüşmemiz sonlandı. Bir gün sonra Yeni Parti’nin Gaziantep İl Başkanını aradım ve Oğuzeli İlçe Başkanlığına yapılan atama dolayısıyla tartıştım.''
“KONUM AT DEDI, ATTIM”
Milletvekili Meriç'in olay günü kendisini arayarak konuma geldiğini anlatan Seydi Ahmet Keleş, yanına neden bıçak aldığını şu şekilde detaylandırdı: ''Melih Meriç vekilimiz beni telefonla aradı ve bana ’benim atadığım il başkanıyla nasıl küfürlü konuşursun, nasıl münakaşaya girersin, yanına geleceğim’ diye küfürlü konuştu. Bu görüşmeden bir gün sonra Oğuzeli ilçesine farklı bir şahıs, Yeni Parti’den ilçe başkanı olarak atandı. Sonrasında görüşmedik. Bu konuşmadan olayın yaşandığı güne kadar Meriç ile görüşmedik. Olay günü4.00 sıralarında evimde alkol aldım. Olay saatinden yaklaşık5-20 dakika önce Melih Meriç aradı ve konum atmamı isteyip küfürlü konuştu. Yaklaşık 5-6 dakika kadar sonra beni aradı ve ’Aşağıya in, sitenin önündeyim’ dedi. Ben de kendisinin tavırlı konuşmaları, koruması olması ve kendisine ait silah olmasından dolayı bir anlık korku ve panikle evde bulunan meyve bıçağı alıp pantolonumun arka cebine koyarak aşağıya indim."
“ÇEVREDEKİLERİN AMBULANS ÇAĞIRMALARINI SÖYLEDİM”
Olay anında yaşanan arbedeyi ve sonrasını savcılıkta anlatan şüpheli Seydi Ahmet Keleş, şu iddialarda bulundu: ''Sitenin girişinde karşılaştık, Melih Meriç, ’Sen benim arkamdan nasıl konuşuyorsun’ diyerek küfretti. Sakinleştirmeye çalıştım ama tehdit ve hakaretler etti. Bu sırada eliyle yumruk yaparak bana vurdu, yumruğu boynuma geldi, ben tam olarak hatırlamamakla birlikte ya yere düştüm ya da geriye doğru tökezledim. Bu sırada ben belimde bulunan meyve bıçağını çıkarttım ve ’Vekilim çık git buradan’ dedim. Kendisi de tökezleyerek yere düştü, bu sırada ayağa kalktım ve elimdeki bıçağı kendisine göstererek korkutmak ve evimin önünden gitmesini sağlamak için etrafta bulunan vatandaşlara seslenerek ’Bakın bu şahıs bana vuruyor, bana küfrediyor, gitmiyor, gelin gönderin’ diye çevredekilerden yardım istedim ancak bu sırada vekil bana küfrederek, üzerime gelmeye ve yine vurmaya devam etti ve tam da bu sırada elini beline attığını fark ettim. Silahının belinde olup olmadığını bilmiyorum, görmedim. Ben de bu sırada elimdeki bıçakla kendimi korumak amaçlı kendisine doğru bıçağı savurdum. Bu sırada ben bıçağın kendisine isabet edip etmediğini dahi anlamadım, birkaç saniye sonra gömleğinde kan lekelerini görünce yaralandığını fark ettim. Bunun üzerine yanından uzaklaşarak ilerledim, kendisi bu sırada ayakta ve üzerime doğru geliyordu. Ben biraz daha ilerleyince orada bulunan kaldırım kenarına oturduğunu gördüm. Ben çevredeki şahıslara ’Allah için şuradan bir ambulans çağırın, vekilimi hastaneye götürün’ dedim ve ben de ikametime doğru yürümeye başladım.''