Vatan Mahallesi'nde 25 Aralık 2023 tarihinde meydana gelen feci olayda, alkol alıp eve gelen Kayhan Barbak ile eşi Zehra Barbak arasında kıskançlık nedeniyle tartışma çıkmıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine mutfaktan aldığı bıçakla eşini üç yerinden bıçaklayan Kayhan Barbak, talihsiz kadının ağır yaralı halde sokağa çıkıp yardım istemesine rağmen büyük damar yaralanmasına bağlı dış kanama sonucu hayatını kaybetmesine neden olmuştu. Olayın ardından suç aletiyle yakalanan ve tutuklanan Barbak hakkında açılan davada karar 9 Haziran'da çıkmıştı.
"HATIRLAMIYORUM" SAVUNMASI HASTANE RAPORUYLA ÇÜRÜDÜ
Yargılama süreci boyunca suçtan kurtulmaya yönelik savunmalar geliştiren sanık Kayhan Barbak, olay anını hatırlamadığını, psikolojik sorunları olduğunu ve kullandığı ilaçlar ile alkolün etkisinde bulunduğunu ileri sürdü. Ancak gerekçeli kararda, İzmir Şehir Hastanesi Sağlık Kurulu tarafından hazırlanan resmi rapora dikkat çekildi. Raporda, sanığın herhangi bir akıl hastalığının bulunmadığı, cezai sorumluluğunu kaldıran ya da azaltan bir halinin mevcut olmadığı kesin olarak ortaya kondu.
HAKSIZ TAHRİK İDDİALARI SOYUT KALDI
Sanık Barbak, eşinin kendisine yönelik ağır hakaretlerde bulunduğunu iddia ederek ceza indirimi alabilmek için haksız tahrik hükümlerinden faydalanmak istedi. Mahkeme heyeti gerekçeli kararında bu iddiaları da boşa çıkardı. Dosyadaki hiçbir delilin sanığın anlatımlarını doğrulamadığını belirten mahkeme, hayatını kaybeden Zehra Barbak'ın eşine yönelik haksız ve ağır bir eyleminin bulunmadığını, sanığın iddialarının tamamen soyut düzeyde kaldığını vurgulayarak haksız tahrik indiriminin uygulanma koşullarının oluşmadığına hükmetti.
ÖLDÜRME KASTINDA TEREDDÜT YOK
Toplanan deliller, adli tıp raporları ve tanık ifadeleri ışığında kararını veren İzmir 22'nci Ağır Ceza Mahkemesi, sanığın eşini önce darbettiğini, ardından hayati bölgelerini hedef alarak peş peşe bıçakladığını, bu doğrultuda eylemi doğrudan "öldürme kastıyla" gerçekleştirdiği hususunda hiçbir tereddüt bulunmadığının altını çizdi. Duruşma salonundaki yapmacık ve mahkemeyi etkilemeye yönelik iyi hal taktiklerine prim vermeyen heyet, sanığın sabıkalı geçmişini de ekleyerek cezayı en üst sınırdan indirimsiz "ağırlaştırılmış müebbet" olarak tescilledi.