Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı Özel Yeteneklilerin Geliştirilmesi Daire Başkanlığı bütçesiyle desteklenen proje, 2 yıl önce karbon fiber gövde tasarımı ve 3 boyutlu yazıcılardan parça üretimiyle başladı. Tarım fuarlarındaki teknolojilerden esinlenen ekip, sıvı entegrasyon sistemine sahip, tamamen çiftçilerin kullanımına hazır bir zirai ilaçlama dronu ortaya çıkarmayı başardı.
ULUSOY: KADERİMİ BU DRON İLE BİRLEŞTİRDİM
Projenin koordinatörlüğünü üstlenen sınıf öğretmeni Ali Ulusoy, elektronik hatlar ve dron tasarımlarıyla hobi olarak ilgilenirken kurum idaresince bu projede görevlendirildiğini belirtti. Deneme uçuşlarında defalarca başarısız olmalarına rağmen pes etmediklerini vurgulayan Ulusoy, projeye neden "Şubat" adını verdiklerini şu duygusal sözlerle anlattı:
"6 Şubat 2023 depremleri sırasında Hatay'da görev yapıyordum. Depremden sonra tayin isteyip İzmir'e geldim. Yaşanan felaket bana çok kötü anılar bırakmış olsa da, buradaki yeni hayatımda kaderimi bu dron ve öğrencilerimle birleştirdi. Bu yüzden adını 'Şubat' koyduk. Motor ve kumanda gibi üretemediğimiz bileşenleri satın aldık ancak kablolaması, elektrik aksamı, su sistemi ve karbon fiber gövde tasarımı gibi her şeyi tamamen biz yaptık. Şu an bu dronu bir çiftçimize verdiğimizde tarlasını rahatlıkla ilaçlayabilecek seviyededir."
FARKLI DİLDE KONUŞAN PARÇALAR ORTAK DİLDE BULUŞTU
Projede görev alan genç mucitler, 8 ayı yoğun montaj ve yazılımla geçen süreçte pes etmeden çalışmanın önemini kavradıklarını dile getiren Ulusoy, “Yoğun montaj sürecinde grup çalışmasının önemini ve istikrarlı olmayı öğrendik. Cihazın kapağı dahil birçok noktasında kendi yaptığımız 3 boyutlu yazıcı tasarımlarından faydalandık. Drondaki her parça farklı voltajlarda çalışıyor ve adeta farklı dillerde konuşuyordu. Yazılımla tüm bu parçaları aynı paydada birleştirerek hepsinin aynı dili konuşmasını sağladık. Her hatayı bir veri kabul ettik. Bu tecrübe gelecekteki kodlama çalışmalarımıza büyük ışık tutacak."
KAPALI BİR KUTU DEĞİL
Torbalı BİLSEM Müdürü Muhittin Kanmaz ise projenin en çok mesai harcanan ve en değerli kısmının cihazın beyni olan uçuş kontrolcüsünü programlamak olduğunu ifade etti. Hazır bir dronu uçurmanın kolay olduğunu ancak bir tarım dronunun sıvı yükü nedeniyle ağırlık merkezinin sürekli değiştiğini belirten Kanmaz, teknik başarıyı şu sözlerle özetledi:
"Öğrencilerimiz dışarıdan hazır ayarlar almak yerine, cihazın yazılım arayüzüne girerek sistemi kendi gövde yapımıza göre sıfırdan yapılandırdılar. Dronun rüzgara karşı vereceği tepkileri, ağırlık merkezinin konumunu ve motorların dengeyi sağlamak için anlık yapması gereken devir hareketlerini uçuş kontrolcüsüne tek tek tanıttık. Bu sayede müdahale edilemeyen kapalı bir kutu yerine, her ayarına hakim olduğumuz, havada ne tepki vereceğini tam olarak bildiğimiz güvenilir bir sistem ortaya çıktı."
Yurt içi ve yurt dışındaki savunma ve havacılık şirketlerinden de fikir ve öneri desteği alınarak tamamlanan "Şubat", hem depremin izlerini teknolojiyle iyileştiren bir vefa sembolü hem de Türk tarımına katkı sunacak yerli bir başarı hikayesi olarak kayıtlara geçti.