Macaristan siyasetinde ve Avrupa Birliği (AB) genelinde en uzun süre görev yapan lider unvanını elinde bulunduran Viktor Orban için yarınki seçimler bir dönüm noktası niteliği taşıyor. 16 yıllık kesintisiz iktidarının ardından Fidesz, ekonomik istikrar ve aile politikaları üzerinden seçmenden destek istese de, ülkedeki yüksek enflasyon ve yaşam maliyetleri iktidarı zorluyor. Orban’ın Rusya ile kurduğu yakın ilişkiler ve AB yaptırımlarını veto etmesi Brüksel ile ipleri kopma noktasına getirirken, ABD kanadından gelen destek mesajları dikkat çekiyor. ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance, Orban’ın egemenlik ve millet değerlerini koruduğunu belirterek Macar halkına Fidesz’e oy verme çağrısında bulundu.
MAGYAR EN GÜÇLÜ RAKİBİ
Anketlere göre Orban’ın karşısındaki en büyük tehdit, Saygı ve Özgürlük Partisi (Tisza) lideri Peter Magyar. Ülkedeki yolsuzluk, kamu hizmetlerindeki aksama ve ekonomik sorunları temel kampanya başlıkları yapan Magyar, Macaristan’ın Batı dünyasıyla daha uyumlu bir dış politika izlemesi gerektiğini savunuyor. Magyar, mevcut yönetimi ülkeyi "Rus uydusu" haline getirmekle suçlarken, Orban ise muhalefeti ülkeyi Rusya ile bir çatışma ortamına sürüklemekle itham ediyor.
ANKETLERDE "TİSZA" RÜZGARI
Seçim öncesi yayımlanan anketlerin neredeyse tamamı, muhalefet lideri Peter Magyar’ın yarışı önde tamamlayacağına işaret ediyor. IDEA Enstitüsü’nün 9 Nisan tarihli son verilerine göre, kararsızlar dağıtıldığında Tisza’nın oy oranı yüzde 50’ye ulaşırken, Fidesz yüzde 37 seviyelerinde kalıyor. Farklı araştırma şirketlerinin mart sonu ve nisan başı verileri de Tisza’yı yüzde 36 ile yüzde 41 bandında, Fidesz’i ise yüzde 28 ile yüzde 34 bandında gösteriyor. Ancak uzmanlar, hala yüzde 18 ila 26 arasında değişen kararsız seçmen oranının yarınki sonuçlarda sürpriz bir etki yaratabileceğine dikkat çekiyor.
KARMA SEÇİM SİSTEMİ VE "ARTIK OY" ETKİSİ
Macaristan’da uygulanan karma seçim sistemi, sandıktan çıkan oy oranı ile parlamentodaki sandalye dağılımının farklılık göstermesine neden olabiliyor. Toplam 199 sandalyeden oluşan parlamentonun 106 üyesi dar bölgelerdeki yarışı kazananlardan belirlenirken, 93 sandalye ise ulusal liste oylarına göre dağıtılıyor. Bu sistemde sadece partilere verilen oylar değil, dar bölgelerde kaybeden adayların oyları ile kazananların ihtiyaç fazlası oyları da "artık oy" olarak ulusal havuza ekleniyor. Bu karmaşık hesaplama yöntemi, partilerin meclisteki çoğunluğunu elde etmesinde kritik bir rol oynuyor. Macaristan'ın yarın vereceği karar, ülkenin AB ile gelecekteki ilişkilerinin yönünü ve Avrupa'daki sağ hareketlerin ivmesini doğrudan belirleyecek.