EĞITIM

Şirketler için yeni dönem: Gönüllü sürdürülebilirlik uygulamaları zorunlu oluyor

Ege Üniversitesi öncülüğünde Türkiye ve 7 Avrupa ülkesinden kurumların yer aldığı projeyle, şirketlerin sürdürülebilirlik risklerini yönetmesine yönelik uluslararası ve disiplinlerarası bir araştırma ağı oluşturulacak

Projede Türkiye’den Ege Üniversitesi’nin yanı sıra Romanya, İtalya, Polonya, Avusturya, Litvanya, Moldova ve Bulgaristan’dan kamu ve özel sektör kuruluşları da yer alıyor. Çalışmayla değer zincirleri, işletme süreçleri ve iş ilişkilerinde ortaya çıkabilecek sürdürülebilirlik risklerinin yönetilmesine yönelik çevik, risk odaklı ve kanıta dayalı durum tespiti stratejilerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Proje kapsamında bu doğrultuda uluslararası ve disiplinlerarası bir araştırma ağı oluşturulması amaçlanıyor.

Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, proje koordinatörü Prof. Dr. Oktay Pamuk ve ekibini tebrik ederek başarılar diledi. 

PROF. DR. PAMUK: “DURUM TESPİTİ GÖNÜLLÜ UYGULAMADAN YASAL YÜKÜMLÜLÜĞE DÖNÜŞÜYOR”

İş dünyasının karşı karşıya olduğu değişken ve karmaşık koşullara vurgu yapan Prof. Dr. Oktay Pamuk, “Küresel iş ortamında yaşanan dönüşüm, şirketlerin insan haklarına saygı gösterme ve çevreyi koruma sorumluluğunu, faaliyetleri ve değer zincirleri boyunca 'durum tespiti' yaklaşımı çerçevesinde yerine getirmelerini giderek daha önemli hale getirmektedir. Bununla birlikte, günümüzün değişken, belirsiz, karmaşık ve muğlak (VUCA) koşulları, işletmelerin sosyal, çevresel ve teknolojik riskleri etkin biçimde belirleme, değerlendirme ve yönetme kapasitelerini önemli ölçüde zorlamaktadır. Avrupa Birliği Kurumsal Sürdürülebilirlik Durum Tespiti Direktifi, firmaların ve iştiraklerinin faaliyetlerinde ve küresel değer zincirlerinde sürdürülebilir ve sorumlu kurumsal davranışları teşvik etmektedir. Bu direktif, durum tespitini gönüllü bir kurumsal uygulamadan yasal bir yükümlülüğe dönüştürerek işletmelerin olumsuz etkileri önleme, azaltma ve gidermeye yönelik sorumluluklarını yeniden tanımlamaktadır. Bu yeni düzenleyici çerçeve, zorunlu durum tespiti uygulamalarının geliştirilmesi, uygulanması ve raporlanmasına yönelik bilgi ve kapasitenin güçlendirilmesi amacıyla araştırmacılar, uygulayıcılar ve politika yapıcılar arasında disiplinlerarası ve uluslararası iş birliğini gerekli kılmaktadır” dedi.

PROF. DR. PAMUK: “PROJE, İŞLETMELERİN RİSK YÖNETİMİNİ GÜÇLENDİRECEK”

Hayata geçirilecek projenin, şirketlerin bu yeni yasal ve çevresel düzene adaptasyonunda kritik bir köprü görevi göreceğinin altını çizen Prof. Dr. Pamuk “Proje, küresel ölçekte artan karmaşıklık ve belirsizlik ortamında güvenilir, anlamlı ve karar almaya elverişli durum tespiti bilgilerinin üretilmesine ve kullanılmasına ilişkin mevcut zorlukları ele alacaktır. Bu doğrultuda, işletmelerin risk yönetimi ve karar alma süreçlerinin güçlendirilmesine, düzenleyici gerekliliklerle uyum kapasitelerinin artırılmasına ve sorumlu iş davranışının etkin biçimde hayata geçirilmesine katkı sağlanması hedeflenmektedir. Ayrıca projemiz; akademi, özel sektör ve kamu kurumları arasında bilgi paylaşımını ve ortak öğrenmeyi teşvik ederek, Avrupa'da zorunlu durum tespiti uygulamalarının etkin ve sürdürülebilir biçimde yaygınlaştırılmasına destek olacaktır” diye konuştu.