KEMAL ÖZKURT – ÖZEL HABER - Türkiye’de derinleşen ekonomik kriz ve alım gücündeki sert düşüş, emeklilik hayallerini ‘geçim kavgasına’ dönüştürdü. İnsanca yaşayabilecek bir gelirden mahrum bırakılan binlerce yaşlı yurttaş, dinlenmesi gereken yaşta soluğu yeniden işgücü piyasasında alıyor. Türkiye İş Kurumu’nun (İŞKUR) Şubat 2026 verileri, 60 yaş ve üzeri yurttaşların işsizlikte giderek daha görünür hâle geldiğini ortaya koydu. İŞKUR’un Şubat 2026 istatistiklerine göre, toplam kayıtlı işsiz sayısı 2 milyon 455 bin 884’e ulaşırken, 60 yaş ve üzeri gruptaki tırmanış dikkat çekici boyuta ulaştı. Geçtiğimiz yıl 31 bin seviyesinde olan 60 yaş üstü kayıtlı işsiz sayısı, bir yıl içinde yaklaşık yüzde 17 artarak 36 bin 467’ye fırladı. Verilerdeki bu karamsar tabloyu değerlendiren DİSK Dev Emekli-Sen Genel Başkanı Cengiz Yavuz, emeklilerin ek gelir için değil, “hayatta kalabilmek” için sahaya indiğini vurguladı. Yavuz, emeklilerin ek gelir için değil, temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için çalışmak zorunda kaldığını belirterek, mevcut emekli aylıklarıyla kira, gıda ve fatura giderlerinin karşılanmasının mümkün olmadığını vurguladı. Kayıt dışı çalışmanın yaygınlaştığına dikkat çeken Yavuz, birçok emeklinin sanayi sitelerinde, restoranlarda ya da ağır ve sağlıksız işlerde düşük ücretlerle çalıştırıldığını söyledi.
BİNLERCESİ YENİDEN ÇALIŞIYOR
İleri yaştaki vatandaşların geçim telaşı, işe yerleştirme rakamlarına da yansıdı. Yılın ilk iki ayında, 60 yaş ve üzerindeki 2 bin 773 kişi İŞKUR aracılığıyla bir işe yerleştirildi. Geçen yılın aynı döneminde bu sayı 2 bin 260 seviyesindeydi. Sadece iş arayanlar değil, işini kaybedip işsizlik ödeneğine başvuran kıdemli vatandaşların sayısı da arttı. Ocak ayında 60 yaş üstü bin 650 kişi işsizlik maaşı için başvuru yaparken, bu kişilerin yarısından fazlası ödenek almaya hak kazandı.
HAYATINI İDAME ETTİREMEZ
60 yaş üstü çalışan emeklilerin ek gelir için değil, geçinemediği, beslenemediği yani hayatını idame ettiremediği için çalışmak zorunda kaldığını belirten Yavuz, “Sadece kayıtlı çalışanlara baktığımızda yaklaşık emekçilerin yani 4 milyonu falan kayıtlı olarak çalışıyor. Ancak iş arayan ve çalışanların sayısına baktığımızda bu sayı 62’lere, 65’lere kadar çıkabiliyor. İş arayan ve çalışan emekliler… Bu arkadaşlarımızın tamamı geçinemediği için, beslenemediği için yani hayatını idame ettiremediği için çalışmak zorunda kalıyor. Yoksa takdir edersiniz ki çalışan bir arkadaşımız eğer çalışmayacaksa yaşamını idame ettirmesi mümkün değil. Bu şartlarda 20.000 lira bir kira, mutfak giderleri, elektrik, su, doğalgaz gibi giderleri karşılaması sadece bir emekli aylığı ile ödemek hayaldir. Dolayısıyla da bu emekli arkadaşların tamamı temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için çalışmak zorunda kalıyor” açıklamasında bulundu.
EMEKLİLER SÖMÜRÜLÜYOR
Emeklilerin istihdam edildiği sektörlere dair verilerin şeffaf paylaşılmadığını, ancak sahadaki gözlemlerin acı bir tabloyu ortaya koyduğunu belirten Yavuz, emeklilerin “ucuz iş gücü” olarak sömürüldüğünü vurguladı. Yavuz, “Kayıt dışı çalışan emekli arkadaşlarımızın tamamı son derece sağlıksız koşullarda ucuz iş gücü olarak kullanılıyor. Sanayilerde, organize sanayi bölgelerinde emekli oldukları için sigortasız ve normal asgari ücretin bile altındaki rakamlarla çalışmak zorunda kalıyorlar. Bugün bir kıraathaneye, bir restorana gidin; bulaşık yıkamak zorunda kalan emeklileri görürsünüz. Sokaklarda ayakkabı boyayan, sanayinin en ağır ve sağlıksız işlerinde ter döken büyüklerimiz var. Hatta 75-80 yaşındaki vatandaşlarımızın inşaatlarda hayatını kaybettiğini, iş cinayetlerine kurban gittiğini hepimiz görüyoruz” dedi.
GENÇ İSTİHDAMI ETKİLİYOR
Mevcut ekonomik tablonun sadece emekliyi değil, gençleri de vurduğunu ifade eden Yavuz, emeklilerin iş gücü piyasasında kalmasının gençlerin önünü kapattığına dikkat çekti. Yavuz, “Emekli vatandaşlarımızın çalışmak zorunda kalması işin bir boyutu; diğer boyutu ise genç istihdamının yaratılamıyor olmasıdır. Emekliler hayatta kalabilmek için gençlerin çalışacağı işlerde daha ucuza çalıştırıldığı için tercih ediliyor. Dolayısıyla genç kardeşlerimizin istihdam alanı her geçen gün daralıyor. Bugün devasa boyutlara ulaşan gerçek işsizliğin en temel nedenlerinden biri de budur; yani emeklilerin gençlerin çalışması gereken yerlerde çalışıyor olmasıdır. Ocak ayında 1.650 yasal emeklilik çağındaki bireyin işsizlik ödeneğine başvurması, artık bu sistemin işlevini tamamen yitirdiğinin en somut göstergesidir” diye belirtti.
EMEKLİNİN GURURUYLA OYNUYORLAR
2018 yılında büyük mücadeleler sonucu verilmeye başlanan bayram ikramiyelerinin sembolik düzeye gerilediğini ve emekliyle adeta dalga geçildiğini belirten Yavuz, “Bayram yaklaşıyor; hâlâ ‘4 bin lira mı olsun, yoksa birileri lütfederse 4 bin 500 liraya mı çıkar?’ gibi saçma sapan, onur kırıcı bir tartışma yürütülüyor. 2018 yılında 1.000 TL olarak verilmeye başlanan bu ikramiyenin bugün hiçbir alım gücü kalmamıştır. İktidar sadece emeklinin elini cebine atmakla kalmadı; bu rakamları bu şekilde dillendirerek bile emeklilerin gururuyla, geçmişiyle ve geleceğiyle oynuyorlar. Bu asla kabul edilebilir bir durum değildir. Biz sendika olarak bayram ikramiyelerinin yasal bir sistematiğe bağlanması ve insanca yaşayacak seviyeye çekilmesi konusunda ısrarcıyız” diye konuştu.
ASGARİ ÜCRETİN ALTINDA OLMAMALI
Sosyal güvenlik sisteminin çöktüğüne dair iddiaların bir algı operasyonu olduğunu savunan Yavuz, kaynakların doğru yönetilmesi durumunda emeklinin refah içinde yaşatılabileceğini vurguladı. Yavuz, “Ortada bir yalan dolanıyor; ‘Sistem çöktü, ödenemiyor’ deniliyor. Türkiye’nin kaynakları ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun getirileri doğru ve reel kullanılırsa, bu emekliler çok rahat finanse edilebilir. Bugün emeklilerimizin yüzde 60’ı açlık sınırının ve asgari ücretin çok altında yaşıyor. Talebimiz nettir: Öncelikle asgari ücretin yoksulluk sınırının yarısından az olmayacak şekilde yükseltilmesi, en düşük emekli aylığının da asgari ücretin altında kalmayacak şekilde belirlenmesi şarttır. Diğer emekli maaşlarına da aynı oranda zam yapılarak emekliye gerçek bir nefes aldırılmalıdır. Biz son 10 gündür tüm Türkiye’de imza kampanyaları yürüttük, yüz binlerce imza topladık ve bunu önümüzdeki hafta Meclis Başkanlığı’na sunacağız. Alanlarda, sokaklarda, meydanlarda olmaya devam edeceğiz. 17 milyon emekli bu ülkedeki en büyük güçtür ve bu gidişatı değiştirecek olan da yine emeklilerdir” ifadelerini kullandı.