Konya’da düzenlenen Ulusal Hububat Konseyi 2026 Hasat Öncesi Hububat Kongresinde konuşan Yumaklı, “Üreticilerimizin problem yaşayacağı herhangi bir olaya müsaade etmeyeceğiz. Alım fiyatlarında üreticilerimizi koruyacağız” dedi.
Yumaklı, kongrenin sektörün geçmişi ile geleceği arasında güçlü bir köprü kurduğunu belirterek, hububatın yalnızca ticari bir emtia değil, stratejik bir ürün grubu olduğunu ifade etti. Ayrıca 2023’te yapılan çalışmalar ve desteklerle Cumhuriyet tarihinin üretim rekorunun kırıldığını hatırlattı.
Yumaklı, geçen yıl çok önemli bir kuraklık ve aynı zamanda zirai don hadisesi yaşandığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Buradaki azalış pek çoğumuzu belki tedirgin etti ama şunun altını çizerek ve bütün samimiyetimle tekrar ifade etmek istiyorum, altyapımız sağlam. Bu yıl yağışları hepimiz çok yakından takip ediyoruz. Herhalde Türkiye'de yağışların bu kadar yakından takip edildiği başka bir yıl olmamıştı. Hepimiz mutluyuz. Herhangi bir problem olmazsa inşallah geçen yıl kaybettiğimizi misliyle geri alacağız. Emek ve gayret netice itibarıyla katma değerli bir hale dönüşmüş olacak. Rekor kıracağımıza da inanıyorum."
"Alım fiyatlarında üreticilerimizi koruyacağız"
Rekoltede yaşanacak rekorla ilgili hububat alımında kaygıların yaşanmayacağına işaret eden Yumaklı, "(Eğer rekor kırarsak ne olacak) diye hepinizin düşündüğünü biliyorum. Gözlerden onu görüyorum. TMO (Toprak Mahsulleri Ofisi) hazır, o rekor kırdığımız dönemde de söyledik, devletimizin kadim kurumları var. TMO da onlardan biri tanesi. Hiçbir şekilde üreticilerimizin problem yaşayacağı herhangi bir olaya müsaade etmeyeceğiz. Alım fiyatlarında üreticilerimizi koruyacağız." diye konuştu.
Tüketiciyi de kollayacak bir çalışmayı bütüncül halde gerçekleştireceklerini belirten Yumaklı, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"İçinde bulunduğumuz sürecin özellikle maliyetlere olan etkisi, herkesin 'Acaba ne olacak' diye kafasında soru işaretleri oluşturdu. Bu süreçten kaynaklanan maliyet artışlarının da mutlaka göz önüne alınacağını tekrar ifade etmek istiyorum. Bunun başka türlü olması da mümkün değil zaten. Bir müktesebatı, tecrübeyi ve beraberliği konuşuyoruz. Sonra da olanların seyredilmesi elbette mümkün değil. Sağlıklı ve güvenilir gıdaya giden yolda bütün bu süreçleri etkin politikalarımızla yöneteceğiz, geliştireceğiz ve inşallah suyu verimli kullanarak gıdayı da israf etmeyerek bunu taçlandıracağız."
"Üretimi biraz daha disiplinli bir şekilde kontrol edeceğiz"
Planlı üretimin ilk yılının tamamlandığını, yeni faza geçtiklerini anlatan Yumaklı, şu ifadeleri kullandı:
"Üretimi biraz daha disiplinli şekilde kontrol edeceğiz. Çünkü bu ihtiyacı gördük. Hep birlikte karar verdik. Uygulamaya başladık. İlk yılını geçtik. Taraflı tarafsız herkesin bu kadar önemli ve devasa bir konuda böyle bir sonuç alınabileceğine dair beklemediklerinin yorumlarını da aldık. Buradaki aslan payı üreticilerimizindir. Türk üreticisinin, çiftçisinin bilincini, tecrübesini hafife alanlara bu en büyük derstir. Ama bunu daha da geliştirmek artık şimdi bizim elimizde. Dolayısıyla bu fazlar özellikle planlama kurallarından taviz vermeyeceğimiz. Bu üretim planlamasının en önemli ayaklarından birisi kayıtlılıktı."
Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kaydedilen ürün ve parsel bilgilerinin coğrafi bilgi sistemleri ve uydu görüntüleriyle netleştirildiğini bildiren Yumaklı, böylece hem verimliliği hem de kayıtlılığı artırmış olduklarını söyledi.
İşlenmeyen arazilerin yüzde 65'i üretime kazandırıldı
Yumaklı, işlenmeyen araziler konusunda da farklı söylentilerin çıkarıldığını anımsatarak, şöyle konuştu:
"Hatırlarsanız çok akıllara ziyan yorumlar yapılmıştı. 'Devlet arazilerinize el koyacak vs.' Bunların hiçbirisinin gerçek olmadığı uygulamayla ortaya çıktı. Amacımız devletin bir şeyleri alıp kiralaması değildi. O arazilerin boş kalmasını engelledik veya engellemeye çalıştık. Şöyle dedik, '2 yıl üst üste eğer işlemiyorsanız, bu milli servettir, devlet eliyle bunu biz yapalım.' Bir kazanımı ve sonucu buradan sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu uygulamayı duyurduktan sonra tespit ettiğimiz arazilerin yüzde 65'i sahipleri tarafından ya işlendi ya da işletildi."
Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan da hububat sektörünün jeopolitik, ekonomik ve sosyal boyutları olan stratejik bir alan haline geldiğini dile getirdi.
Son dönemde yaşanan gelişmelerin bu gerçeği ortaya çıkardığını vurgulayan Gürcan, "Bu nedenle içinde bulunduğumuz dönemi doğru okumak ve gerekli tedbirleri zamanında almak büyük önem taşımaktadır. Bu konuda özellikle Tarım Bakanımız ile Ticaret Bakanımız Ömer Bolat'ın yakından istişareleri, tarımsal ürünler konusunda erken alarm sistemini devreye almak, gerçekten bu dönemde çok önemli işler yapılıyor." diye konuştu.
Ulusal Hububat Konseyi Başkanı Yaşar Serpi ise kongrede hasat öncesinde hububat piyasalarındaki güncel durum ve beklentilerin ele alınacağını kaydetti.
Serpi, sektör temsilcileri, akademisyenler ve kamu yetkililerini bir araya getiren kongrede, buğday ve mısır üretimi, hububat piyasaları, depolama ve ticaret stratejileri, sektörel riskler ve yenilikçi yaklaşımların tartışılacağını belirtti.
Programda, Konya Valisi İbrahim Akın, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya Ticaret Borsası Başkanı Hüseyin Çevik, AK Parti Konya Milletvekili Latif Selvi de konuşma yaptı.