BERKAY ERDEN / ÖZEL HABER - Emeklilerin otomobil sahibi olabilmesini kolaylaştırmak adına Özel Tüketim Vergisi’nin (ÖTV) bazı emeklilerden alınmamasına yönelik kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) görüşülmeye devam ederken, hayatlarının ikinci baharını yaşayan emekliler ise bir otomobil sahibi olabilmenin hayalini kuruyor. İşçi ve memur emeklilerinin kapsam dışında tutulduğu teklife göre Bağ-Kur emeklileri belirli şartları karşılamaları durunda muafiyetten yararlanabilecekken, teklife dahil edilmeyen emekliler ve ödeme gücünü kendi bulamayan emekliler ise otomobil hayallerini bir başka bahara bırakmış durumda. Birleşik Emekliler Sendikası Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Yavuz Karagöz yaptığı açıklama ile ÖTV muafiyeti getiren düzenlemenin kapsamı ve şartlarına tepkisini dile getirirken, muafiyet düzenlemesinin iktidarın propaganda malzemesi olduğunu söyledi. Kriterleri karşılayan kısıtlı bir azınlığın ÖTV muafiyetinden yararlanabildiğini söyleyen Karagöz, 20 bin lira maaş alan emeklilerin otomobil sahibi olma şansı bulunmadığını söyledi.
İZMİR’DE BİR AVUÇ İNSAN
ÖTV indiriminin sadece Bağ-Kur emeklilerini içermesinin hükümetin ayrıştırma politikasının bir parçası olduğunu savunan Karagöz, “Mevcut hükümetin genel politikası ayrıştırmak üzerine kurulu. Bunu ÖTV indirimi konusunda da gördük. Daha önce de ‘EYT’liler olmasaydı size zam yapacaktık’ deniliyordu. Sanki EYT’liler o parayı devletten karşılıksız alıyor. Sonuçta hepimiz 25-30 yıl prim ödemiş insanlarız ve bugün aldığımız maaş bunun karşılığı. ÖTV indirimi meselesine baktığımızda ise bunun nasıl uygulanacağı ve kimlerin yararlanacağı bile tam olarak net değil. Çünkü altında bir sürü şart var. ‘Şu olmayacak, bu olmayacak, şu olursa yararlanamaz, bu olursa yararlanamaz’ gibi birçok kısıtlama getiriliyor. Yani hak veriliyormuş gibi yapılıyor ama o hakkı kullanabilmek oldukça zor hale getiriliyor. Ben İzmir’de bu imkândan yararlanan ya da 2 kişi olur diye düşünüyorum.0 kişi olacağını bile tahmin etmiyorum. Muhtemelen zamanında yüksek prim ödemiş, üst seviyeden emekli olmuş ve hâlâ çalışarak gelir elde etmeye devam eden bazı esnaf emeklileri bu imkândan yararlanabilir. Ama onlar için bile çeşitli sınırlamalar var” şeklinde konuştu.
DÜZENLEME YAPILABİLİR
Sadece Bağ-Kur emeklilerini içeren bir uygulama yerine tüm emeklileri içeren ve daha geniş kitlelerin işine yarayacak kriterler belirlenebileceğini söyleyen Karagöz, “Oysa çok daha basit ve mantıklı bir düzenleme yapılabilir. Denilebilir ki; ‘Emekliler araç almak istiyorsa, hangi kurumdan emekli olursa olsun KDV ve ÖTV’yi kaldırıyoruz. Tek şartımız ikinci araç sahibi olmamaları.’ Eğer mevcut bir aracı varsa onu satıp yerine yeni aracını alabilir. Bir de buna peşin fiyatına uzun vadeli ödeme imkânı eklenirse, o zaman belki emeklilerin yüzde5-20’lik bir kesimi araç sahibi olabilir. Ama bugün 20 bin lira civarında maaş alan bir emeklinin, ÖTV ve KDV tamamen kaldırılmış olsa bile araç alma şansı yok. Ben bunu çevremden de görüyorum. Çok sayıda Bağ-Kur emeklisi tanıyorum. En basit örnek kendi kardeşim. Kendisi Bağ-Kur emeklisi. Yaklaşık5-16 yıl önce en uygun şartlarda bir araç almıştı. Onu satıp üzerine ne kadar borçlanırsa borçlansın arabalara yetişemiyor” dedi.
EV KİRA İSE ARABA İMKANSIZ
Emeklilerin mevcut maaşlar ve hayat koşulları ile vergiler düştükten sonra da otomobil almasının zor olduğunu aktaran Karagöz, açıklamalarını şu şekilde bitirdi: “Bugün ben ve eşim ikimiz de emekliyiz. Toplam gelirimiz ancak açlık sınırının biraz üzerinde kalıyor. Yoksulluk sınırının ise yarısına bile yaklaşamıyoruz. Böyle bir tabloda KDV ve ÖTV tamamen kaldırılmış olsa bile insanların araç alabilmesi mümkün değil. Bugün alınabilecek bir aracın milyon lira olduğunu varsayalım. Bu rakamı2 aya bölseniz emekli ödeyemez. 24 aya bölseniz yine ödeyemez. En az 36, 40 hatta 50 aya bölmeniz gerekir ve bunu da faizsiz yapmanız gerekir. Belki ancak o zaman ödeme imkânı doğabilir. Ama 20 bin lira maaş alan emekliler için o durumda bile iş çok zor. Ancak iki kişinin de emekli olduğu, her birinin 35-40 bin lira civarında maaş aldığı hanelerde böyle bir ihtimal olabilir. Onun dışında bunun gerçekleşmesi mümkün görünmüyor. Tabii burada bir de kira gerçeği var. Eğer kira ödüyorsa, ister 30 bin lira ister 40 bin lira emekli maaşı alsın, yine araç alma şansı yok. Çünkü maaşın önemli bir kısmı kiraya gidiyor. Bugün İzmir’de oturulabilecek en ücra bölgelerde bile kiralar 20 bin lira seviyesine ulaşmış durumda. Böyle bir ekonomik tabloda emeklinin araç sahibi olmasını beklemek gerçekçi değil. Siyasi iktidar her zaman yaptığı gibi ortaya bir şey atıyor. İnanan inanıyor, gören görüyor, görmeyen de ‘Bakın, emekliler için iyi bir şey yaptılar’ diyerek bunun propagandasını yapıyor. Yoksa emeklileri düşündüklerinden ya da ‘Benim vatandaşım açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşıyor’ diye hareket ettiklerinden değil.”