İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği (İPSD) Genel Merkezi, akaryakıt fiyatlarında son üç yılda yaşanan artışlara ilişkin açıklama yaptı. Brent petrol fiyatlarının aynı dönemde yaklaşık yüzde 30 yükseldiği belirtilen açıklamada, Türkiye’de akaryakıt fiyatlarının yaklaşık yüzde 500 arttığı savunuldu. Üç yıl önce yaklaşık 20 TL olan mazotun bugün 5 katına çıktığına dikkat çeken İPSD, akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin yalnızca petrol fiyatlarındaki artışla açıklanamayacağını belirtti. Açıklamada, akaryakıt üzerinden alınan ÖTV, döviz kuru, bütçe açıkları ve kamu harcamalarının da fiyatlar üzerindeki etkisinin sorgulanması gerektiği ifade edildi. Üreticiye KDV ve ÖTV’siz mazot sağlanması halinde üretim maliyetlerinin düşürülebileceğini savunan dernek, bunun tarımsal üretimden et ve gıda fiyatlarına kadar geniş bir alanda etkili olabileceğini belirtti. İPSD ayrıca, 2026’nın ilk 8 ayında kamuya ait yol, yemek ve konaklama giderlerinin 27,5 milyar TL’ye ulaştığını öne sürerek kamu harcamalarını eleştirdi ve kaynakların üretime yönlendirilmesi çağrısında bulundu.
AKARYAKITTAKİ ZAMMIN NEDENİNİ SORDU
Akaryakıt fiyatlarındaki artışın küresel petrol fiyatlarındaki yükselişin çok üzerinde olduğunu belirten İPSD, zamların yalnızca dünyadaki savaş ve petrol fiyatlarındaki hareketlilikle açıklanamayacağını savundu. İPSD, “Dünya genelinde Brent petrol fiyatları son üç yılda yaklaşık yüzde 30 artış gösteriyor. Bizde ise akaryakıt fiyatları üç yılda yaklaşık yüzde 500 zamlandı. Tepeden tırnağa her şeye gelen, gelecek zamlara artık bahane hazır ‘petrole zam geliyor.’ Avrupa'da en ucuz akaryakıt ülkemizdeymiş. Doğru. O da zenginlerin yatlarında. Köylüye, üreticiye KDV'siz, ÖTV'siz mazot vermeyenler, zenginlerin yatlarına ucuza seyahat, rahatça tatil etmeleri için ucuza mazot vermekte sakınca görmüyorlar. Avrupa'da en çok asgari ücretli, ucuz işgücü olmuşuz. OECD ülkelerinde çocuk yoksulluğunda ikinci olmaktan dahi söz etmeyen, zamları Allah yapıyora bağlayan iktidar sözcülerine de gün doğdu. Ağızlarından düşürmüyorlar: ‘Dünyada savaş var, petrol fiyatları yükselişte bu yüzden yükseliyor.’ Öyleyse son üç yılda yüzde 30 kadar petrol fiyatları yükseliyorsa, bizde neden yüzde 500 zam görüyor?” dedi.
KAMU HARCAMALARI DA GÜNDEME GETİRİLDİ
Akaryakıt fiyatlarındaki artışın nedenleri arasında bütçe açıklarını kapatmak amacıyla alınan vergileri ve kamu harcamalarını gösteren İPSD, “Dibi delik, hiç dolmayacak fıçı misali fıçıyı doldurmak. Kısacası üretmeden, tüketmek. Pahalı, lüks devletin hiç bitmeyecek, şaşalı masrafları. Türk Lirasının döviz karşısında kur değerini kaybetmemesi için, dahiyane olarak buldukları ‘Kur Korumalı Mevduat’ adı altında, borç alarak ödedikleri yüksek faiz. Bütçe açıklarını kapatmak için akaryakıt üzerinden alınan Maktu Özel Tüketim Vergisi'ne (ÖTV) yapılan zamlar ile bütçedeki delikleri yamamak. En basitinden gereksiz masraflardan kaçarak, üretici köylüye ucuz mazot sağlanılsaydı, tarlada, et fiyatlarında, sofrada ucuzluk olabilirdi. Oldu mu? Yağma Hasan’ın böreğine misali, tasarruf tedbirlerine rağmen kamunun seyahat harcamaları ise, hiç hız kesmedi. Yol, yemek ve konaklama giderleri 2026’nın ilk 8 ayında 27,5 milyar TL’ye ulaştı. 2025’in tamamında ise bu harcamalar 28,8 milyar TL olmuştu. Temmuz ve ağustosta yaklaşık2,9 milyar TL harcandı. Böylesine mirasyedi gibi har vurup harman savurmaya, Ağrı Dağı bile olsa dayanamaz, erir gider” ifadelerini kullandı.
ÜRETİM ODAKLI EKONOMİ ÇAĞRISI
İPSD, artan işsizlik, yoksulluk ve yaşam maliyetlerinin azaltılması için kamu kaynaklarının üretim ve istihdamı destekleyecek şekilde kullanılmasını önerdi. Dernek, “Yeniden, İkinci kez Kuvayı Milliye seferberliği ile işsizliği ve pahalılığı yok etmek, boyuna dışarıya akan sermayemizi kurtararak, pahalı devlet yerine ucuz devlet ve şuurlu ticaret ile bütçenin yarısından fazlasını yutan faiz, boş masraflar yerine bilinçlice üretmekle halkımızın refah seviyesini yükseltmek mümkün olacaktır. İktisadi seferberliğimizi de şimdi olduğu gibi patronların kasalarına akacak rant politikalarıyla değil, halkın refah seviyesini yükseltecek, tepeden tırnağa örgütlü, halkla birlikte işsizliği, pahalılığı, yoksulluğu kökünden bitirecek halkçı politikalarıyla mümkün olacaktır. Zam, zam, zam! Ucuzluk ne zaman?” açıklamasında bulundu.