İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği Genel Merkezi, 2026 yılındaki ekonomik koşulların emekliler üzerindeki etkisine dair bir rapor yayımladı. Açıklamada, ‘Emekli Yılı’ olarak ilan edilen 2024 yılının ilk1 ayında 512 emeklinin çalışırken hayatını kaybettiği bilgisi paylaşıldı. En düşük ev kiralarının 20 bin lira seviyesine ulaştığı belirtilen raporda, emeklilerin dinlenmek yerine inşaatlarda gece bekçiliği yapmak, ucuz otel odaları aramak ve Kent Lokantalarında karnını doyurmak zorunda kaldığı ifade edildi. Açıklamada ayrıca, hayat pahalılığı nedeniyle birçok emeklinin temel ihtiyaçlarını gece saatlerinde kurulan bitpazarlarından temin ettiği ve torunlarına bayram harçlığı verme geleneğinin ekonomik imkansızlıklar nedeniyle sona erdiği dile getirildi.
SEYYANEN ZAM DOSYASI ANAYASA MAHKEMESİ’NDE
Dernek, memurlara 2023 yılında verilen 8 bin 77 liralık seyyanen zammın memur emeklilerine yansıtılmaması üzerine başlatılan hukuki süreçte yeni bir aşamaya gelindiğini duyurdu. Dernek üyelerinden Adnan Okur tarafından yapılan müracaatın ardından, memur emeklilerinin bu ödemeden pay alabilmesi için açılan dava Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşındı. Dilekçelerin hazırlanma sürecinde yer alan Dernek Kurucusu Avukat Tacettin Çolak, yüksek mahkemenin vicdan ve hukukla uyuşacak bir karar vermesini beklediklerini söyledi. Dernek yönetimi, memurlar ile emeklileri arasındaki bu maaş farkının giderilmesi noktasında hukuki sürecin takipçisi olacaklarını bildirdi.
İŞKUR EMEKLİ İÇİN İŞ BULMA KURUMUNA DÖNÜŞTÜ
Emeklilerin geçinebilmek için iş gücü piyasasına geri dönmek zorunda kaldığına dikkat çekilen açıklamada, son 6 yılda çalışan emekli sayısının 3 kat arttığı verisi paylaşıldı. 2026 yılının ilk dört ayında İŞKUR aracılığıyla 50 yaş üstü 44 bin 598 kişinin, 65 yaş üstü ise bin 754 kişinin işe yerleştirildiği belirtildi. Bu durumun bireysel bir tercihten ziyade bir zorunluluk olduğu vurgulanarak, emeklilerin sendikasız ve düşük ücretli işlerde çalıştırılmak zorunda bırakıldığı ifade edildi. Açıklamada, “Emeklilik sonrası çalışma yalnızca aktif kalma arzusu değil, refah seviyesinden pay alamamanın bir sonucudur. İnsanca yaşam ücreti yerine emekliye ek iş teklif edilmesi çözüm değildir” denildi.
YÜZDE YETMİŞİMİZ YOKSULLUKTA EŞİTLENDİ
Doç. Dr. Derya Kömürcü koordinatörlüğünde hazırlanan “Türkiye'de Emekli Yoksulluğu Araştırması”na atıf yapılan açıklamada, toplumun yüzde 70’inin yoksulluk sınırında eşitlendiği savunuldu. Mutfaktaki enflasyonun rakamlar üzerinde oynanarak gizlenemeyeceği, düşük gösterilen rakamların halkın temel ihtiyaçlarından çalmak anlamına geldiği belirtildi. Hayat pahalılığı ve işsizliğin temelinde kâr hırsına dayalı bir sermaye düzeninin olduğu ifade edilen açıklamada, insanca bir yaşam için en düşük emekli maaşının açlık sınırının üzerinde olması gerektiği vurgulandı. Dernek, emeklilerin ve asgari ücretlilerin “sefalet ücreti” değil, adaletli bir paylaşım talep ettiğini hatırlattı.