Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) temmuz ayına ilişkin enflasyon verilerini açıklamasının ardından İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği (İPSD), yazılı bir açıklamayla resmi rakamlara tepki gösterdi. Açıklanan enflasyon ve işsizlik verilerinin toplumun yaşadığı ekonomik gerçekleri yansıtmadığını savunan dernek, hayat pahalılığı, alım gücündeki erime ve artan işsizliğin milyonlarca vatandaşı doğrudan etkilediğini belirtti. TÜİK'in açıkladığı verilerin kamuoyunda güven oluşturmadığını öne süren İPSD, ekonomik sorunların istatistiklerle değil, üretimi artıracak, istihdamı güçlendirecek ve gelir dağılımındaki adaletsizliği giderecek kalıcı politikalarla çözülebileceğini vurguladı.
EKONOMİK VERİLER TOPLUMU İKNA ETMİYOR
İPSD, TÜİK'in açıkladığı enflasyon ve işsizlik verilerinin kamu vicdanını tatmin etmediğini öne sürerek, kurumun kesinleşmiş yargı kararları doğrultusunda madde fiyat listesini yeniden yayımlaması gerektiğini savundu. Dernek açıklamasında, “İşsizliği 38 aydır tek hanede tutan, enflasyonu aynı kalemleri kullanan ENAG ile sürekli farklı açıklayan TÜİK, ne yaparsa yapsın enflasyon, işsizlik, mutluluk ve büyüme verileri konusunda inandırıcı olamaz. TÜİK her şeyden önce kesinleşmiş yargı kararlarının gereğini yapmalı ve madde fiyat listesini yeniden yayımlamalıdır” ifadelerine yer verildi.
KALICI ÇÖZÜM ÜRETİM VE İSTİHDAMDAN GEÇİYOR
Hayat pahalılığı, yüksek enflasyon ve işsizliğin milyonlarca insanın yaşamını doğrudan etkileyen sosyal sorunlar haline geldiğini belirtilen açıklamada, “Yüksek enflasyon, artan işsizlik ve hayat pahalılığı sadece ekonomik göstergeler değildir; milyonlarca insanın yaşam kalitesini doğrudan etkileyen sosyal sorunlardır. Kalıcı çözüm; emeklilerin, çalışanların ve işsizlerin insanca yaşayabilecekleri gelir düzeyine kavuşmasını sağlayacak, üretimi artıracak, istihdamı güçlendirecek ve gelir dağılımında adaleti sağlayacak politikaların hayata geçirilmesidir. Rakamları düşük göstererek enflasyonu düşürmek dünyanın hiçbir ülkesinde mümkün olmamıştır. Milyonlarca insan günü kurtaran çözümler değil, geleceğe güvenle bakabilecekleri bir yaşam istiyor” denildi.