Edirne’de yaşanan aşırı kuraklık ve artan sıcaklıklar, ayçiçeği üretimini olumsuz etkiledi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün yaptığı çalışmada, son yıllarda iklim değişikliğine bağlı olarak ayçiçeğinde verim kaybının yüzde 50’yi aştığı belirlendi. Raporda, erken ekim zamanlarının ve doğrudan anıza ekim yönteminin verimi artırdığı vurgulanırken, kuraklığa karşı alınabilecek önlemler hakkında da önemli öneriler sunuldu.
EDİRNE’YE YOK DENECEK KADAR AZ YAĞIŞ DÜŞTÜ
Çalışmada,5 Şubat,5 Mart ve5 Nisan tarihlerinde 3 farklı ekim yapıldı. Denemelerde anıza doğrudan ekim, pulluk ile işleme ve çizel, kültivatör yöntemleri uygulandı. Raporda, deneme alanına 2025 yılında tabla iriliği, tane oluşumu, tane iriliğinin belirlediği haziran ve temmuz aylarına dikkat çekilerek, "Haziran ve temmuz aylarında uzun yıllar ortalamasına göre yok denecek kadar az yağış düşmüştür. Bitkiler bu dönemlerdeki fotosentez için gerekli suyu kökleri ile toprakta daha önceki aylarda düşen yağışlar ile derinliklerde depolanan sudan karşıladığı düşünülmektedir. Su tutma kapasitesi yüksek, buharlaşma ile su kayıplarının az olduğu topraklarda, çeşidin kök gelişimi de iyi ise çeşitler kuraklıktan daha az etkilenmektedir. Deneme yılında haziran ve temmuz aylarındaki ortalama sıcaklıklar da uzun yıllar ortalamasından oldukça yüksektir. Yine 2025 yılı haziran ve temmuz aylarında fotosentezi, tane oluşumu ve besin birikimini durduracak 40 dereceyi aşan maksimum sıcaklıklar oluşmuştur" ifadeleri kullanıldı.
Ekim zamanlarının tane verimine ve etkisine bakıldığı belirtilen raporda, "Ekim zamanlarının tane verimine etkisine baktığımızda; en yüksek ortalama tane veriminin77,54 kilogram ile en erken ekim olan5 Şubat’ta belirlenmesine rağmen, mart ekimi ile arasındaki farkın önemli düzeyde olmadığı görülmüştür. Buna karşılık Nisan5 ekiminde verim yaklaşık3 kilogram düşük olmuştur. Ekim zamanları için tane yağ oranlarında da benzer farklar oluşmuştur. Şubat5 ve Mart5 ekimleri yüzde 40 civarında yağ oranına sahip olurken, Nisan5 ekiminde yüzde 2'lik bir düşüş yaşanmıştır. Toprak hazırlığı konuları arasında anıza ekim ile diğer iki toprak hazırlığı uygulamasına göre önemli tane verimi artışı sağlandığı görülmüştür. Ortalama tane verimlerine göre anıza doğrudan ekim ile99,60 kilogram verim alınmış ve diğer iki uygulamaya göre 40 kilogram civarında verim artışı sağlamıştır" denildi.
“EKİM ZAMANI GEÇTİKÇE YAĞ ORANI DÜŞTÜ”
Toprak işleme yöntemlerine de değinilen raporda, "En yüksek tane verimi 206,40 kilogram ile Şubat5 te anıza doğrudan ekiminden elde edilmiştir. En düşük tane verimi ise46,10 kilogram ile Nisan5'inde yapılan çizel, kültivatör uygulamasından alınmıştır. İki uygulama arasında dekara 60 kilogramlık bir tane verimi farkı oluşmuştur. Anıza doğrudan ekimde Mart5 ve Nisan5 ekimlerinde96 kilogram olarak birbirine yakın tane verimleri elde edilmiştir. Anıza doğrudan ekimde her üç ekim zamanında da diğer toprak hazırlığı uygulamalarından yüksek verimler alınmıştır. Çizel, kültivatör68,70 kilogramda ve pulluk, kültivatör 65,59 kilogramda uygulamalarında en yüksek verimler Mart5 ekimlerinden alınmıştır. Bu iki uygulamada Şubat5 ekimleri de Mart5 ekimlerine yakın tane verimleri oluşturmuştur. Çizel, kültivatör ve pulluk, kültivatör ile toprak hazırlıklarında Nisan5 ekimlerinde önemli verim düşüklükleri belirlenmiştir. En yüksek yağ oranı yüzde 42,5 ile Şubat5'te doğrudan anıza yapılan ekimde, en düşük yağ oranı ise yüzde 36,0 ile Nisan5 te ekimi yapılan pulluk, kültivatör uygulamasından alınmıştır. Ekim zamanı geciktikçe yağ oranın düştüğü görülmüştür" ifadelerine yer verildi.
"EKİMLER NİSAN AYINA KADAR TAMAMLANMALI"
1 yıllık araştırma sonuçlarının değerlendirildiği raporda, "Şubat5 ile Mart5 ekimlerinin tane verimi ve yağ oranı için birbirine yakın değerler verdiği, buna karşılık özellikle geleneksel toprak işlemelerde Nisan5 ekimlerinde verim düşüşleri oluştuğu görülmüştür. Bu doğrultuda su tutma kapasitesi düşük olan topraklarda ayçiçeği ekimlerinin nisan ayına kadar tamamlanmasının doğru olacağı düşüncesindeyiz. Organik madde ve su tutma kapasitesi düşük (kum) topraklarda mart ayının ilk haftasından başlayarak, orta organik madde ve su tutması orta topraklarda mart sonu olacak şekilde ekimlerin yapılmasını önerebiliriz. Organik maddesi ve su tutma kapasitesi yüksek topraklarda da kuraklık ve yüksek sıcaklıklara karşı ekimlerin5 Nisan’a kadar tamamlanmasının yararlı olacağını belirtebiliriz. Ancak bölgede şubat ve mart aylarında oluşabilecek düşük sıcaklıklara bağlı donma ve yüksek neme bağlı mildiyö (köse) hastalığının oluşma olasılığı yüksektir. Bu nedenle nisan ayından erken yapılacak ekimler için meteorolojik verileri dikkatle takip etmek ve öngörülmeyen düşük sıcaklıklarda da oluşabilecek sonuçları kabullenmek gerekir" denildi.
“DOĞRUDAN ANIZA EKİME GEÇİLMELİ”
Araştırmada ayçiçeği için en iyi yöntemin hiçbir toprak işleme yapılmadan doğrudan anıza yapılacak ekim olduğu belirtilerek, şöyle denildi:
"Doğrudan anıza ekimde; deneme tarlasında diğer iki yöntemden farklı olarak su kaybına bağlı toprak çatlaklarının oluşmadığı belirlenmiştir. Bu yöntemin, toprak neminin kaybını azaltarak bitki gelişimi için toprakta suyunu daha uzun süre koruduğu görülmüştür. Yine doğrudan anıza ekim ile solucan gibi toprak canlıları ve toprak parçalayıcı yararlı mikroorganizmalar pulluk ile işleme gibi olumsuz etkilenmeyecek, bunun sonucu toprak canlılığı korunduğu için ilerleyen yıllarda toprak verimliliği de artacaktır. Aynı zamanda ekonomik olarak ta toprak işleme masrafları oluşmayacaktır. Değişen iklim koşullarına bağlı olarak son yıllarda ayçiçeği yetiştirme mevsiminde yaşadığımız aşırı kuraklık ve yüksek sıcaklıkların devam etmesi durumunda geleneksek toprak işleme yöntemleri pulluk, kültivatör ve çizel, kültivatör gibi alet ve ekipmanlar ile toprak hazırlığını terk etmemiz ve doğrudan anıza ekime geçmemiz toprak nem kaybının azalması, toprak verimliliği ve tane verimi açısından önem taşımaktadır."