Tüketiciler 2025 yılında haklarını aramak için Tüketici Hakem Heyetlerine yoğun başvuru yaptı. Türkiye genelinde 907 bin 515 başvuru yapılırken, 849 bin 143’ü karara bağlandı ve toplam parasal değer yaklaşık 12,4 milyar lirayı buldu. Başvuruların büyük çoğunluğu ayıplı mal ve hizmetlerle ilgili olurken, ülke genelinde başvuru sayısı 2024’e göre yüzde 20 artış gösterdi ve vatandaşlar en çok abonelik sözleşmeleri, ayıplı mal ve hizmetler konusunda haklarını aradı. Başvurular en çok büyükşehirlerden gelirken, İstanbul, Ankara ve İzmir öne çıktı. İzmir’de de başvurular önceki yıla göre arttı ve özellikle abonelik sözleşmeleri ile ayıplı mal ve hizmet şikâyetleri öne çıktı. Kararların çoğu tüketici lehine sonuçlandı. Verileri değerlendiren Tüketici Koruma Derneği (Tükoder) İzmir Şubesi Başkanı ve İl Tüketici Hakem Heyeti Üyesi Av. Fatih Kurdoğlu, başvuru sayısındaki artışın temel nedeninin enflasyon ve üretim maliyetlerindeki yükseliş olduğunu belirtti. Kurdoğlu, artan enerji, SGK, vergi ve işçilik maliyetlerinin hizmet ve ürün kalitesini düşürdüğünü, bunun da tüketicilerin merdiven altı, taklit veya tadil edilmiş ürünlere yönelmesine yol açtığını bu nedenle başvurularda artış yaşandığını ifade etti.
İZMİR’DE TÜKETİCİ BAŞVURULARI 60 BİNE YAKLAŞTI
İzmir İl Tüketici Hakem Heyetine 2025 yılında yapılan başvuru sayısı 7 bin 664 olurken, bunlardan 6 bin 655’i karara bağlandı. Kararların 3 bin 723’ü lehte, 2 bin 458’i aleyhte sonuçlandı. Görevsizlik kararı 474 adet olarak kaydedildi. İl ve ilçeler dahil tüm başvurular toplandığında toplam başvuru sayısı 59 bin 831’e ulaştı. Karara bağlanan başvuruların 29 bin 558’i lehte, 25 bin 646’sı aleyhte sonuçlandı, 2 bin 828 başvuru ise görevsizlik kapsamında değerlendirildi. İzmir’de en çok başvuru yapılan konular abonelik sözleşmeleri, ayıplı mal, ayakkabı, mobilya ve hizmet şikâyetleri oldu.
TÜRKİYE’DE TÜKETİCİ BAŞVURULARI 900 BİNİ AŞTI
Türkiye genelinde ise, 2025 yılında Tüketici Hakem Heyetlerine toplam 907 bin 515 başvuru yapıldı. Bu başvuruların 849 bin 143’ü karara bağlandı. Yapılan başvuruların parasal toplamı yaklaşık 12,4 milyar lira olarak kaydedildi. Başvuruların yüzde 36’sı ayıplı mal, yüzde 28’i ayıplı hizmet şikâyetlerine ilişkindir. Ürün bazında en çok şikâyet edilenler; ayakkabı, kıyafet ve tekstil ürünleri (yüzde 19,6), mobil hat aboneliği (yüzde 4,75), kredi kartı üyelik ücreti (yüzde 3,97), mobilya (yüzde 3,71), cep telefonu (yüzde 3,61) ve internet aboneliği (yüzde 3,11) oldu. E-ticaret alışverişlerine ilişkin başvurular ise yüzde 5,19 oranında gerçekleşti.
ARTIŞLARIN NEDENİ ENFLASYON
İzmir’de başvuruların 60 bine yaklaşmasının, enflasyon nedeniyle üretim kalitesinin düşmesinden kaynaklandığını ifade eden Kurdoğlu, “Bu tamamen enflasyondan kaynaklı ekonomik bir durum. Yani firmalardan ziyade, enflasyonun durmaksızın artmasından kaynaklı. Enflasyon artışı ve girdi maliyetlerinin yükselmesi, enerji, çalışan maliyeti, SGK, vergiler; özellikle vergiler önemli bir dilim oluşturuyor. Bundan dolayı hizmette kalitesizlik veya fiyatlarda artış meydana geliyor. Piyasa dengeyi bulsa, böyle bir sorun kalmayacak. Ama bu durum hizmet kalitesini düşürüyor. İnsanlar merdiven altı, sahte, taklit veya tadil edilmiş ürünlere yöneliyor. Bu da kaçak üretimi artırıyor, vergisiz veya daha kalitesiz üretimlere sebep oluyor” diye konuştu.
LEHTE KARARLA OLMASI GEREKENDEN DÜŞÜK
Hakem heyetlerinde lehte çıkan karar oranlarının yüksekliğinde dikkat çekerek, bu tablonun tüketicilerin gerçekte haklı olduğunu gösterdiğini ve karar oranlarının aslında olması gerekenden daha düşük olduğunu söyleyen Kurdoğlu, “Aslında o karar oranlarının çok daha yüksek olması gerekiyor. Ancak tüketicimiz yeterli bir bilinç seviyesine ulaşmadığı için, genelde başvurularında bilgi ve belge eksiklikleri oluyor; bu nedenle bazı başvurular reddediliyor. Aslında tüketicilerin başvurularının çok daha yüksek oranda kabul edilmesi gerekirken, yanlış başvurular, teknik hatalar, hukuki eksiklikler ve bilgi-belge eksiklikleri, oranı gerçekte olması gerekenin altında tutuyor. Buna karşın, Tüketici Koruma Kanunu gereği tüketici lehine bir yorum yapılıyor; yani zayıfın korunması yönünde bir yaklaşım benimseniyor. Ayrıca gerçekten de hak mağduriyetleri olduğundan, lehte karar sayıları yüksek çıkıyor” diye belirtti.
TÜM PERSONELİMİZ CANLA BAŞLA ÇALIŞIYOR
Artan başvuru sayısına rağmen süreci yürüten personelin özveriyle çalıştığını belirten Kurtoğlu, “ “Gerçekten adeta canla başla çalışıyorlar. Özellikle İl Tüketici Hakem Heyetindeki raportörler ve diğer memur arkadaşlarımız, adil, hızlı ve mevzuata uygun bir şekilde çözüm üretmek için normalin üstünde gayret sergiliyorlar. Normalde memura yaklaşım farklıdır, ama il tüketici hakem heyeti üyeleri, raportörleri ve diğer memur arkadaşlar, sanki özel sektör çalışanı gibi çok ciddi tempoda çalışıyor. Bu da hem kararların nitelikli ve kaliteli olmasını hem de çok daha fazla uyuşmazlığa çözüm sağlanmasına sebebiyet veriyor. Hepsine özverili ve iyi çalışmalarından dolayı teşekkür ederim” dedi.