EKONOMI

Turizmde bayram hareketliliği: Ciro artıyor, kâr eriyor

Turizmdeki bayram hareketliliğine dikkat çeken Aydın Tokbaş, artan maliyetler ve ekonomik koşullar nedeniyle tatilci profilinin değiştiğini, ciro artsa da turizm sektöründe kârlılığın ciddi şekilde eridiğini belirtti 

KEMAL ÖZKURT - ÖZEL HABER / Kurban Bayramı yaklaşırken tatilciler hazırlıklarını hızlandırırken, bayramın 9 günlük uzun bir tatil dönemini kapsaması turizm sektöründeki beklentileri de artırdı. Yılın en önemli tatil duraklarından biri olan İzmir’de hem sahil şeridinde hem de kent merkezinde bayram yoğunluğu için tüm hazırlıklar tamamlandı. Ege Bölgesi’ndeki turizm hareketliliğini değerlendiren SKAL International İzmir Başkanı Aydın Tokbaş, 9 günlük tatil kararının ardından İzmir ve çevresindeki rezervasyonların büyük bir ivme kazandığını ve yazlık bölgelerdeki doluluk oranlarının yüzde 80-90 bandına ulaştığını ifade etti. Bayram süresince bazı tesislerin yüzde00 doluluğa ulaşmasını beklediklerini söyleyen Tokbaş, tatil kararının sezona güçlü bir başlangıç yapılmasına olanak sağladığını dile getirdi.

9 GÜNLÜK TATİL HIZLANDIRDI

Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasının ardından İzmir ve çevresindeki rezervasyonların büyük bir ivme kazandığını ve yazlık bölgelerdeki doluluk oranlarının yüzde 80-90 bandına ulaştığını ifade eden Tokbaş, bayram süresince bazı tesislerin yüzde00 doluluğa ulaşmasını beklediklerini söyledi. Şehir merkezindeki otellerde ise geçiş güzergahı üzerinde bulunmaları nedeniyle mola amaçlı bir hareketlilik öngördüklerini dile getiren Tokbaş, “Sezon başlangıcında rezervasyonlarda geçen yıla oranla yüzde 30-40 bandında bir gerileme gözlemlense de 9 günlük tatil kararı bu açığı kapatmaya başlamış ve sezona güçlü bir başlangıç yapılmasına olanak sağlamıştır” dedi.

ÇEŞME LOKOMOTİF OLMAYI SÜRDÜRÜYOR

Çeşme ve Alaçatı’nın popülerliğini koruduğunu ancak diğer bölgelere olan ilginin de arttığını belirten Aydın Tokbaş, “Çeşme–Alaçatı bölgesi hala lokomotif destinasyon olma özelliğini sürdürüyor ve bayram öncesi dolulukları yüzde 75-80 seviyesine ulaştı. Seferihisar, Urla, Foça, Karaburun ve Dikili gibi bölgeler, özellikle ‘deniz-güneş-gastronomi’ odağında ciddi birer alternatif haline geldi. Ayrıca yerli turistin İzmir merkezde konaklayıp sahil bölgelerine günübirlik geçiş yapma eğilimi de dikkat çekiyor. Ödemiş, Bergama, Tire, Selçuk (Şirince) gibi ilçelerde de kültür ve tarih turizmine yönelik hareket bekliyoruz” diye konuştu. 

TATİLCİ PROFİLİ DEĞİŞTİ

Ekonomik koşulların etkisiyle tatilci profilinde belirgin değişimler yaşandığını belirten Tokbaş, “9 günlük tatil süresine rağmen, yerli turistin harcama kapasitesindeki daralma nedeniyle daha kısa süreli ve ekonomik konaklama seçeneklerine yönelim devam ediyor. Yüksek segment oteller belirli bir kitle tarafından tercih edilse de bizler ‘her bütçeye uygun tatil’ imkanının vurgulanması gerektiğini ve fahiş fiyat algısının kırılması gerektiğini yineliyoruz” dedi.

CİRO ARTARKEN KÂR ERİYOR

İzmir turizmi için 2026 yılı hedefini 2 milyon turist eşiğini aşmak olarak belirlediklerini ve bayram hareketliliğinin bu hedefe katkı sunduğunu ifade eden Aydın Tokbaş, sektörün en büyük çıkmazının kârlılık olduğunu belirtti. Doluluk oranları yüksek olsa bile; artan enerji, gıda ve personel giderleri nedeniyle kârlılık tarafında ciddi bir sıkışma yaşandığını dile getiren Tokbaş, “Bizler maliyet artışlarını aynı oranda oda fiyatlarına yansıtamadığımız için ‘ciro artarken kârın erimesi’ durumuyla karşı karşıya kalıyoruz. Yüksek enflasyon ve küresel ekonomik dalgalanmalar nedeniyle yerli turistin tatil bütçesinin daralması, İzmir turizmini doğrudan etkiledi” dedi.

İÇ PİYASADA REKABETİ ZORLUYOR

Özellikle İzmir’e yakın olan Yunan Adaları’ndaki ‘kapıda vize’ uygulamasının yerli turistin bir kısmının rotasını yurt dışına kırmasına neden olduğunu savunan Aydın Tokbaş, bu durumun İzmirli otelcilerin iç piyasadaki rekabet gücünü zorladığını söyledi. İzmir otelciliği için “kalabalık ama yorucu” bir yılın devam ettiğini kaydeden Tokbaş, “Fiziksel doluluk memnun etse de ekonomik sürdürülebilirlik açısından maliyet baskısı sektörün en büyük sınavı olmaya devam ediyor. Sürdürülebilir turizm için İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin su indirimleri gibi destekleri sektör tarafından olumlu karşılanıyor; ayrıca konaklama vergisine yüzde indirim uygulanması bizler tarafından olumlu karşılanmıştır” diye konuştu.