KEMAL ÖZKURT / Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Mayıs ayı olağan meclis toplantısı, Meclis Başkanı Yardımcısı Işın Yılmaz idaresinde, EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ve sanayici meclis üyelerinin katılımlarıyla gerçekleştirildi. Güncel ekonomik değerlendirmelerde bulunan Başkan Yorgancılar, ihracatın milli gelir içindeki payının son 5 yılda yüzde 28’den yüzde7’ye gerilediğine dikkat çekerek, üretim ve ihracat odaklı büyüme modelinden uzaklaşıldığını söyledi. Avrupa’daki yavaşlama ve küresel daralmaya rağmen ihracatçının taleplerinin yeterince karşılık bulmadığını ifade eden Yorgancılar, enflasyon ile kur arasındaki makasın da ihracatçıyı zorladığını belirtti. Yurt içi maliyetlerin enflasyon paralelinde yükseldiğini ancak kur artışının geride kaldığını kaydeden Yorgancılar, bu tablonun üretici ve ihracatçı üzerindeki baskıyı artırdığını dile getirdi.
İHRACATÇININ PAYI AZALIYOR
Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, ihracatın gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) içindeki payının giderek azaldığını belirterek, "Avrupa Birliği ülkelerindeki yavaşlama devam ederken küresel yavaşlama özellikle son yılda etkili olsa da ülkemizin kendi gerçekliği içinde ihracatımızın milli gelire katkısı maalesef azalıyor. Bu kadar net bir tablo karşısında ihracatçımızın talepleri istenilen düzeyde karşılık bulmuyor. Üretimle, ihracatla büyümemiz gerekirken; ihracatın milli gelir içindeki payı son 5 yıl içinde yüzde 28'den yüzde7'ye geriledi" dedi.
ENFLASYON VE KUR MAKASI İHRACATI ZORLUYOR
Enflasyonla mücadele sürecini her zaman desteklediklerini ancak enflasyon ve kur arasındaki makasın ihracat yapmayı zorlaştırdığını vurgulayan Yorgancılar, "Bizim ülkemizin en büyük sorunu enflasyondur dedik ve aşağı çekilmesi için her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu ifade ettik. Ancak enflasyonla kur arasındaki makas ihracatı zorluyor. İhracatçıyı adeta pes ettiren enflasyon-kur arasındaki korelasyon yüzde 80'lerde, yani ilişki son derece güçlü. Geçen yıl enflasyon yüzde 31 seviyelerindeyken dolardaki artış yüzde 20'lerde kaldı. Bu yıl da enflasyon yüzde 31,4 iken kur artışı yüzde9,7 oranında gerçekleşti. Yurt içindeki fiyat artışları ve sanayicimizin maliyeti enflasyon paralelinde artarken, kurun geride kalması bu maliyetleri karşılamayı zorlaştırıyor. Çözüm noktası olarak kur, enflasyon kadar artarsa hiç olmazsa maliyetlerimizi kurun artışıyla dengeleme imkanımız söz konusu olacaktır" diye konuştu.
ENFLASYON EN AZ YÜZDE 26 OLACAK
Yorgancılar, son enflasyon raporu verileri doğrultusunda bütçe tahminlerinin revize edilmesi gerektiğini belirtti. Brent petrol fiyatlarının savaş nedeniyle10 dolar seviyelerine kadar çıktığını hatırlatan Yorgancılar, "60,9 dolarlık öngörüyle hazırlanan bütçelerin güncellenmesi zorunlu hale geldi. Petrol fiyatlarının 90 dolar civarında dengelenmesi beklense de bütçedeki rakam ile gerçekleşen arasındaki fark maliyetlere, oradan da enflasyona yansıyor. Gıda enflasyonu tahmini yüzde 26,3'e yükseltildi ancak nisan ayı itibarıyla bu oran yüzde 34,55 seviyesinde. Tarımsal üretimde kalıcı adımlar atılmadığı sürece gıda enflasyonunu geriletmek oldukça zor" dedi. 2026 yılı enflasyon tahminlerinin de yukarı yönlü güncellendiğine dikkat çeken Yorgancılar, "Yıl başında yüzde6 olarak açıklanan 2026 hedefi yüzde 26’ya yükseltildi. Mevcut konjonktürde her şey normal gitse bile yıl sonunda enflasyonun en az yüzde 26 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor" ifadelerini kullandı.
ÜRETİM ŞERİDİ KIRILMA NOKTASINDA
Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, PMI endeksinin son 25 aydır eşik değer olan 50’nin altında seyrettiğini belirterek üretimde tehlike çanlarının çaldığını vurguladı. Küresel ortalamanın 50’nin üzerinde olduğu bir dönemde Türkiye’deki bu daralmanın üretim kültürünü ve altyapısını tehdit ettiğini ifade eden Yorgancılar, "Bu durum sadece geçici bir stok azaltımı değil, üretim şeridinin kırılması anlamına gelir. Firmalarımız ağır maliyetler altında ayakta kalma mücadelesi veriyor. Birçok üyemiz, özellikle tekstil sektöründe olduğu gibi, pazar kaybetmemek adına maliyetine satış yaparak ihracatını sürdürmeye çalışıyor. Piyasadan bir kez çıktığınızda geri dönmenin bedeli çok daha ağır oluyor" dedi.
CUMHURBAŞKANLIĞINA KAPSAMLI RAPOR SUNULDU
Ekonomik ve sektörel sorunları içeren2 sayfalık bir raporu Cumhurbaşkanlığı danışmanlarına ilettiklerini açıklayan Yorgancılar, sanayicinin öncelikli taleplerini şu sözlerle aktardı: "Raporda yetersiz teşvikler, yüksek fabrika kiraları, ara eleman sıkıntısı ve miras hukukundan kaynaklı sorunlar gibi yapısal konulara yer verdik. Yıllar önce önerdiğimiz 'TOKİ modeli fabrika' projesini tekrar gündeme getirdik; sanayici ev alır gibi fabrika sahibi olabilmeli. Ayrıca sığınmacı işçi çalıştırma zorunlulukları, yüksek maliyetler ve ihracatçının döviz talepleri gibi kritik başlıkları çözüm önerilerimizle birlikte sunduk. Rakiplerimiz yapay zeka ve ikiz dönüşüme odaklanırken, bizlerin hala faiz ve kur sarmalında kalması kazanımlarımızı yok edebilir."
PETROLDEKİ HER0 DOLARLIK ARTIŞ CARİ AÇIĞA 3 MİLYAR DOLAR YÜK
Enerji maliyetlerindeki artışın cari açık ve enflasyon üzerindeki baskısına dikkat çeken Yorgancılar, küresel emtia piyasalarındaki şokların Türkiye ekonomisine etkisini rakamlarla paylaştı. Yorgancılar, "Brent petroldeki her0 dolarlık artış, cari açığımıza 3 milyar dolar ek yük getirirken enflasyonumuza da doğrudan yüzde ilave ediyor. Dünya Bankası enerji fiyatlarının bu yıl yüzde 24 artacağını öngörüyor. Bu tabloda ihracatçıya verilen desteklerin artırılması hayati önem taşıyor. İhracat bedellerinin yüzde 35’inin satış zorunluluğu süresi uzatıldı ancak bizim talebimiz bu oranın tamamen kaldırılması ve yüzde 3 olan destek oranının en az yüzde 5’e çıkarılmasıdır" diye konuştu.
BEYİN GÖÇÜ HAZİNENİN SUNULMASIDIR
Türkiye’nin genç nüfus potansiyeline dikkat çeken Yılmaz, eğitim sisteminden beyin göçüne, şiddet olaylarından "ev genci" kavramına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. Gençlerin motivasyon kaybı yaşadığını ifade eden Yılmaz, üreten bir Türkiye için gençlerin önünün açılması gerektiğini vurguladı. Gençlerin gelecek kaygısı nedeniyle ülkeyi terk ettiğine dikkat çeken Işın Yılmaz, "Üniversite mezunu büyük bir çoğunluk evdeyken, azımsanamayacak bir kitle de ülkeyi terk ediyor. Gençler bu topraklarda gelecek görmüyorsa, onları suçlamadan önce sağladığımız şartları analiz etmemiz lazım. Beyin göçü, elimizdeki hazinenin altın tepside sunulmasıdır. Buna imkan yaratan şartları düzeltmeliyiz. Ayrıca 'ev genci' olarak tanımlanan işsiz gençlerimizin durumu, hem toplumsal hem de ekonomik açıdan korkunç bir tablodur. Gençlerin konfor alanından çıkıp üretime dahil olması şarttır" dedi. Eğitimde fırsat eşitliği ve ezbercilikten vazgeçilmesi çağrısında bulunan Yılmaz, şiddetin normalleşmesine karşı durulması gerektiğini ifade etti.