İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği (İZDEDA) Başkanı Haydar Özkan,7 Ağustos999 Marmara Depremi’nin 27’nci yıl dönümünde Türkiye’nin deprem gerçeğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.7 Ağustos999’un Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleştiği en önemli kırılma noktalarından biri olduğunu belirten Özkan, resmi kayıtlara göre depremde7 bin 480 kişinin hayatını kaybettiğini, 23 bin 781 kişinin yaralandığını hatırlattı. Özkan,999’dan bu yana Türkiye’nin Düzce, Bingöl, Van, Elazığ, İzmir ve Kahramanmaraş merkezli depremlerle ağır kayıplar yaşadığını belirterek, “Bu rakamlar bize tek bir gerçeği gösteriyor: Depremi önleyemeyiz. Ancak depremin afete dönüşmesini önleyebiliriz” dedi.
27 YILDA TOPLANAN KAYNAĞIN KARŞILIĞI NEDİR?
17 Ağustos sonrasında uygulamaya konulan ve kamuoyunda “deprem vergisi” olarak bilinen Özel İletişim Vergisi'ne de dikkat çeken Özkan, TBMM kayıtlarına göre999’dan 2024 yılı sonuna kadar yaklaşık42,4 milyar TL tahsil edildiğini ifade etti. Özkan, bu noktada kamuoyunun cevap beklediği sorular olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu kaynağın ne kadarı deprem riskini azaltmak için kullanıldı? Riskli yapıların dönüştürülmesine, altyapının güçlendirilmesine ve yeni depremlere hazırlığa ne kadar kaynak ayrıldı? Ve en önemlisi, 27 yılda bunun vatandaşın görebileceği somut karşılığı nedir?”
ASLINDA MESELE MEVCUT YAPI STOKU
1999 sonrasında deprem yönetmeliklerinin değiştirilmesi, AFAD’ın kurulması ve afet yönetim sisteminin yeniden yapılandırılması gibi önemli adımlar atıldığını belirten Özkan, 2020 İzmir ve 2023 Kahramanmaraş depremlerinin mevcut risklerin devam ettiğini gösterdiğini söyledi. Özkan, “Artık yalnızca yeni binalar yapmak yetmez. Asıl mesele, mevcut riskli yapı stokunu güvenli hale getirmektir” ifadelerini kullandı. Kentsel dönüşümün de bu anlayışla yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Özkan, vatandaşın mülkiyet hakkını koruyan, ekonomik olarak ulaşılabilir, şeffaf, bilimsel ve kamu denetiminde bir dönüşüm modeline ihtiyaç olduğunu dile getirdi.
DEPREM OLMADAN ÖNCE HAREKETE GEÇMELİYİZ
Depreme hazırlığın afet sonrasına bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Özkan, “Depremi durduramayız. Ama binaların yıkılmasını, insanların enkaz altında kalmasını ve ailelerin yok olmasını büyük ölçüde azaltabiliriz” dedi. Özkan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Artık deprem olduğunda konuşmanın değil, deprem olmadan önce harekete geçmenin zamanı. 30 Ekim 2020’den bu yana söylediğimiz gibi: Deprem bir gün mutlaka gelecek. Asıl soru, bizim o güne ne kadar hazır olduğumuzdur.”7 Ağustos999’da hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anan Özkan, “Unutmadık. Unutmayacağız. Ama sadece anmakla da yetinmeyeceğiz” mesajını verdi.