TANER UYANIKER
Dini değerler suistimal edilerek toplumun bir kısmı gaflet ve delalet içinesürüklenmiş, şapka devrimi, kılık kıyafet devrimi, ümmet anlayışından millete dönüşüme karşı kışkırtılmış, laiklik söylemleri yerine “şeriat isteriz” söylemleriyle cumhuriyet kazanımlarının yok edilmesi amacıyla devrimlerimizin temelinde yatan ilerici felsefeye karşı irticai düşünceyle ayaklanmışlardır. Henüz yeni olan cumhuriyetimizin değerlerini gayet iyi anlayan, doğruluğuna inanmış olan genç öğretmen asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay ve en az Kubilay kadar Atatürk’e ve cumhuriyet değerlerimize inanmış olan Bekçi Şefki ve Bekçi Hasan bu irticai harekete sürüklenenlerin karşısında canları pahasına korkusuzca durmuşlar ve katledilmişlerdir. Bu gerici ve şeriatçı zihniyet şehit ettiği asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay’ın başını kesmiştir. Bugün Mustafa Fehmi Kubilay gibi Cumhuriyet değerlerini iyi anlayan ve bu değerlerin doğruluğuna ve gerekliliğine inanan bizler şunu çok iyi biliyoruz ki o gün bu yobazlar tarafından kesilen devrim şehidimiz Mustafa Fehmi Kubilay’ın başı değildir. Laik, demokratik ve tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin başı kesilmek istenmiştir.
23 Aralık930’da amaçlarına ulaşamadıklarını bilen gerici yobaz zihniyet aynı amaçla faaliyetlerini devam ettirmektedir. Bunu gören, Atatürk’ün devrimlerine sahip çıkan ve onu iyi anlayan Cumhuriyetimizin yetiştirdiği aydınlarımız tarafından irticaya geçit verilmemiştir. Bu aydınlarımız Türkiye Cumhuriyeti’nin devamının ulu önderimizin gösterdiği yolda durmadan yürümek olduğunu savunmuşlardır. Ancak 23 Aralık930’dan bu yana zihniyeti asla değişmeyen eli kanlı yobazlar kendi gerici ve anti laik hedeflerinin önünde bir engel olarak gördükleri kurucu genel başkanımız Prof.Dr. Muammer Aksoy’u ve diğer kurucularımız Bahriye Üçok, Turan Dursun, Çetin Emeç, Ahmet Taner Kışlalı ve Necip Hablemitoğlu’nu katletmişlerdir. Siyasiler tarafından bu cinayetler ne kadar faili meçhul diye tanımlansa da bizim için öyle değildir. Biz bu cinayetlerin faillerini tanıyor ve biliyoruz.
Bunlar 23 Aralık930’daki kin ve nefreti, aydınlığa karşı karanlığı savunan, ilericilik düşmanı yobaz zihniyetin mirasçılarıdır. Bu karanlık düşünceye karşı Atatürk’ün gösterdiği aydınlık yolda ilerleyen biz Atatürk’çüler tıpkı Şehit Kubilay gibi canımız pahasına bile olsa korkmadan yorulmadan mücadelemize devam edeceğimize and içtik.”