AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, geçtiğimiz günlerde 6,1 büyüklüğünde bir depremin merkezi olan Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde açıklamalarda bulundu. Pehlivan,7 Ağustos999 Marmara Depremi'nin 26. yılı dolayısıyla Türkiye'nin depremlere müdahale kapasitesi ve hazırlıklarına ilişkin konuştu. Marmara Depremi'nin çok büyük ve yıkıcı olduğunu anımsatan Pehlivan, depremde yaşamını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi.
Pehlivan, Marmara Depremi döneminde ulaşım, haberleşme ve arama kurtarma faaliyetlerinde imkanların kısıtlı olması nedeniyle zorluklar yaşandığına işaret etti. Ayrıca o dönemde kriz odaklı bir afet yönetim anlayışının bulunduğunu ifade eden Pehlivan, bunun sürdürülebilir olmadığının anlaşıldığını aktardı.
EN TEMEL BAŞLIKLARDAN BİRİNİ TEŞKİL EDİYOR
Pehlivan, konuşmasının devamında "Elbette krizi yönetmek önemli ama bunun ötesinde daha bütüncül bir bakış açısı gerektiği ortaya çıktı ve nitekim 2009'da Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakanlığı döneminde talimatları doğrultusunda AFAD kuruldu” ifadelerine yer verdi. AFAD'ın kuruluşuyla kriz odaklı afet yönetimi anlayışından risk odaklı anlayışa geçildiğine, bunun AFAD'ın kuruluş kanunlarında ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nde yer aldığına işaret eden Pehlivan, "AFAD, risk odaklı bir anlayışla afetlerin bütün süreçlerini ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği ve koordinasyon halinde yönetir ve bu konuda politikalar üretir, stratejiler geliştirir. Misyon olarak da afetlere dirençli toplum, 'Afetlere Dirençli Türkiye' hedefi Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koymuş olduğu Türkiye Yüzyılı vizyonu içerisinde en temel başlıklardan birini teşkil ediyor” dedi.
O RAKAMI BUGÜN İTİBARIYLA30 BİNE ÇIKARDIK
1999'dan bu yana Türkiye'nin afet müdahale kapasitesinin hem insan kaynağı hem de teknoloji alanında katettiği mesafeye dikkati çeken Pehlivan, şöyle devam etti: "1999'dan bugüne arama kurtarma kapasitemiz ziyadesiyle gelişmiş durumda. Şu anda kadrolu0 bin personelimiz içerisinde 3 bin 600 kadrolu arama kurtarma personelimiz bulunuyor ve yakın bir gelecekte bu sayı 5 bin 600 rakamına çıkacak. Ama bununla da kalmıyor. Bizim 5 yıldır uyguladığımız bir akreditasyon sistemi var. Bu kapsamda da kamu kurum kuruluşları başta olmak üzere sivil toplum teşkilatlarından arama kurtarma ekiplerini akredite ediyoruz. Cumhuriyetimizin00. yılında00 bin arama kurtarma personeli hedefimiz vardı. Biz o rakamı bugün itibarıyla30 bine çıkarttık."
MİLLİLEŞTİRİLMESİNİ SAĞLAMIŞ DURUMDAYIZ
Pehlivan, teknik donanımda yerlileşme adımlarının önemini vurguladığı konuşmasına, "O günün teknolojisi ile bugünün teknolojisi çok daha çok farklı noktalarda. Biz insan kaynağımızı artırırken teknik donanım olarak da kapasitemizi çok ileri noktalara taşıdık. Ekiplerimiz ortalama00 kalem arama kurtarma malzemesi ekipmanı kullanıyor ve bunun 53 kalemi ithal ürünlerden oluşuyordu. AFAD'da başlatılan çalışmalar neticesinde 32 kalem ürünün yerlileştirilmesi ve millileştirilmesini sağlamış durumdayız” diye devam etti. Pehlivan, Türkiye'nin204 deprem izleme istasyonundan oluşan ağıyla Avrupa'nın ve dünyanın en büyük sistemleri arasında yer aldığını belirterek, bu teknoloji sayesinde uzmanların, bilim kurulunun ve ilgili genel müdürlüğün yer hareketlerini anlık olarak izlediğini ve riskleri değerlendirdiğini söyledi.
FARKINDALIK VURGUSU
Afetlere hazırlıkta vatandaşların rolünün kritik olduğunu, bu konuda herkesin atabileceği basit adımların bulunduğunu anlatan Pehlivan, "Türkiye genelinde 31 binin üzerinde toplanma alanı var. Bunun 5 bin 577'si İstanbul'da ve vatandaşlarımız e-Devlet'ten girip kendilerine en yakın toplanma alanını öğrenebilir. Yani bunu bile öğrenmek, farkındalık diyoruz ya, farkındalık açısından bir adım atmak anlamına gelir" ifadelerini kullandı.
ATACAĞIMIZ ADIMLARI BUNA GÖRE ŞEKİLLENDİRMEMİZ GEREK
Pehlivan, Türkiye'nin deprem gerçeğini unutmadan hareket edilmesi gerektiğinin altını çizerek, "99 depreminin yıl dönümündeyiz ve ortalama biliyorsunuz0 yılda bir 7 ve üzeri büyüklükte ülkemizde deprem oluyor. Üç yılda bir 6, beş yılda bir de 6-7 arası büyüklükte deprem oluyor. Bu gerçeği aklımızdan çıkarmayıp, atacağımız adımları buna göre şekillendirmemiz gerekiyor” diye konuştu.