İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından AHBAP Derneği hakkında yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren ünlü isimlerin savcılık ifadeleri ortaya çıktı. Hazal Kaya, Özlem Gürses, Ruşen Çakır ve Fatih Altaylı’nın soruşturma kapsamında bilgi verdiği öğrenilirken, ifadelerde 6 Şubat depremleri sonrası yapılan bağışlar ve yardım faaliyetlerine ilişkin açıklamalar yer aldı.
HAZAL KAYA: BAĞIŞIMIN NEREYE GİTTİĞİNİ ÖĞRENMEK İSTİYORUM
Oyuncu Hazal Kaya, savcılık ifadesinde AHBAP Derneği’ne20 bin TL bağış yaptığını belirterek, bağışların amacı dışında kullanılması durumunda kendisinin de mağdur olduğunu söyledi.
Kaya ifadesinde şunları kaydetti;
“AHBAP’a şahsen20.000 TL bağış ben de yaptım. Yaptığımız bağışların bu şekilde Haluk Levent tarafından suistimal edilmesi sebebiyle ben de mağdurum. Güvenimizin bu şekilde zedelenmesi nedeniyle çok üzgünüm. Yaptığım bağışın nereye gittiğini öğrenmek istiyorum. Bu yönde ben de şikâyet hakkımı gerekli olursa kullanacağım.
Bu süreçte sadece AHBAP ve Babala TV’ye yönelik paylaşımlar olmadı. Göçük altında kalan veya acil yardıma ihtiyacı olan insanların çağrılarına ilişkin de AFAD’ı etiketleyerek yine aynı şekilde sosyal medya hesaplarımdan paylaşımlarım oldu.
AHBAP Derneği’nin o süreçte kullanacağı çadırları Kızılay’dan temin etmesi veya çeşitli kamu görevlilerinden destek içeren açıklamalar paylaşması bizde de o dönem bir güven duygusu oluşturmuştu. Ama geldiğimiz noktada bu duygumuzun ve bizim kamuoyu nezdinde bilinirliğimizin kullanılarak insanlardan bağış toplanmaya çalışılmasını topluma yapılan bir kötülük olarak değerlendiriyorum.
Basından öğrendiğim kadarıyla savunmasında dayandığı hususları korkunç bir şey olarak buluyorum. Hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır. Benim de aralarında bulunduğum binlerce insanın iyi duygularını suistimal ederek yaptığımız bağışları bahis ve kumarda harcaması alçakça bir harekettir”
ÖZLEM GÜRSES: BEN HERHANGİ BİR KURUMU PARLATMA ÇABASI GÖSTERMEDİM
Gazeteci Özlem Gürses ise ifadesinde, afet dönemlerinde önceliğin vatandaşların barınma ve temel ihtiyaçlarının karşılanması olduğunu söyledi.
Gürses, herhangi bir kurumu öne çıkarma amacı taşımadığını belirterek, “Afet dönemlerinde asıl ihtiyaç vatandaşların bir an önce barınma ve yiyeceğe kavuşturulmasıdır. Kim tarafından yapıldığı ve diğer detaylar önemsizdir. Ben herhangi bir kurumu parlatma çabası göstermedim. Bu nedenle sorumluluk hissetmiyorum.
Eğer bilgim dışında soruşturmaya konu özneler beni kullandı ise az önce bahsettiğim gibi şikâyetçi olacağım. Sayın Savcılık dolandırıcılık ve hırsızlık konulu bu çok çirkin isnatları en kısa sürede ortaya çıkarmalıdır. Türk halkı bu çirkin eylemleri hak etmemektedir.
Eğer deprem sürecinde örgütsel yapı kuruldu ise ve yardım etmeyenlere linç furyası başlatıldı ise ben bunun farkında değildim. Yine Ahbap ve Babala’nın tabiri caiz ise rakibi kurumundaki sivil toplum kuruluşlarına çağrı yapanlar karalanıyor ise bunu da fark etmedim.
Ben tamamen şeffaflığa olan inancım nedeniyle çağrı yaptım. Bu denli büyük bir travma içerisinde iken bunu düşündülerse yazıklar olsun.
Türk yargısı geçen üç sene içerisinde durumu somut olarak belirleyecek verilere sahiptir. Haluk Levent sürekli kamu görevlileriyle ve sahada fotoğraflar vererek insanların kafalarını karıştırdı.
Ben özür dilemeyi gerektirecek bir şey yapmadım” ifadelerini kullandı.
RUŞEN ÇAKIR: BEN DE BU DERNEĞE YARDIMDA BULUNDUM
Gazeteci Ruşen Çakır da ifadesinde AHBAP Derneği veya Haluk Levent ile herhangi bir yakın ilişkisinin bulunmadığını söyledi.
Çakır, deprem döneminde yapılan yardımların mağdur vatandaşlara destek olmak amacı taşıdığını belirterek, “Benim Haluk Levent ve bu dernekle uzaktan yakından bir ilişkim yoktur. 6 Şubat depremi ülke ve milletimiz olarak tüm bireyleri zorluk içerisine düşüren bir durumdur. Burada insanlık adına yapmış olduğumuz her şey tamamen deprem bölgesinde mağduriyet yaşayan insanların bir nebzede olsa onlara faydalı olma anlayışıdır.
Bu soruşturmalar neticesinde söz konusu Ahbap Derneğinin mağdur insanlara yardım niteliğinde dağıtılması gereken paraların şahsi sebepler ile kullanıldığını öğrenmiş oldum. Bir derneğin bu şekilde hareket etmesi gerçekten çok üzücü.
Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak da ve yine bir gazeteci olarak da beni üzmüştür. Ben de bu derneğe yardımda bulundum. Umarım bir an önce suçlu olan kişilerin cezalandırılmasının gerçekleşmesini isterim” ifadelerini kullandı.