İstanbul Ümraniye’de 21 yaşındaki futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı’nın yaşamını yitirdiği silahlı saldırıya ilişkin yürütülen soruşturmada, adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Aleyna Kalaycıoğlu’nun annesi Zuhal Kalaycıoğlu’nun ifadesi gün yüzüne çıktı. Kalaycıoğlu, Canbay’a yönelik söylediği “herkes haddini bilecek” sözleriyle ilgili olarak, “Olay akşamı oldu. Kızım telefonda görüntülü olarak Yalçınay ile konuşuyordu. Konuşma esnasında sesler yükselmeye başlayınca kızımın elinden telefonu alarak “Herkes haddini bilsin” deyip telefonu yüzlerine kapattım.” ifadelerini kullandı.
Habertürk muhabiri Mustafa Şekeroğlu’nun aktardığı bilgilere göre, 19 Mart akşamı bir stüdyo önünde meydana gelen olayda, araç içinde bulunan genç futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı silahlı saldırı sonucu ağır yaralanmış ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında, aralarında Aleyna Kalaycıoğlu, Alaattin Kadayıfçıoğlu ve türkücü İzzet Yıldızhan’ın da bulunduğu 7 kişi tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
Soruşturma sürecinde ifadeler ve güvenlik kamerası görüntüleri detaylı şekilde incelenirken, olayın arka planına dair dikkat çeken bilgiler de ortaya çıktı. Tanık beyanları, saldırı anında yaşananları ve şüpheliler arasındaki ilişkileri gözler önüne sererken, olay öncesinde yaşanan gerginlik de dosyada yer aldı.
Zuhal Kalaycıoğlu hakkında ise yürütülen incelemede, olaya doğrudan bir bağlantısının olup olmadığı değerlendirildi. Verdiği ifade doğrultusunda hakkında adli kontrol kararı uygulanarak serbest bırakıldı. Tüm bu gelişmelerin ardından kamuoyunun dikkati, Zuhal Kalaycıoğlu’nun açıklamalarına çevrildi. Kalaycıoğlu’nun ifadesi ortaya çıktı. Şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu’nun annesi Zuhal Kalaycıoğlu’nun ifadesinde şu açıklamalar yer aldı:
‘KIZIM ALEYNA’NIN YARDIMLARIYLA GEÇİMİMİ SAĞLIYORUM’
“Yukarıda iletişim adresi olarak vermiş olduğum adreste kızım Cansu Tutuş ile yaklaşık 1 yıldır oturmaktayım. Yaklaşık 20 yıldır eşimden ayrıyım. Kendisiyle bugüne kadar da hiç görüşmedim. İletişim numarası olarak verdiğim numaralı telefon benim üzerime kayıtlıdır, yaklaşık 20 yıldır kullanırım. Ayrıca engelli kızım olan Cansu Tutuş’un kullandığı telefon benim üzerime kayıtlıdır ancak bu numarayı hatırlamıyorum. Başkasının adına kayıtlı olup da benim başkaca kullandığım bir hat yoktur. Kızım Aleyna Tutuş’un yardımlarıyla geçimimi sağlıyorum. Engelli kardeşinin yardımlarını da Aleyna sağlar.”
‘KUBİLAY’I ALEYNA VE CANBAY’DAN TANIRIM’
“Benden sormuş olduğunuz Kubilay Kaan Kundakçı isimli şahsı, kızım Aleyna ile erkek arkadaşı Vahap Canbay’ın ortak arkadaşları olmasından dolayı tanırım. Kendisiyle tanışıklığım geçen yaz tatilinde Bodrum’a tatile gelmesinden dolayı tanırım. Ben tanıdığım zaman hiçbir iş yapmıyordu, daha önce futbol oynadığını, şu anda sağlık durumlarından dolayı futbol oynayamadığını bana anlatmıştı. İstanbul’da da birkaç kez evime gelmişliği olmuştur. Geldiğinde de yanında kızım Aleyna ve Vahap Canbay vardı. Vahap Canbay’ın işlerini yapardı. Telefon numarası telefonumda Kubilay diye kayıtlıdır ancak numarasını ezbere bilmiyorum. Nerede oturduğunu da bilmem. Kendisiyle aramda herhangi bir alacak verecek ve husumetim yoktur.”
‘METİN KADAYIFÇIOĞLU’NU ÇOK ESKİDEN BERİ TANIRIM’
“Benden sormuş olduğunuz Metin Kadayıfçıoğlu isimli şahsı çok eskiden beri tanırım. Kendisiyle ne zaman tanışıklığımı hatırlamıyorum. Ne iş yaptığını bilmiyorum. Nerede oturduğunu bilmem. Telefon rehberimde kayıtlıdır, hatırladığım kadarıyla Metin abi olarak kaydettim.”
ALAATTİN KADAYIFÇIOĞLU İLE 3 HAFTA ÖNCE TANIŞMIŞ
“Alaattin Kadayıfçıoğlu isimli şahsı yaklaşık 3 haftadır tanırım. Kendisi kızım Aleyna ile birlikte engelli kızım Cansu Tutuş’u eve görmeye gelmişlerdi. Kendisiyle ilk defa orada tanıştım. Armatörlük yaptığını biliyorum. Kızım ile kendisi görüşüyordu ancak aralarında herhangi bir gönül ilişkisi olup olmadığına dair bilgim yoktur. Telefon numarası rehberimde Alaattin olarak kayıtlı olabilir. Bu şahısla aramda herhangi bir alacak verecek meselesi ve husumet yoktur.”
‘EVİMİZE ARKADAŞLARINI GETİRİYORDU, RAHATSIZ OLDUM’
“Vahap Canbay isimli şahsı yaklaşık 1 buçuk yıldır tanırım. Kendisini kızım Aleyna vasıtasıyla tanıdım. Kendisi rap müzik yapmaktadır. Kızım da o sürede pop müzik yapıyordu. Kendisiyle ilk görüşmemiz Zekeriyaköy’de oturduğumuz zaman kızım Aleyna ile birlikte eve gelmişti, ilk orada yüz yüze tanıştım. Daha sonra kızım Aleyna ile birlikte müzik yapmaya başladılar. Bu süreçte sevgili olmaya başladılar. Normalde bu şahıs Bağcılar’da oturuyordu. Kızımla sevgililik hayatı başlayınca Zekeriyaköy’deki evimize arkadaşlarını ve akrabalarını müzik bahanesiyle getirip saatlerce evde kalmaya başlayınca rahatsız oldum. Bu sebepten de kızım Aleyna ile kavga etmişliğim olmuştur. “
‘ANNEN BURADAN GİTSİN, BİZ BURADA KALALIM’ DEMİŞ
“Hatta bu sebepten ötürü de Zekeriyaköy’deki evimden taşındım. Beykoz’a yerleştim. Beykoz’a yerleştikten sonra kaldığım ev yine büyük olunca bu sefer Vahap Canbay müzik bahanesiyle yine arkadaşlarını da getirip Beykoz’daki evime gelince ben rahatsız oldum. Kendilerine bir stüdyo tutmalarını, orada çalışmalarını söyleyince Vahap Canbay’ın kızıma “Annen buradan gitsin, biz burada kalalım” gibi sözler söylediğini, kızım da bana bunu söyleyince biz kendi aramızda münakaşa yaşadık. Canbay’ın niyeti kızım buranın kirasını 1 senelik peşin ödediği için ikisinin beraber burada kalmasının daha doğru olacağını söyledi. Ben de bunu kabul etmedim.”
‘KIZIM 3 KEZ AYRILMAK İSTEDİ’
"Kızıma Canbay’ın ev tutup oraya taşınması gerektiğini söyledim, yanımda kalmalarına müsaade etmedim. Daha sonra kızım Aleyna ile Vahap, bir ev kiralayıp orada birlikte yaşamaya başladılar. Kızım Aleyna ile birlikte Şişli’de ortak bir stüdyo açtılar. Stüdyo açıldıktan sonra Vahap’ın kızım ile neredeyse her gün kavga ettiklerine, hatta kızımın bir gün beni arayarak “Anne gel beni kurtar” dediğine şahitliğim olmuştur. Bu süreçte kızım Aleyna, Vahap’tan 3 defa ayrılmak istedi. Vahap Beykoz’da kızıma yaptığı gibi minibüsle alıkoyarak, kızımın telefonunu alıp kırarak tehdit etmeye başladı.”
‘KORKTUĞUMUZ İÇİN ŞİKAYET ETMEDİK’
"En son ikisinin ortak 2 tane köpekleri vardı. Bu köpeklere de Ümraniye’deki ofislerinde bakıyorlardı. Köpeklerinin birisinin ismi Mokka, diğerinin ismi de Rio idi. Vahap, kızımın ayrılık sürecinde kendisini köpekleri vermemekle tehdit etti. Ben de kızımın bu ilişkisini en başından beri onaylamadığımdan kızıma eve gelmesini söyledim. Kızım da benden çekindiği için arkadaşlarında kalmaya başladığını öğrendim. Kızımın bu şahıs ile ilişki sürecinde çok kavgası oldu, hatta ben 3-4 günde bir gelen telefonları korkarak açıyordum, kızımın başına bir iş gelmesin diye ben de kızıma “Bırak, gel beraber yaşayalım” diye çok kez uyarmışlığım oldu ancak Canbay’ı sevdiği için vazgeçmedi. Bu olaylar ile ilgili biz yalnız olduğumuz için, sahip olan kimse de olmadığı için tehdit edilip korktuğumuzdan dolayı bugüne kadar adli mercilere şikâyette bulunamadık."
OLAY GÜNÜNÜ ANLATTI
“Olay günü akşam saatlerinde, saatini tam olarak hatırlamıyorum çünkü o sırada engelli kızım ile ilgileniyordum, kızım Aleyna beni aradı. “Anne Bertin ile biz stüdyodayız, Vahap’lar dışarıda, çıkamıyoruz” dedi. Ben de kendisine hemen eve geliyorsun dedim. Bu süreçte birkaç kez arayıp neden hâlâ gelmediğini sordum. Kendisi de bana “Anne gitmelerini bekliyoruz, bana bir şey yapabilirler, Mokka isimli köpeği alabilirler, gitsinler geleceğiz” dedi. Ben de her şeyi bırakıp gelmesini söyledim, hatta yanındaki arkadaşı Bertin’e mesaj atıp “Aleyna’yı alıp bize geliyorsun” dedim.”
‘ALAATTİN KIZIMI ALMAYA GELDİ’
“Telefon görüşmesinden bir müddet sonra Bertin ile kızım Aleyna evime geldiler. Kızım evime geldiğinde panik halinde “Anne ne yapacağım, köpeğim orada aç” diye söylenip duruyordu. Ben de hatta kızıma bu konuda kızıp “Başlarım senin köpeğine” dedim. Yaklaşık 2 saat kadar evde oturdular. Bu süreçte Alaattin Kadayıfçıoğlu’na kızım olayı anlatmış. Alaattin de kızıma “Sen evden ayrılma, ben seni almaya geliyorum” dedi. Bir müddet sonra Alaattin geldi. Kızım Aleyna ile Bertin aşağıya indi. Bertin evin önünden ayrıldı. Alaattin de kızımla birlikte Alaattin’in arabasıyla evimin önünden ayrıldılar. Ben de kızımın Alaattin ile birlikte Alaattin’in evine gidecekleri düşüncesiyle rahatladım.”
‘YARALAMA OLDUĞUNU O ANDA ÖĞRENDİM’
"Bir süre sonra Ümraniye’den polisler beni aradılar. Bana Aleyna’yı sordular. Telefonla görüşme hâlindeyken arka taraftan Vahap’ın sesi geliyordu, burada yaralama olduğunu o anda öğrendim ancak kimin kimi yaraladığı hakkında bir bilgi edinemedim. Ben de bunun üzerine önce kızımı aradım, kızıma ulaşamayınca bu sefer Alaattin’i aradım. Alaattin de cevap vermeyince bu sefer Bertin’i aradım. Kızımın nerede olduğunu sordum, Bertin de bana önce sakin olmamı söyledi, söylemek istemedi. Ben de telefonda bağırıp çağırınca kızımın kendisinin yanında evde olduğunu söyledi. Bana kaldığı evin konumunu attı.“
'KIZIM ŞOKTAYDI'
“Ben de aracımla Bertin’in evine kızımı almak amacıyla gittim. Gittiğimde kızım şoktaydı, hiçbir şey konuşmuyordu, tir tir titriyordu. Kendisi sorduğum sorulara cevap veremeyince ben de Bertin’e ne olduğunu sordum. Bertin de bana Aleyna’nın Alaattin Kadayıfçıoğlu ile birlikte köpeği almaya stüdyoya gittiklerini, gittiklerinde kapının önünde Vahap Canbay ve arkadaşlarının araçta beklediklerini gördüklerini, daha sonra Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun arabadan inerek Vahap Canbay ile tartıştıklarını, bu arada Alaattin’in Vahap’lara doğru ateş ettiğini, ancak olayda kimin yaralandığını bilmediğini, kendilerinin de korkarak olay yerinden uzaklaştıklarını bana anlattılar.
Engelli kızımı yalnız bırakmıştım, bir müddet sonra yanlarından ayrılıp tekrar kendi evime geçtim. Bir müddet sonra Bertin’i arayarak kızımı bana getirmesini söyledim. O da kızımı alarak bana getirdi. Olay anında Bertin stüdyo içerisinde çalışıyormuş, çalıştığı ortamda yüksek ses olduğundan dolayı bana olay anını duymadığını ve görmediğini söyledi. Kızım bana geldikten bir müddet sonra polis ekipleri evime geldi. Kızımı evimden alarak götürdüler.”
‘BİR ANNE OLARAK O GECE GÖTÜRMEK İSTEMEDİM’
“Bir anne olarak iki kızım var. Birisi engelli, bakıma muhtaçtır. Diğer kızım Aleyna ise bize bakan, maddi manevi destek veren kızımdır. Olayın tüm içeriğini, sebebini öğrendikten sonra kızımı avukatımız ile birlikte teslim edecektik. Ancak kızım eve geldiğinde engelli kızıma sarılıp “Beni bırakma Cansu” şeklinde ağlayınca bir anne olarak o gece götürmek istemedim.”
‘HERKES HADDİNİ BİLECEK’
Anne Zuhal Kalaycıoğlu “Konu ile ilgili alınan tanık beyanlarında olay öncesinde sizin Vahap Canbay’ı kast ederek “Herkes haddini bilecek” şeklinde tehditkâr bir telefon görüşme gerçekleştirdiğiniz yönünde iddiada bulunulmuştur. Konu hakkında neler söylemek istersiniz.” Sorusunu şu şekilde yanıtladı:
“Bu telefon görüşmesi olay akşamı olmuştur. Bu görüşme esnasında kızım Aleyna bendeydi, hatta yanımızda Bertin de bulunuyordu. Kızım telefonda görüntülü olarak Yalçınay ile konuşuyordu. Konuşma esnasında sesler yükselmeye başlayınca kızımın elinden telefonu alarak “Herkes haddini bilsin” deyip telefonu yüzlerine kapattım.”
‘KİMSEYİ YÖNLENDİRMEDİM’
“Olay yukarıda anlattığım gibidir. Benim bu olaya herhangi bir dahilim yoktur. Kimseyi de azmettirmedim. Kubilay Kaan Kundakçı isimli şahıs kızımın da arkadaşıdır. Ölmesinde veya öldürülmesinde herhangi bir yönlendirmem yoktur. Ben kimseyi tehdit etmedim.
Benimle birlikte kalan kızım Cansu Tutuş yüzde yüz engellidir. Bakıma muhtaçtır. Kendisine benden başka bakacak kimse yoktur. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir. Ekleyeceğim bir husus yoktur."