GÜNDEM

Babasının kaçırdığı çocuğunu 7 yıl sonra buldu: Alman anne Bursa'yı köy köy gezip oğlunu aramış

Bursa'da 7 yıl önce babası ve babaannesi tarafından kaçırılan 8 yaşındaki N.S.’nin bulunmasının ardından, Alman anne Rebecca S.’nin yürek burkan ifadesi ortaya çıktı. Çocuğunu bulmak için yıllarca Türkiye-Almanya arasında mekik dokuyan acılı anne, "Beni kandırıp köy köy gezdirdiler, hatta bu süreçte hamile olduğumu öğrendim" dedi.

Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde 2019 yılında tatil için geldiği Türkiye’de, 1 yaşındaki oğlu N.S.’nin babası ve akrabaları tarafından kaçırılmasıyla hayatı kabusa dönen Alman vatandaşı Rebecca S., 7 yıl sonra gelen mutlu haberin ardından sessizliğini bozdu. Emniyette müşteki sıfatıyla ifade veren anne, evladına kavuşmak için verdiği hukuk mücadelesini ve maruz kaldığı ihanetleri anlattı. Çocuğun babası Umut K.’nın hayatını kaybettiği, babaanne ve bir akrabanın ise tutuklandığı olayda Rebecca S., tüm ailenin bu kaçırma olayından haberdar olduğunu iddia ederek şikayetçi oldu.

Rebecca S, ifadesinde Almanya'da birliktelik yaşadığı Umut K. ile 2018 yılında N.S. ismini verdikleri çocuklarının dünyaya geldiğini anlattı. Tatil amacıyla 2019'da Türkiye'ye geldiklerini dile getiren Rebecca S., şöyle devam etti:
"Burada 2-3 ay kalıp Almanya'ya dönecektik ancak burada zaman geçirdikten sonra Umut Almanya'ya dönmek istemedi. Beni burada kalmaya ikna etmeye çalıştı fakat ben bunu kabul etmedim. Bana neden Türkiye'de kalmak istediğini açıklamıyordu ancak bu konuda aramızda büyük bir tartışma konusu olmamıştı. Umut'un annesi Hanife beni kesinlikle istemediği için Umut'u sürekli dolduruyordu. Hatta bana 'domuz yiyen' şeklinde hitap ediyordu."

Rebecca S, çocuğunun kaybolduğu gün Umut K. ve annesi Hanife S.'nin bir süre konuştuktan sonra para çekmek için dışarı çıkmaları gerektiğini söylediğini belirterek, şunları kaydetti:

"Birlikte Mustafakemalpaşa'da bulunan bir bankaya giderek işlem yapmak istedik ancak Umut'un yanında bulunan kimlik geçerli olmadığı için para çekemedi. Bankadan çıktıktan sonra G.T. isimli akrabası Umut'u arayarak hastalandığını söyledi. Onun evine giderek G.T.'yi aldık ve sağlık ocağına gittik. Bu sırada ben tuvalete gittim. Tuvaletten çıktıktan sonra G.T. dışarıda tek başına beni bekliyordu. Umut'un nerede olduğunu sordum, bilmediğini söyledi ancak şüpheleneceğim bir konu olmadığı için yürüyerek eve gittim."

"Umut'un dayısı, oğlumu bulmak amacıyla beni köy köy gezdirdi"

Eve gittiğinde her yerin kapalı olduğunu gördüğünü, yanında telefon bulunmadığını ve Umut K.'ya ulaşamadığını anlatan Rebecca S, vakit ilerledikçe şüphelerinin arttığını ifade etti.

Rebecca S, sosyal medya hesabından ulaştığı annesinin çocuğun kaçırıldığını anlayarak konsolosluğa haber verdiğini, daha sonra karakola gidip şikayette bulunduğunu, ifadesinin alınmasının ardından polis ekiplerinin kendisini konaklamalı bir tesise bıraktığını belirterek, şöyle devam etti:

"Ben orada bulunan güvenlik görevlisi olduğunu düşündüğüm kişiden tekrar telefonunu istedim ve Facebook hesabıma girdim çünkü çok zor durumdaydım. Yanımda param dahi yoktu. Hemen anneme durumumu anlattım. Annem de Facebook'ta konuyu açıklar şeklinde yardım istediğini belirten bir paylaşım yapmış."

Bu paylaşımın ardından Neslihan isimli birinin kendisiyle irtibat kurduğunu belirten Rebecca S., "1 ay Neslihan'ın evinde kalarak çevre araştırmasına başladım. Hatta karakolda ilk ifademde beni anlamadıklarını düşünerek tekrar gittim. Ben de karakoldan çıktım ancak kendi imkanlarımla araştırmalara devam ettim. Hatta bu süreçte Umut'un dayısı benimle iletişim kurup buraya geldi. Beni, oğlumu bulmak amacıyla köy köy gezdirdi. Yaklaşık bir ay sonra hamile olduğumu öğrendim." ifadesini kullandı.

"Sürekli Türkiye'deki avukatlarımla irtibat halindeydim"

Rebecca S., hamileliği boyunca 7-8 defa Türkiye'ye geldiğini ancak olumlu dönüş alamadığını aktardı.

Çabalarının da sonuç vermediğini anlatan Rebecca S., ifadesini şöyle sürdürdü:

"Almanya'da da müracaatımı yaptım fakat konu Türkiye'de geçtiği için dosya kapandı. Hatta Almanya'da bulunan bir kayıp programına da başvurdum ancak orada da hiçbir sonuç alamadım. Sürekli Türkiye'deki avukatlarımla irtibat halindeydim. 11 Mart'ta avukatımın ulaşmasıyla oğlumun bulunduğunu öğrendim. Evraklarımı toplayarak Türkiye'ye geldim. Benim ikinci çocuğumu doğurduğumu Umut'un akrabaları biliyordu, hatta N.S.'yi arama sürecinde de 'Bir çocuk sizde kalacak, bir çocuk bizde kalacak' şeklinde inatlaşıyordu. Hatta E.T. isimli akrabasından duyduğum kadarıyla Umut bu süreçte sürekli benimle iletişime geçmek istemiş ancak annesi buna kesinlikle izin vermemiş. Bütün akrabalarının konudan haberdar olduğunu ve yardım ettiğini düşünüyorum. Çocuğumdan yaklaşık olarak 7 yıldır ayrıyım. Bu süreçte çocuğumun psikolojik ve fiziksel sağlığı büyük oranda yıpranmıştır. Çocuğumun yıllar boyunca kaçırılmasına sebep olan kişi ve kişilerden davacı ve şikayetçiyim."

Olayla ilgili 2 kişi tutuklanmıştı

Almanya vatandaşı Rebecca S. (31), 2019 yılında 1 yaşındaki oğluyla, çocuğunun babası Umut K.'nın (33) Mustafakemalpaşa ilçesindeki annesi H.S.'ye (60) ait eve gelmişti. Bir süre sonra Rebecca S.'nin erkek arkadaşının Almanya'ya dönmesi için ısrar ettiği, kendisinin ise bunu kabul etmediği aktarılmıştı.

Daha sonra anne Rebecca S, oğlu N.S.'nin kaybolduğuna yönelik polise ihbarda bulunmuştu. Uzun süren arama çalışmaları sonucu çocuğa ait herhangi bir ize rastlanmamıştı. Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında şubat ayında İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Gasp, Cinayet ve Kayıp Şahıslar Büro Amirliği personelinden oluşan özel ekip kurulmuştu.

Yaklaşık bir aylık çalışma sonunda 300 saatlik güvenlik kamerası görüntülerini değerlendiren ekipler, geçen hafta çocuğu R.M.'ye ait evde bulmuştu.

N.S.'nin devlet korumasına alındığı olayla ilgili babaanne H.S. ile çocuğun saklandığı ikametin sahibi R.M, çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklanmıştı.

Bu arada çocuğun babası Umut K.'nın ise 2 yıl önce geçirdiği rahatsızlık sonucu hayatını kaybettiği öğrenilmişti.