GÜNDEM

Bahçeli’den gençliğe 'Terörsüz Türkiye' mesajı: Yükümüz ağır, vazifeniz büyük

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türk Gençliği Büyük Kurultayı'nda partili gençlere hitap etti. "Terörsüz Türkiye" hedefi için büyük bir sorumluluk aldıklarını belirten Bahçeli, "Bu yük siyasi bir hedef değil; kardeşliği tahkim etmenin kızıl elmasıdır" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından İstiklalin Işığında Türk Yüzyılı'na temasıyla Ankara Spor Salonu'nda düzenlenecek Türk Gençliği Büyük Kurultayı'na katıldı.

Burada yaptığı konuşmada partili gençlere hitap eden Bahçeli "19 Mayıs919, Türk milletinin tarih sahnesinde yeniden doğrulduğu, kaderine vurulmak istenen esaret zincirini parçaladığı, emperyalizmin kurduğu vesayet oyunlarını elinin tersiyle ittiği kutlu başlangıçtır" dedi.

Atatürk'ün9 Mayıs919'da Samsun'a çıkışına işaret eden MHP lideri "Resmi bir vazifenin sağladığı imkânı milli bir dirilişin kilometre taşına çeviren bu büyük irade, Samsun’da Türk milletinin talihini ve tarihini sil baştan inşa etmiştir. Bugün bu inşa üzerine yürüdüğümüzü çok iyi bilmenizi isterim. Bu yürüyüşte yorgunluğa yer yoktur. Bu yürüyüşte yılgınlığa yer yoktur. Bu yürüyüşte tereddütlere, teslimiyete, tükenişe, tefrikaya yer yoktur. Türk gençliğine istiklalin haysiyeti, istikbalin mesuliyeti, cumhuriyetin namusu, Türk milletinin ebediyete kadar hür yaşama ahdi9 Mayıs919’un hatırası ile emanet edilmiştir. O halde korkmayacaksınız. Kaçmayacaksınız. Satmayacaksınız. Savrulmayacaksınız" diye konuştu.

"BU YÜK SİYASİ BİR HEDEF DEĞİL"

Bahçeli, çözüm sürecine de değindiği konuşmasında şu görüşlere yer verdi:

Ülkücü gençlik, başıboş öfkenin, ölçüsüz heyecanın, köksüz arayışların değil; disiplinin, edebin, ferasetin ve sadakatin adıdır.

Bugün terörsüz Türkiye hedefi için aldığımız büyük sorumluluğun yükü omuzlarımızdayken, sizlere düşen vazife her zamankinden daha büyüktür.

 Bu yük, siyasi bir hedef değildir. Anaların gözyaşını dindirmenin, evlatlarımızın geleceğini güvenceye almanın, kardeşliği bu topraklarda yeniden tahkim etmenin ve Türk milletinin bin yıllık birliğini ebediyete taşımanın kızıl elmasıdır.

Onun için sizden tarihi bir dava emanetinin gereği olarak isteğim şudur: Kardeşlik bağlarınız sağlam olsun. Mukavemetiniz sarsılmaz olsun. Dik duruşunuz tavizsiz olsun. Birbirinize dayanın. Birbirinizi eksilten değil artıran; tüketen değil çoğaltan; yoran değil omuz verenlerden olun.

Kardeşinizin kusurunu meydanlarda büyütmeyin; usulünce düzeltin. Yol arkadaşınızı hatasıyla boğmayın; elinden tutup ayağa kaldırın. Saflarınızı dedikoduyla, hasetle, fitneyle, küçük hesaplarla, nefsin fısıltılarıyla zayıflatmayın. Unutmayınız; büyük yürüyüşler, birbirinin ayağına basanlarla değil; birbirinin yükünü alanlarla hedefe varır.


Evet, soruyorum sizlere: Türk’ün Türk’e küseceği çağ mıdır? Ülkücünün ülkücüye sırt döneceği, dava arkadaşlarının birbirine gönül koyacağı, aynı sancağın gölgesinde yürüyenlerin alınganlıkla, kırgınlıkla birbirinden uzaklaşacağı zaman mıdır? Hayır, bin kere hayır! Bugün küslük değil kenetlenme zamanıdır. Bugün alınganlık değil adanmışlık zamanıdır. Bugün dağılma değil derlenme, tükenme değil toparlanma zamanıdır. Yolumuz yalnız yürüyenlerin, “bizi” unutup “ben” diyenlerin yolu değildir. Yolumuz, makam için değil dava için; alkış için değil Allah rızası için; ekranlarda, kürsülerde boy göstermek için değil ağır mesuliyetleri sırtlamak için baş koyanların yoludur.