Adalet Bakanı Akın Gürlek,2 Eylül980 askeri darbesinin yıl dönümünde yaptığı açıklamada, darbenin Türkiye’nin siyasi, toplumsal ve hukuki hayatında derin izler bıraktığını belirtti. Gürlek, darbe döneminin izlerini taşıdığını ifade ettiği982 Anayasası’nın yerine sivil bir anayasa yapılmasının gelecek nesillere karşı tarihi bir sorumluluk olduğunu söyledi.
“12 EYLÜL DEMOKRASİ TARİHİMİZİN KARA LEKELERİNDEN BİRİ”
Bakan Gürlek, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda2 Eylül980 darbesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Darbenin, milli iradeye yönelik vesayet anlayışının en ağır örneklerinden biri olduğunu ifade eden Gürlek,2 Eylül’ün sivil siyaseti kesintiye uğrattığını ve ülkenin siyasi, toplumsal ve hukuki yapısında kalıcı izler bıraktığını belirtti.
Gürlek, darbenin 46’ncı yılında yaptığı açıklamada, “Demokrasi tarihimizin kara lekelerinden biri olan2 Eylül980 darbesiyle askeri vesayet, milletimizin iradesini gasp etmiş; sivil siyaseti kesintiye uğratarak ülkemizin siyasi, toplumsal ve hukuki hayatında derin izler bırakmıştır” ifadelerini kullandı.
“1982 ANAYASASI’NI BÜTÜNÜYLE GERİDE BIRAKMALIYIZ”
Türkiye’nin “Türkiye Yüzyılı” hedefleri kapsamında vesayetçi anlayışın izlerinden kurtulması gerektiğini vurgulayan Gürlek,982 Anayasası’nın yerine sivil bir anayasanın getirilmesi gerektiğini belirtti.
Gürlek, “Türkiye Yüzyılı hedeflerimizin en önemli unsurlarından biri de vesayetçi zihniyeti kurumsallaştıran ve darbe döneminin izlerini taşıyan982 Anayasası’nı bütünüyle geride bırakarak Türkiye’yi sivil bir anayasaya kavuşturmaktır” dedi.
“GELECEK NESİLLERE KARŞI TARİHİ SORUMLULUĞUMUZ”
Yeni anayasanın toplumun ortak iradesini yansıtması gerektiğini belirten Gürlek, sivil, demokratik, özgürlükçü ve kuşatıcı bir anayasanın hayata geçirilmesinin önemine dikkat çekti.
Gürlek, “Milletimizin ortak iradesini esas alan; sivil, demokratik, özgürlükçü ve kuşatıcı yeni bir anayasanın ülkemize kazandırılması, gelecek nesillere karşı tarihi sorumluluğumuzdur” ifadelerini kullandı.
Adalet Bakanı Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, milli iradenin üzerinde herhangi bir vesayet odağının bulunmadığı daha demokratik, güçlü ve müreffeh bir Türkiye için çalışmalarını sürdüreceklerini de kaydetti.