Okulun koridorunda hızlı adımlarla ilerliyor. Sınıfın önüne geldiğinde öğrenciler onu kapıda karşılıyor. Ders tarih. “Hangi konuda kalmıştık?” diye soruyor. Öğrenciler hep bir ağızdan “Rönesans ve reform” diyor. Sıralar arasında gezerek başlıyor dersi anlatmaya… Doğuştan görme engelli Mehmet Bulut, 28 yaşında gencecik bir öğretmen. Mesleğinde üçüncü yılını doldurdu. Bornova Altay Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde çalışıyor. İdarecileri, öğretmen arkadaşları, öğrenci ve veliler tarafından hiçbir önyargı ile karşılaşmadığını söylüyor. Ancak pek çok sorunla karşılaşan engelli öğretmenler olduğunun da altını çiziyor. Öğrencilerine farklılıklarla bir arada yaşayabilmeyi öğreten ve onları en iyi şekilde geleceğe hazırlamaya çalışan Bulut, “Cehaletin gözü kör olsun” diyor.
AKILDA KALICI ANLATIYORUM
Kilis’te dünyaya gelen Mehmet Bulut, ilkokul ve liseyi yatılı olarak Gaziantep’te okudu. Lise yıllarında öğretmen olmaya karar veren Bulut, tarih bölümü mezunu. Bulut, “Tahtanın önünde saatlerce ayakta durmak, ders anlatmak ve yorulmak istiyordum. Çünkü aldığım maaşın hakkını vermem gerekiyordu” diye açıklıyor nedenini. Şimdi Bornova Altay Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde hayalindeki işi yapıyor. Öğrencilerini en iyi şekilde yetiştirmeye çalıştığını belirten Bulut, “Meslek hayatıma Bursa’da başladım. Çok hevesliydim. Sınıfa girdiğimde öğrencilerle tanıştıktan sonra hemen ders anlatmaya başladım. Öğrencilerime karşı her zaman çok anlayışlıyımdır. Dersi anlattıktan sonra öğrencilere söz hakkı veririm. Çünkü derste ne kadar konuşur ve kendilerini ifade ederlerse ilgi düzeyleri o kadar yüksek olur. Tarih bilgilerini akılda tutmak bazen zor olabilir. Öğrencilere kolaylık sağlayacak bazı yöntemler geliştiriyorum. Konuları ilginç, esprili ve akılda kalacak şekilde anlatıyorum” dedi.
HİÇBİR ZAMAN OTORİTER OLMADIM
Öğrencileriyle çok rahat iletişim kurduğunu söyleyen Bulut, “Ben tahtada ders anlatırken, öğrencilerim de kitaptan beni takip ediyor. Derse gitmeden önce elektronik kitaptan işleyeceğim konulara hazırlık yapıyorum. Sınavları ise yazılı olarak yapıyorum. Daha sonra bir görevli bana sınav kağıtlarını okuyor ve ben de puan veriyorum. Test sınavları için de optik okuyucular var. Bütün meslekler kutsaldır. Yeter ki mutlu olmayı bilelim... Bir mesleğim olmasaydı limon satardım. Maaşımı elime aldığımda, ‘hak ettim’ diyebilmeyi çok önemsiyorum. İyi bir öğretmen olabilmek için elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Mesleğimi daha iyi yapabilmek için her türlü seminere katılıyorum. Benim işim buysa kendimi daha çok geliştirmeliyim. Daha iyi öğretebilmek ve faydalı olabilmek her şey yaparım. Hiçbir zaman otoriter bir öğretmen olmadım. Öğrencilerimin benden korkmasını istemem. Sınıfımda herkes düşüncesini ifade edebilir. Demokrasiden yanayım. Bu bir özgürlüktür ve her şeyden kıymetlidir” ifadelerini kullandı.
KÖRLÜK ZEKAYLA İLGİLİ DEĞİL
Geçen sene görev yapacağı okula ilk kez adım atan Bulut, her yeri ezberlediği için okulun içerisinde kolaylıkla hareket edebildiğini anlatarak “Öğrencilerimi yakından tanırım. O gün bir sıkıntıları varsa mutlaka ses tonlarından hisseder, teneffüste yanıma alır, onlarla sohbet ederim. Bu da onların çok hoşuna gider. Öğrencilerimle vakit geçirmekten keyif alıyorum. Benim dersimde kimse parmak kaldırmaz. İsteyen direkt söz alarak konuşabilir. Ben sesinden kimin konuştuğunu anlarım. Öğrencilerime her zaman birbirinizi sevin ve hoşgörülü olun derim. Asıl karanlık cehalettir. Ben öğrencilere yalnızca bilgi değil aynı zamanda farkındalık bilinci aşılıyorum. Öğretmenin görevi öğrencilerin dikkatini derse yöneltebilmektir. Bu yalnızca engelli öğretmenlerin sorunu değildir. Veliler hiçbir zaman seni istemiyoruz çünkü görmüyorsun demediler. Ama şimdiye kadar başıma gelmemiş olması bundan sonra gelmeyecek anlamına gelmez. Engelli bireylerin öğretmenlik yapması veya başka meslek gruplarında çalışmaları bir arada yaşama kültürünü geliştiren bir durum. Körlük gözle ilgilidir, zeka ile değildir. Bir insan kör olduğu için öğretmenlik yapamaz diye bir şey olamaz. İnsan neyi yapıp neyi yapmayacağına kendi karar verir” dedi.
VELİLER DE OLUMLU KARŞILIYOR
Bulut, idarecileri, öğretmen arkadaşları, öğrenci ve veliler tarafından hiçbir önyargı ile karşılaşmadığını söyledi. Ancak pek çok sorunla karşılaşan engelli öğretmenler olduğunun da altını çizen Bulut, “Veli toplantılarında hep olumlu tepkiler alıyorum. Çocuklarımız evde hep sizden bahsediyor, dersi çok iyi anlatıyormuşsunuz diyorlar. Bazı öğrencilerim tarih dersinden ilk kez bu kadar yüksek not aldıklarını anlatıyorlar. İlk başladığım döneme göre engellilere ve sorunlarına yönelik daha duyarlı olduklarını görebiliyorum öğrencilerimin. Öğretmenler arasında mesleğini iyi ve kötü yapanlar olabilir. Ancak bunun engellilikle alakası yok. Kişilerle alakası var” açıklamasında bulundu.