E. ÇAĞLA GENİŞ
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, 2019 yılı Mart ayında yapılacak yerel seçimlerde tekrar aday olmayacağını açıkladı. Aralarında bazı ilçe belediye başkanları ile İzmir milletvekillerinin de olduğu çok sayıda ismin, Kocaoğlu’ndan boşalacak koltuğa talip olduğu dile getiriliyor. Kocaoğlu’nun yerine kimin aday gösterileceği kadar, aday belirleme sürecinin nasıl yürütüleceği ve ne zaman netleşeceği de merak konusu. İdeal yöntemin ön seçim olduğunu ancak seçime altı ay kala bu sürecin yönetilmesinin kolay olmadığını belirten Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Tanju Tosun, büyük ihtimalle adayın Genel Merkez tarafından belirleneceğini kaydetti. CHP’nin süreci doğru yönetmemesi halinde İzmir’de sıkıntı yaşayabileceğini söyleyen Tosun, “CHP’nin, 24 Haziran sonrası yaklaşımlarından dolayı bir küskünlük oluşup sandığa gitmeyen seçmen sayısı artarsa İzmir’de CHP ile AK Parti arasında sıkı bir rekabet yaşanır. Son tahlilde CHP’nin büyükşehir belediye başkanlığını İzmir’de kaybetmesi o kadar kolay değil” ifadelerini kullandı.
OLUMLU KARŞILANMADI
2004 yılından bu yana İzmir Büyükşehir Belediye başkanlığı görevini yürüten Aziz Kocaoğlu’nun tekrar aday olmayacağına yönelik kararı değerlendiren Tosun, “Kocaoğlu’nun kendi gerekçesine itibar etmek gerekir ama o gerekçenin de üzerine eklemeler yapmak durumundayız. 24 Haziran seçimleri sonrasında CHP ile ilgili olarak değişim talebini dillendirmesi kanımca etkili oldu çünkü Türkiye’de siyasal partiler kendi içinde çoğulcu bir siyaset anlayışa sahip olmadığı için Kocaoğlu’nun değişim talebinin genel merkez tarafından olumlu karşılandığını düşünmüyorum” dedi.
İDEAL OLAN ÖN SEÇİM AMA
Aday belirlemede ideal yöntemin ön seçim olduğunu ancak seçime altı ay varken bu sürecin yönetilmesinin kolay olmadığını vurgulayan Tosun, “CHP için ideal olan Türkiye koşullarında üyelerle yapılacak bir ön seçim. Fakat şunu da görüyoruz ki seçime 6 ay kala bu ön seçimi yönetebilmek kolay değil. Dolayısıyla merkez yoklaması… Ama merkez yoklamasından belirlenecek adayın çok net, somut, objektif bir takım kriterler ışığında belirlenmesinin uygun olacağını görüyorum. İzmir’de şu an 8-10 tane belediye başkanı ve 3-4 tane milletvekilinin adı kamuoyunda adaylık için geçiyor. Bunlar arasında bir rekabet yaşanacağını, bu rekabetin partiyi ve CHP’yi İzmir’de yıpratmaması gerektiğini düşünüyorum. Bu rekabetin seçmen üzerinde etkisi ne olabilir? Seçmen bunu çok fazla dikkate almayacak çünkü parti imajı ve algısı büyük kentlerde adaydan fazla belirleyici bir durum” ifadelerini kullandı.
SIKI REKABET YAŞANABİLİR AMA…
Gösterilecek adayın kimliği, AK Parti ile MHP arasındaki olası ittifak gibi faktörlere bağlı olarak İzmir’deki yerel seçimlerde sıkı bir rekabet yaşanabileceğini ifade eden Tosun, “Adaydan çok CHP’nin, 24 Haziran sonrası yaklaşımlarından dolayı bir küskünlük oluşup sandığa gitmeyen seçmen sayısı artarsa İzmir’de CHP ile AK Parti arasında sıkı bir rekabet yaşanır. Son tahlilde CHP’nin büyükşehir belediye başkanlığını İzmir’de kaybetmesi o kadar kolay değil. Var olan seçmen kümelenmesi herhangi ideolojik sınıfsal kültürel değil ağırlıklı olarak hayat tarzları üzerinden bir kümelenme olduğu için bu hayat tarzları karşısında o kadar kaybetme eğilimi yüksek görünmüyor CHP’nin büyükşehir belediye başkanlığı için ama ilçe belediye başkanlıkları için aynı şey söylenemez” şeklinde konuştu.