50 ülkeden0 binin üzerinde personelin katılımıyla İzmir'de düzenlenen yerli ve milli savunma sanayii ürünlerinin damga vurduğu EFES-2026 Tatbikatı'nı takip eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk ordusunun 2500 yıllık kurmay aklına ve caydırıcılığına dikkat çekti.
"Türk ordusu barışın ve huzurun ordusudur" diyerek sözlerine başlayan Erdoğan "Türk ordusu düşman dışında kimseye zarar vermedi. Dünyada yeni dengeler ve ittifaklar kuruluyor. Türkiye yeni dönemin aktörlerinden biri" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları şu şekilde:
"Türk Silahlı Kuvvetlerimizin değerli mensupları, dost ve müttefik ülkelerin kıymetli temsilcileri, kahraman Mehmetçiğimiz, kıymetli misafirler; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Buradan sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye'nin değil, dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı'nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Bu yılki tatbikatımıza da kendi askerlerimizin yanı sıra 50 farklı ülkeden300'ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personel katılıyor. Misafirlerimizin her birine Türkiye'ye hoş geldiniz diyorum.
TÜRK ORDUSU GİTTİĞİ HİÇBİR YERİ TAHRİP ETMEMİŞ
Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş; aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş; aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar; bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir. Efes-2026 Tatbikatı'nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçiyoruz. Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor; fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız; sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor."