GÜNDEM

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İran'a saldırılar hukuka aykırı

Cumhurbaşkanı  Erdoğan, Partisinin MKYK Üyeleri, Parti Kurulları, Ankara İl Teşkilatı ve İlçe Başkanları ile İftar programına katıldı.

Erdoğan burada yaptığı konuşmada ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına değindi. Saldırıları hukuka aykırı olarak değerlendiren Erdoğan, "İran'a yönelik saldırı uluslararası hukukun açık ihlalidir. Komşuları olarak İran halkının acısını paylaşıyoruz. Bölge ülkeleri ile birlikte konunun müzakere masasında çözülmesine yönelik çabalarımız maalesef sonuç vermedi." ifadelerini kullandı.

"İRAN HALKINA ÜLKEM VE MİLLETİM ADINA BAŞSAĞLIĞI DİLİYORUM"

İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

Türkiye Doğu Akdeniz'den Karadeniz'e uzanan geniş bölgemiz ardı arkası kesilmeyen krizlerle boğuşuyor. Tüm bunlara bir de cumartesi günü İran'a yönelik uluslararası hukuku açıkça ihlal eden saldırılar eklendi.

Aralarında İran dini lideri Ali Hamaney'in yanısıra sivil ve askeri yetkililerle masum çocukların olduğu çok sayıda İranlı kardeşimiz hayatını kaybetti. Merhum Hamaney başta olmak üzere İranlı kardeşlerimize rahmet, İran halkına ülkem ve milletim adına başsağlığı diliyorum.

Komşuları ve kardeşleri olarak İran halkının acısını paylaşıyoruz. Burada da çatışmaların tüm yükünü, hiçbir günahı olmayan sivillerin ve masum sabilerin çektiği acıyı görmekten büyük üzüntü duyuyoruz.

"İSRAİL'İN DE TAHRİKLERİYLE ANLAŞMAZLIK BÜYÜDÜ"


Türkiye olarak ilk günden itibaren tansiyonun tırmanmaması için bölgedeki dost ve kardeş ülkelerle elimizden geleni yaptık. Müzakere masasından umut edilen netice çıkmadı. İsrail'in de tahrikleriyle anlaşmazlık büyüyerek sıcak çatışmaya dönüştü.

Karşılıklı misillemelerden Körfez'deki kardeşlerimiz de olumsuz etkilendi. Cumartesi'den bu yana sayın Trump, Katar Emiri, Kuveyt Emeri, BAE Başkanı, Suudi Arabistan Başkanı ve Veliaht Prens, AB Komisyon Başkanı, Almanya Şansölyesi, NATO Genel Sekreteri gibi birçok liderle kapsamlı görüşmelerimiz oldu.

Bu görüşmelerde savaşı durdurmak için neler yapabileceğimizi ele aldık. Ateşkes tesis edene, sükunet hakim olana kadar her düzeyde temaslarımızı yoğunlaştıracağız.

Millet olarak kendimiz için istediğimizi komşumuz için de isteriz. Tarihimizin hiçbir döneminde komşularımızın evindeki yangınlara bigana kalmadık. İlke, onurlu, insan hayatını merkeze alan barışçıl politika izledik.

23 yıldır bölgesel barış ve istikrar için nasıl samimiyetle yola çıktığımızı uluslararası siyaseti nasıl takip eden politika güttüğümüzü herkes biliyor. Yürüttüğümüz çabaların haklılığı çok daha iyi anlaşılıyor. Biz sulhün tarafındayız.

Kan akmasın, gözyaşları dinsin, bölgemiz yıllardır hasretini çektiği kalıcı huzura kavuşsun istiyoruz. Şu mubarek Ramazan-ı Şerif'te yanıbaşımızda çatışma, savaş, gerilim, katliam görmek istemiyoruz.

İran'ı hedef alan gayri hukuki saldırılarla bütün ilgili tutumumuz bu yöndedir. İran bizim komşumuzdur. Sulhu salah içinde olduğumuz İran halkı da bölgedeki diğer halklar gibi bizim kardeşimizdir. Asırlardır yan yana barış içinde yaşadık.

Nice asırlar boyunca İranlı kardeşlerimizle yan yana yaşayacağız. Önceliğimiz ateşkesin sağlanması ve diyalog kapısının açılmasıdır. Şayet gerekli müdahalede bulunulmazsa çatışma sürecinin bölgesel ve küresel güvenlik açısından ciddi neticeleri olacaktır. Ekonomik ve jeo politik belirsizlikleri ise kimse taşıyamaz. Yangının daha fazla büyümeden söndürülmesi gerekiyor.

Bu hassas süreçte ülkemizin ve vatandaşlarımızla ilgili tüm tedbirleri alıyoruz. Her gelişmeyi dikkatle analiz ediyor her hadiseyi en ince ayrıntısına kadar tetkik ve tahlil ediyoruz. Güvenlik ve istihbarat birimlerimiz sahadaki gelişmeyi çok titiz takip ediyorlar.

86 milyonun kılına zarar gelmemesi adına devletimize düşen neyse, bize hangi sorumluluk düşüyorsa harfiyyen yerine getiriyoruz. 86 milyon vatandaşımıza sesleniyorum. Milletimiz bize güvenmeye, devletine güvenmeye devam etsin.

Türkiye kriz yönetiminde ciddi tecrübe sahibi, dirayetli, liyakatli ve umur görmüş kadroların riyasetinde elhamdülillah emniyettedir. İttifak ve iktidar olarak ne yapılmaya çalışıldığını biliyoruz. Kapalı kapılar ardında yazılan senaryoları biliyoruz. Kurulan tuzakları, sinsi hesapları gayet iyi biliyoruz. Hangi ham hayallerin peşinde koşulduğunu çok iyi biliyoruz. Ne yaptığımızı ve ne yapacağımızı da gayet iyi biliyoruz.

Bölgemizdeki diğer tüm krizlerde olduğu gibi inşallah bu fırtınalı sulardan da ülkemizi sahili selamete çıkartacağız. Güçlü dış politikası, ekonomisi, savunma sanayisi, askeri kapasitesiyle, güçlenmiş iç cephesiyle Türkiye inşallah her türlü badirenin üstesinden alnının akıyla gelecektir. Hiç kimse endişe etmesin. Allah'ın izniyle istikbal Türkiye'nindir.

İstikbal 86 milyon ferdiyle aziz milletimizindir. Yeter ki birlik ve beraberlik içinde hareket edelim. Yeter ki mezhep, meşrep, köken farklılıklarımızı bir yana bırakıp daha aydınlık, mutlu, müreffeh geleceği hep birlikte inşa etme irademizi muhafaza edelim. Rabbim ülkemizi, milletimizi, bölgemizi her türlü beladan korusun."fazla büyümeden söndürülmesi gerekiyor. Savaşı durdurmak için çalışıyoruz" dedi.