GÜNDEM

Dayanışma vurgusu

İGC ve Karşıyaka Belediyesi tarafından 7. kez düzenlenen Basın Özgürlüğü Ödülü, Uluslararası Basın Enstitüsü Türkiye Temsilcisi Kadri Gürsel’e verildi. Gürsel, özgür basın için dayanışmanın önemine dikkat çekti
NİLGÜN TAZE
İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) ve Karşıyaka Belediyesi tarafından bu yıl 7’ncisi düzenlenen ‘Basın Özgürlüğü Ödülü’ Uluslararası Basın Enstitüsü’ne verildi. Uluslararası Basın Enstitüsü, Türkiye’deki bağımsız ve özgür basın kuruluşlarının desteklenmesi amacıyla ‘Abone Ol’ sloganı ile başlattığı abonelik ve gazete alma kampanyası nedeniyle ödüle layık görüldü. Ödül, Uluslararası Basın Enstitüsü Türkiye Temsilcisi Kadri Gürsel’e İGC Başkanı Misket Dikmen ile Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar’ın elinden takdim edildi. Hikmet Şimşek Sanat Merkezi’nde düzenlenen ödül törenine Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Misket Dikmen, ödülün sahibi Gazeteci Kadri Gürsel, CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, AB Türkiye Delegasyonu Elçi Müsteşarı Simona Gatti, Avrupa Komisyonu Temsilcisi Seda Erden, Uluslararası Basın Enstitüsü Türkiye Savunu Koordinatörleri Caroline Stockford ve Ravi Prasad ile CHP Karşıyaka İlçe Başkanı Uğur Yıldırım ve çok sayıda vatandaş katıldı.



“HALK SAHİP ÇIKMAK ZORUNDA”
Törende açılış konuşmasını yapan İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Misket Dikmen, Türkiye’de basın özgürlüğünün her geçen yıl daha da ürkütücü boyuta gittiğini ve her günün bir öncekinden daha kötü olduğunu açıklayarak, “Düşüncenin üstesinden gelemeyenler ne yazık ki düşünenlere baskı yapıyor ve basın özgürlüğü halkın özgürlüğüdür. Pırlantadan alınmayan vergi gazeteden, kitaptan alınıyor çünkü gazetecilerden ve okuyan insanlardan korkuluyor. Ülkemizde basın özgürlüğü son on yıldır sürekli kötüye gidiyor. Düşünceden korkanlar, düşünenleri baskı altına alıyor. Basın özgürlüğü halkın özgürlüğüdür. Halk basınına sahip çıkmalıdır” dedi.



ULUSAL SAYGINLIĞA GÖLGE
Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar basın özgürlüğü adına bugün tasa ve kaygı verici bir süreç yaşandığını dile getirerek, basının antidemokratik zihniyet ve uygulamalara muhatap olmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Akpınar, “Bugün iktidarın gösterdiği bu tutum her halde hiçbir ülke için gurur kaynağı sayılamaz. Özgür, bağımsız, doğru, tarafsız ve sorumlu bir basından söz etmek, bugün ne yazık ki mümkün değil. Basının işini yapmaktan çok, işini ve varlığını savunur hale gelmesi, ulusal ve uluslararası saygınlığa gölge düşürmektedir. Bu yalnızca mesleğin değil, toplumun bir sorunudur. Ödülümüzün, özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinin bir parçası, gelecek güzel günlerin simgesi olarak görülmesini diliyorum” açıklamasını yaptı.



DAYANIŞMANIN ÖDÜLÜ
Ödülü alan Uluslararası Basın Enstitüsü Türkiye Temsilcisi Kadri Gürsel, özgür basın için dayanışmanın önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Bu ödül dayanışmaya verilmiştir. ‘Abone Ol’ kampanyası özgür basının ayakta kalması içindir. Basın özgürlüğü kritik dönemdedir. Türkiye’de medya, iktidarın doğrudan veya dolaylı yoldan etkisi altındadır. Özgür basın için dayanışmanın ne kadar önemli olduğu ortadadır. Bizi ayakta tutacak şey dayanışmadır. Bu ödül, dayanışmanın ödüllendirilmesidir. Basın özgürlüğü demokrasinin ön koşuludur. Ülkemizde basın özgürlüğü çok kritik bir süreçte. Demokrasi, basın özgürlüğü ve refah arasında koparılamaz bir bağ vardır ve eğer bu bağı koparırsanız ülkenin bütünlüğü tehlikeye girer.”



“DEMOKRASİ HAPSE ATILIYOR”
Kurumlarına layık görülen ödül için minnettarlık hissettiklerini ve Türk Basını’nı çok yakından takip ettiklerini açıklayan Uluslararası Basın Enstitüsü Türkiye Savunu Koordinatörü Caroline Stockford, “Ne yazık ki delili olmayan, suç unsuru barındırmayan çok sayıda dava ve tutukluluk haliyle karşılaşıyoruz. Bu zor günlerin geçeceğine inanıyoruz. Gazetelere sahip çıkın ve onların yaşaması için abone olun. Türkiye’de çoğu yerel basın olmak üzere 180 medya kuruluşunun kapandığını görüyoruz ve bu durum oldukça endişe verici. Özgür basın büyük bir tehdit altında. Gazetecilik, haber alma özgürlüğü demokrasinin temeli, ayağıdır. İnsanların haber alma hakkı engelleniyor. Çünkü gazeteciler hapse atılıyor. Yani demokrasi hapse atılıyor” ifadelerini kullandı.