Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, 6 Şubat depremlerinin yıldönümünde, "afet dönemlerinde asılsız içeriklerle mücadele"nin önemine dikkat çekti. Birlik ve dayanışma iklimini hedef alan bu içeriklerle mücadelenin bireysel sorumluluk olduğu da söylendi.
Araştırmalar afet zamanlarında yanlış bilginin doğrudan daha hızlı yayıldığını ortaya koyuyor. 6 Şubat depremlerinin ardından da sosyal medyada asılsız iddialar ortaya atıldı.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla mücadele merkezi süreç boyunca 200'e yakın asılsız haber ya da iddiayı yalanladı.
Deprem nedeniyle nükleer santralin patladığı, sınırların açılıp binlerce Suriyeli'nin Türkiye'ye girdiği gibi iddialar bunlardan birkaçı.
Merkezden yapılan açıklamaya göre, felaketin ardından, arama kurtarma çalışmalarıyla eş zamanlı olarak dezenformasyonla da mücadele edildi. Açıklamada bu tür içeriklerle toplumsal dayanıklılığın hedef alındığı tespiti yapıldı.
Mücadelenin hem kurumsal hem de bireysel sorumluluk olduğu söylenirken, "Dijital mecralarda her bir kullanıcı, paylaştığı bilginin doğruluğundan sorumludur. Özellikle afet gibi olağanüstü dönemlerde, yanlış bilginin dolaşımına katkı sunulmaması büyük önem taşımaktadır." denildi.