İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Dervişoğlu, "Bu hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündeminde birbirinden ayrıymış gibi görünen üç mesele bulunmaktadır. Çocukların suça sürüklenmesine ilişkin bir düzenleme. Günlerdir haklarını arayan gazilerimize ilişkin bir düzenleme. Ve teröristler için hazırlanan adına 'çerçeve yasa' denilen teklif. Bunlar birbirinden kopuk üç dosya değildir. Aynı yönetim anlayışının üç ayrı sonucudur. Biri, toplumun kendi evlatlarını yetiştirme ve koruma kapasitesinin çöküşüdür. Diğeri, millet olma ahdinin ve devletin vefa borcunun çöküşüdür. Sonuncusu ise Meclis egemenliğinin çöküşüdür. Türkiye’de devlet, milletin ihtiyaç duyduğu yerlerden çekilmiş, sadece iktidarın ihtiyaç gördüğü yerlere yığılmıştır. Yangında uçak, depremde çadır, salgında maske lazım olduğunda geç gelmesi ya da hiç gelmemesi bundandır. Bu sebepledir ki 25 yaşını kutlayan iktidar, bunca yıldır evlatlarının asıl sorunlarına dönüp bakmamış, sokakları çetelere terk edebilmiş, gazisini dahi park köşelerinde eyleme mecbur bırakmıştır. Asıl sorun, devletin önceliklerinin tersine çevrilmesidir. Aksi olsaydı,0 sene boyunca toplumu kutuplaştırıp terörize etmezlerdi. 25 sene boyunca adını bile anmadıkları Uğur Mumcu’yu,7 yıllık Muhsin Yazıcıoğlu dosyasını şimdi hatırlamazlar, Sinan Ateş cinayetini ise çoktan çözerlerdi. Böyle daha yüzlerce olay göstermektedir ki, 'Devletim' diye ahkam kesen çoktur. Ama devlet görevini sarayın tensibi dışında yerine getiren ise yoktur" diye konuştu.
'PKK TÜRKİYE'DEKİ UNSURLARDAN İBARET DEĞİL'
Dervişoğlu, 'Terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin, "PKK yalnızca Türkiye sınırları içindeki silahlı unsurlardan ibaret değildir. Suriye’de, Irak’ta ve İran’da farklı isimlerle örgütlenmiş bölgesel bir tehdittir. İran kolu PJAK’ın silahlandığına, PKK mensuplarının Süleymaniye üzerinden İran sahasına kaydırıldığına dair ciddi bilgiler geliyor. Bölgedeki örgütsel kapasite hareket halindeyken yalnızca Türkiye’deki bir görüntüye bakarak örgütün tasfiye edildiğini nasıl söyleyebilirsiniz? Türk devleti, bir örgütün bugün verdiği söze göre değil, yarın sahip olabileceği kapasiteye göre hareket eder. Devlet aklı, iktidarın seçim kazanmak için çalıştırdığı reklam ajansı değildir. Devlet, bizden önce yaşayanları, bugün yaşayanları ve bizden sonra yaşayacakları birlikte düşünmek zorundadır. Geçmişte kurulan şeffaflıktan uzak, kurumsuz ve hesapsız süreçlerin bedelini önce güvenlik güçlerimiz ve sonra bütün milletimiz ödemiştir" diye konuştu.
‘İHANET BELGESİNİ KABUL ETMEYECEĞİZ’
Dervişoğlu, Türk milletinin birlik ve bütünlüğünü korumaktan başka bir dertlerinin olmadığını belirterek, "Bizim tek dayanağımız, Türk milletinin azmi ve imanıdır. Ya ampullü rozet, ya çelik kelepçe şantajına boyun eğmeyeceğiz. Çerçeve yasa olarak adlandırılan ihanet belgesini kabul etmeyeceğiz. Bu çözüm oyununun piyonu olmayacağız. İmralı ve sarayın ortaklaşarak Meclis’e getirmeye çalıştığı yasanın hesabını genel kurulda da, meydanlarda da tek tek soracağız. İktidarından muhalefetine, yenisinden eskisine bütün çevrelerin teslim olduğu bölünme senaryosunu bozacağız. Bölücübaşını, terör örgütünü ve yandaşlarını normalleştirmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.