GÜNDEM

Diplomalar çok ama zanaatkar yok: Çırak krizi büyüyor

Berberden marangoza, lokantacıdan fırıncıya kadar birçok meslek kolunda kalifiye eleman açığının büyüdüğünü ve 4+4+4 sisteminin de çırak yetişmesini olumsuz etkilediğini belirten Ata, “İşsizlik yüksek olmasına rağmen esnaf kalifiye eleman bulamıyor” dedi

KEMAL ÖZKURT- ÖZEL HABER - Türkiye’de işsizlik oranı yüksek seyretmesine rağmen sanayi, üretim ve hizmet sektörlerinde nitelikli ara eleman açığı büyümeye devam ediyor. Özellikle berberden marangoza, lokantacıdan fırıncıya kadar birçok meslek kolunda işletmeler yetişmiş personel ve çırak bulmakta zorlanırken, mesleki eğitime olan ilginin azalması da sorunu derinleştiriyor. Esnaf temsilcileri, mevcut eğitim sisteminin üretim sektörünün ihtiyaçlarına yeterince cevap vermediğini belirtirken, mesleki eğitimin güçlendirilmesi ve çırak yetiştirilmesini teşvik edecek yeni düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (İESOB) Başkanı Yalçın Ata, kalifiye eleman eksikliğinin esnafın en önemli sorunlarından biri haline geldiğini belirterek, 4+4+4 eğitim sistemi ile mesleki eğitime yönelik bakış açısının yeniden ele alınması gerektiğini söyledi. Ailelerin çocuklarını mesleki eğitime daha fazla yönlendirmesi gerektiğini ifade eden Ata, “Bu ülkenin sadece doktor, avukat ve bankacıya değil; oto tamircisine, tesisatçısına, marangozuna ve elektrikçisine de ihtiyacı var” dedi.

KALİFİYE ELEMAN SORUNU BÜYÜYOR

Esnafın yalnızca ekonomik değil, yapısal sorunlarla da karşı karşıya olduğunu belirten Ata, mevcut yasal düzenlemelerin günün ihtiyaçlarına cevap vermediğini söyledi. Mesleki eğitime olan ilginin azalması nedeniyle birçok sektörde yetişmiş eleman ve çırak bulmakta zorlandıklarını ifade eden Ata, “Çağ değişti, teknoloji gelişti, internet alışverişleri üretim ve ticaret dünyasını değiştirdi. Ancak 21 yıl önce hazırlanan kanun artık amacına tam anlamıyla hizmet etmiyor. Hemen hemen her sektörde yetişmiş eleman sıkıntısı yaşanıyor. Türkiye’de işsizlik oranı yüksek olmasına rağmen reel sektör ve esnaf işletmeleri kalifiye eleman bulamıyor. Berberi, lokantacısı, marangozu, fırıncısı, terzisi ne ara eleman ne de yetiştireceği çırak bulabiliyor. 4+4+4 eğitim sistemi çırak yetişmesini olumsuz etkiliyor. Aileler mesleki eğitime yönlendirilmeli. Bu ülkenin sadece doktor, avukat ve bankacıya değil; oto tamircisine, tesisatçısına, marangozuna ve elektrikçisine de ihtiyacı var” diye konuştu.

HARÇLAR ESNAFI ZORLUYOR

Belediyelerin uyguladığı su tarifeleri ile ruhsat harçlarının birçok işletme için önemli bir maliyet oluşturduğunu belirten Ata, özellikle su tüketimi yüksek olan meslek gruplarının mevcut uygulamalardan olumsuz etkilendiğini söyledi. Suyu yoğun kullanan meslek kollarında yüksek su faturaları ve katı atık bedelleri nedeniyle mağdur olduğunu ifade eden Ata, “Lokantacı, kahveci ve pastaneci gibi işletmeler toplum sağlığı için hijyen kurallarına uymak zorunda. Su tarifeleri belirlenirken bu durum da göz önünde bulundurulmalı. Aynı şekilde ruhsat harçlarının yüksekliği de esnafın belini büküyor. Belediyeler esnafı bir gelir kapısı olarak değil, hizmet sundukları ilçelerde çözüm ortağı olarak görmelidir” dedi.

DAHA GEÇ EMEKLİ OLUYORLAR

Esnafın en önemli beklentilerinden birinin Bağ-Kur’luların emeklilik şartlarında düzenleme yapılması olduğunu belirten Ata, “Bağ-Kur sigortalısı olan esnaf 9 bin günü, SSK sigortalıları ise 7 bin 200 günü doldurduğunda emekli olabiliyor. Her türlü riski üstlenen üyelerimiz, yanlarında çalıştırdığı elemanlardan bile daha geç emekli oluyor. Bu sosyal adaleti zedeleyen bir durumdur. Cumhurbaşkanımızın bu adaletsizliğin giderileceğine yönelik açıklamaları oldu. Hayata geçirilmesini bekliyoruz. Ayrıca emekli olmak isteyen esnaf, tüm borcunu değil sadece ihtiyaç duyduğu kadar prim gününü satın alabilmelidir. Esnafın gereksiz bir mali yükün altına girmemesi için bu konuda da düzenleme yapılması gerekiyor” diye belirtti.

KAYIT DIŞI ESNAFI MAĞDUR EDİYOR

Kayıt dışı faaliyet gösteren işletmelerin hem devlete hem de yasal yükümlülüklerini yerine getiren esnafa zarar verdiğini belirten Ata, “Kayıt dışı çalışanlar hem devlete vergi ödemiyor hem de tüm yasal yükümlülüklerini yerine getiren dürüst esnaf sanatkârlarla haksız rekabete giriyor. Bir esnaf iş yeri kiralıyor, sermayesini yatırıyor, eleman çalıştırıyor ve tüm yasal ödemelerini yapıyor. Ancak hiçbir yükümlülüğü yerine getirmeden satış yapan kişilerle rekabet etmek zorunda kalıyor. İESOB olarak 2025 yılını kayıt dışıyla mücadele yılı ilan ettik. Bu kapsamda özel birimler kurduk ve kısa sürede 7 bini aşkın iş yerini denetledik. Mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu sadece üyelerimize değil, topluma ve kamuya karşı da görevimizdir” açıklamasında bulundu.

STOPAJ YÜKÜ ESNAFIN SIRTINDA

İşyeri kiralarındaki artışın ardından stopaj yükünün de esnafı zorladığını belirten Ata, “Aslında stopaj mal sahibinin sorumluluğundadır. Ancak Türkiye’de bu yük kiracı olan esnaf ve sanatkârın üzerinde kalıyor. Mal sahibinin ödemesi gereken yüzde 20 oranındaki stopajı esnaf karşılıyor. Son dönemde kiralar da ciddi şekilde arttı. Bu nedenle stopajın kaldırılmasını, en azından yüzde0 seviyesine indirilmesini talep ediyoruz” dedi.

YASALAR GÜNCELLENMELİ

Esnaf ve sanatkârları ilgilendiren birçok yasal düzenlemenin günün şartlarına göre yeniden ele alınması gerektiğini belirten Ata, hem mevzuatta hem de ticari uygulamalarda değişiklik yapılmasını istedi. Ata, “Öncelikle 2005 yılında yürürlüğe giren 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun günün şartlarına uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerekiyor. AVM Yasası da yeniden ele alınmalı, hipermarket ve zincir marketlerin açılış şartları ile satacakları ürünler yeniden düzenlenmelidir. Ayrıca POS cihazları, yemek kartları ve internet siparişlerindeki yüksek komisyon oranları da esnafın emeğini çalıyor. Bu konuda da acil düzenleme bekliyoruz” diye belirtti.

İZKA’DA ESNAFI TEMSİL EDECEĞİZ

Geçtiğimiz hafta İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) Yönetim Kurulu’na seçilen Ata, yeni görevlerinde esnaf ve sanatkârların üretim ile ticaret potansiyelini artıracak projelere öncelik vereceklerini söyledi. Ata, “İZKA yönetiminde yer almamız hem İzmir’in hem de esnaf kesiminin gelişimi açısından son derece değerlidir. Yönetim kurulunda sadece esnafı temsil etmekle yetinmeyecek, odalarımızla iş birliği içinde üyelerimizin mesleki gelişimine katkı sağlayacak ve üretim ile ticaret potansiyellerini artıracak projeler hazırlayacağız. İZKA uzmanlarının desteğiyle esnafımızın önünü açacak çalışmalar hayata geçireceğiz. Esnafın gelişimini canlandıracak projelerin İzmir’in kalkınmasına ve refahına da katkı sağlayacağına inanıyorum” diye konuştu.