Yüksek Şehir ve Bölge Plancısı aynı zamanda Doğal ve Kültürel Yaşam Girişimi Sözcüsü Ahmet Tuncay Karaçorlu, gecekondu alanlarıyla alakalı açıklamalarda bulundu. Karaçorlu, “Doğaya, topluma ve şehircilik bilimine saygılı proje ve uygulamalarla değil; yanlış ve haksız uygulamalarla çıkar sağlayan çevrelere bir kez daha hatırlatıyoruz” diyerek, örnek sosyal ve mekansal dönüşüm çalışmalarının hayata geçirilmesini talep etti. Karaçorlu, sözlerine şöyle başladı: “Ülkemizde onlarca yıldır inşat sektöründen çıkar sağlayan çevrelerin, egemen olduğu siyasi partilerin hepsinde ayrımsız olarak doğaya, uygarlık miraslarına ve toplum yararına aykırı projelere onaylar verilmiş, birbirine saygılı ve ortak yaşamanın bir başka adı olan dayanışma yok sayılmıştır.”
MÜTEAHHİTLERLE DEĞİL
Söz konusu amaçları ve esasları temel alan bilimsel çalışmaların ve önerilerin dikkate alınmadığını vurgulayan Karaçorlu, “Oysa ülkemizin geleceğinde sağlıklı ve yaşanabilir yerleşmelerin ön eşikleri olabilecek bu değerlere saygılı bir kent dokuları oluşturmak hala mümkündür. Yaşadığımız küresel salgın bize bir yandan güneş gören ve rüzgar alan, açık alanlarının ve kıyıların korunduğu, mahalle, aile ve insan ölçeğinde yerleşimleri oluşturmamızın artık kaçınılmaz olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır. Gerek planlı alanlarda gerekse gecekondu alanlarında yeniden yapılacak yeni konutlarda artık ‘yerinde ve kamu eliyle sosyal ve mekansal dönüşüm projeleri’ başlamalı, inşaat uygulamaları müteahhitler aracılığıyla değil belediyeye ait inşaat şirketleri tarafından gerçekleştirilmelidir” dedi.
ÖRNEK PROJELER VAR
Bu amaçlarla belediyeye ait inşat şirketlerinin oluşturulması gerektiğini, sosyal konut yapımından başlayarak, küçük sanayi bölgelerinden, parkların oluşturulmasına kadar bütün kentsel donatı alanlarına değin toplum ve kamu merkezli hizmetlerin uygulama araçlarının olması gerektiğini açıklayan Karaçorlu, “Ülkemizde böylesi bir alt yapının oluşturulmasının yasal olanakları vardır. Gerek Eskişehir Belediyesi’nin gerekse Gaziantep / Şahinbey Belediyesinin bu alanlarda 2010 yılından bu yana uygulamaları örnek olmalıdır. Bir başka örnek çalışma da; İzmir Buca’daki Dere Mahallesi. Doğal ve Kültürel Yaşam Girişimi ile Buca Belediyesi’nin 2005 yılında başlayan ortak bir çalışmaları da 2012 yılında Buca Belediye Meclisinin Şubat oturumunda ‘Buca Kuruçeşme 205/2 sokak ve çevresinde, sosyal mekansal dönüşüm çalışması’ olarak karar aşamasına getirilmiştir” ifadelerine yer verdi. Karaçorlu, son olarak “Ancak yılar süren ve İzmir’in diğer ilçelerine de örnek olacak çalışma, sonraki dönemin aymaz kent yönetimleri ve ilgili bürokratları tarafından hala yaşama geçirilememiş ve beklemektedir. Mesafeli hayatın başladığı gün olan bugün; yeni döneminin doğa, toplum ve bilim ölçeğindeki mesafeli kentsel yaşamın yeni mesafeleri olmalıdır” bilgisini paylaştı.