GÜNDEM

Dört kuryeden ikisi platinli, çoğu şiddet altında

Motokuryelerin trafikte kaza riskiyle, teslimat noktalarında ise müşteri ve firma baskısıyla karşı karşıya kaldığını belirten Burhan Akgül, “Ayağına hizmet getirilmiş birine bahşiş vermek yerine kuryeyi dövüyorsun. Bu kabul edilebilir bir şey değil” dedi

KEMAL ÖZKURT – ÖZEL HABER  / Türkiye’de motokuryeler, trafik kazalarının yanı sıra teslimat sırasında maruz kaldıkları şiddet olaylarıyla da gündeme gelmeye devam ediyor. Son olarak İzmir’in Karabağlar ilçesinde bir motokuryenin site içerisine girdiği gerekçesiyle darp edildiği iddiası, kuryelerin çalışma güvenliğini yeniden tartışmaya açtı. Artan şiddet vakaları, site ve apartman girişlerinde yaşanan engeller, ağır çalışma koşulları ve güvencesiz istihdamın sektörde kronik sorun haline geldiğine dikkat çeken İzmir Motosikletli Kuryeler Derneği ve İzmir Kuryeler Federasyonu Başkanı Burhan Akgül, “Ayağına hizmet getirilmiş birine bahşiş vermek yerine kuryeyi dövüyorsun. Bu kabul edilebilir bir şey değil” dedi. Kuryelerin bir yandan trafikte kaza riskiyle, diğer yandan müşteri ve firma baskısıyla karşı karşıya kaldığını belirten Akgül, her dört kuryeden ikisinin vücudunda platin bulunduğunu ifade ederek, mesleğin korunması için caydırıcı yaptırımlar ve kalıcı düzenlemeler gerektiğini söyledi.

ŞİDDETİN GÖLGESİNDE ÇALIŞMA 

Son dönemde motokuryelere yönelik şiddet olaylarının artmasının kendilerini ciddi endişelendirdiğini belirten Akgül, teslimat yaptıkları her noktada farklı engellerle karşılaştıklarını söyledi. Karabağlar’da yaşanan son saldırının ilk olmadığını ifade eden Akgül, kuryelerin hem vatandaşlara hizmet verdiğini hem de şiddete maruz kaldığını belirterek, “Buna benzer olaylar daha önce de yaşandı. Benzinlikte saldırıya uğradığımız dönemler oldu. Biz kuryeler olarak tepkimizi dile getiriyoruz. Gerçek olan şu ki hem insanların ayağına hizmet götürüyoruz hem de darp ediliyoruz. Bunun mutlaka bir karşılığı olmalı. Biz de herkes gibi insanız. Soğukta, sıcakta, yağmurda çalışıyoruz. Hizmet vermeye gidiyoruz ama kimi zaman siteye alınmıyoruz, kimi zaman da şiddet görüyoruz. Bu kabul edilebilir bir durum değil” dedi.

DÖRT KURYEDEN İKİSİ PLATİNLİ

Mesleğin ağır çalışma koşullarına rağmen kuryelerin çalışmaya mecbur bırakıldığını söyleyen Akgül, trafik kazalarının da mesleğin en büyük sorunlarından biri olduğunu dile getirdi. Birçok motokuryenin vücudunda kaza nedeniyle platin bulunduğunu belirten Akgül, “Şu anda her dört kuryeden ikisi platinli. Ayağında, kolunda platin olan çok sayıda arkadaşımız var. Kazalar geçiriyoruz ama yine de çalışmaya devam etmek zorundayız. Çünkü başka bir gelir kapımız yok. Bunun üzerine bir de site girişlerinde yöneticilerin kendi koyduğu kurallar nedeniyle motorlarımızla içeri alınmıyoruz. Kocaman sitelerin içinde ağır yüklerle yürümek zorunda kalıyoruz. Arabalar içeri giriyorsa kurye de girebilmeli. Sonuçta sadece yemek taşımıyoruz. Market siparişleri götürüyoruz. En az 25-30 kilogramlık ürünleri dairelere kadar taşımak zorunda kalıyoruz. Madem motorla giriş istemiyorlar, o zaman siparişleri güvenlikten teslim alsınlar. Bizim bu yüklerle yüzlerce metre yürümemiz doğru değil” diye konuştu.

KURYE HER YERDE KAYBEDİYOR

Kuryelerin yalnızca şiddet değil, ekonomik yüklerle de mücadele ettiğini ifade eden Akgül, son dönemde getirilen yasal düzenlemelerin maliyetleri daha da artırdığını söyledi. Şirketlerin artık kuryeleri sigortalı çalıştırmak yerine şahıs şirketi kurmaya zorladığını dile getiren Akgül, “Son bir yılda P1 belgesi, kasa işletme belgesi, şimdi de SRC belgesi gibi birçok zorunluluk geldi. Sadece P1 belgesi yaklaşık7 bin 500 lira. Kasa işletmesi5 bin liraya mal oluyor. Motor kiralayan arkadaşlarımız aylık2-13 bin lira kira ödüyor. Şimdi bir de SRC masrafı eklendi. Bunun benzini var, vergisi var. Şirketler artık bizi sigortalı çalıştırmıyor. ‘Paket başına ücret veriyorum, git şirket aç’ diyor. Dışarıdan bakıldığında yüksek kazanç varmış gibi görünüyor ama00-120 bin lira kazanan bir kuryenin en az 60 bin lirası gider oluyor. Gece gündüz çalışan bir kuryenin eline kalan para bugünkü ekonomik şartlarda sanıldığı kadar yüksek değil” ifadelerini kullandı.

KURYELER MALİYET BASKISI ALTINDA

Motokuryelik mesleğinin son yıllarda ağır ekonomik yükler altında yürütüldüğünü belirten Burhan Akgül, yasal düzenlemelerin kuryeleri korumaktan çok yeni maliyetler getirdiğini söyledi. P1 belgesi, kasa işletme belgesi, SRC belgesi, motor kiraları ve şirket giderleri nedeniyle kazancın önemli bölümünün masraflara gittiğini ifade eden Akgül, dışarıdan görüldüğü gibi yüksek gelir elde edilmediğini vurguladı. Akgül, “Yaklaşık son bir yılda birçok yasal düzenlemenin içine girdik. P1 belgesi, kasa işletme belgesi, şimdi de SRC belgesi geldi. Bunların hepsi bize ekstra maliyet oldu. Sadece P1 belgesi yaklaşık7 bin 500 lira. Kasa işletme belgesi5 bin lira civarında. Motoru olmayan arkadaşlarımız2-13 bin lira motor kirası ödüyor. Şimdi buna SRC belgesi de eklendi. Benzin gideri var. Üstelik artık birçok kurye şahıs şirketi kurmak zorunda bırakılıyor. Şirketler, bu işin riskli olduğunu bildikleri için SGK sorumluluğunu üzerlerinden atıyor. Paket başına ücret veriyorlar, geri kalan tüm yük kuryenin omuzuna bırakılıyor” dedi.

ALGI TEPKİYİ ARTIRIYOR

Toplumda kuryelere karşı yanlış bir algı oluştuğunu savunan Akgül, “Ne olduysa bilmiyorum ama Türkiye’de kuryelere karşı bir antipati oluşmuş durumda. ‘Bunlar çok para kazanıyor, tabii ki bize hizmet edecekler, istediğimiz muameleyi yaparız’ şeklinde bir görüntü var. Bu artık ayyuka çıkmış durumda” dedi. Kuryelerin de kendi içinde eksikleri olabileceğini belirten Akgül, “Kuryelerimizin hepsi dört dörtlük demiyorum. Site içine girip motora gaz veren, çevreye rahatsızlık veren kurye de olabilir. Bunların da önlemi alınabilir. Ama bunun karşılığı kuryeye eziyet çektirmek ya da siteye motorla girmesini engellemek olmamalı” diye konuştu.

BİZİ KORUYACAK DÜZENLEME İSTİYORUZ

Kuryelerin teslimatı yapamaması halinde firmalarla da sorun yaşadığını ifade eden Akgül, “Ben motorlu kuryeyim, yaya kurye değilim. Site içinde 600 metre, 800 metre, kilometre yürümek zorunda değilim. Paketi geri götürdüğümüzde bu kez çalıştığımız firmalardan tepki alıyoruz. Paket iptal edildiği için slotlarımız iptal ediliyor. Bu kez meslektaşlarımız işsizlikle ve cezalarla karşı karşıya kalıyor” dedi. Kuryelere yönelik şiddetin önlenmesi için yaptırımların artırılması gerektiğini belirten Akgül, çalışan kesimin daha fazla korunması gerektiğini söyledi. Akgül, “Bunun cezalarını artırmak gerekiyor. Devlet ya da yönetimler bununla ilgili karar alırken bize zarar vermemeli. Biz bunu kabul etmiyoruz. Maalesef ülkemizde çalışana zarar veriliyor. Biz kavga etmek değil, güvenli şekilde çalışıp ekmeğimizi kazanmak istiyoruz. Devletin ve ilgili kurumların artık bizi gerçekten koruyacak düzenlemeleri hayata geçirmesi gerekiyor” açıklamasında bulundu.