Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık'ın oğlu Dorukhan Büyükışık,3 Mayıs 2018'de evinin yakınlarındaki bir inşaat şantiyesinde ölü bulundu. Olay, kayıtlara 'intihar' olarak geçerken; İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosya tekrar açıldı ve olayda görevli 8 polis memuru komiser Atakan K. (44), komiser Deniz A. (36), polis memuru Duygu Ö. (35), polis memuru Fikret S., polis memuru Halil A. (55), komiser yardımcısı Hüseyin V. (49), Narlıdere Karakol Amiri İsmail K. (59) ve polis memuru Musa E. (55) hakkında 'Görevi kötüye kullanma suçundan yıla kadar hapis istemiyle İzmir 21’inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı.
DORUKHAN BÜYÜKIŞIK SORUŞTURMASINDA İKİ DOSYA BİRLEŞTİRİLDİ
Soruşturmanın devamında şantiyede bekçiler H.K (69)., H.A. (77), T.Ç. (41). ile işçi B.Ç. (47) ve yakın bir bölgede bekçi A.G. (77) hakkında 'Kasten öldürme suçundan' müebbet hapis cezası istemiyle de iddianame hazırlandı. İddianamede; ölümün maktulün sırt bölgesine sert ve etkili bir aletle vurma ile gerçekleştikten sonra cesedin belirtilen konuma getirilmiş olabileceğine dair bulguları taşıdığı yer aldı. İddianame, İzmir 21’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Her iki dava sürerken dosyalar birleştirildi.3 tutuksuz sanığın İzmir 21'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanmaları sürüyor.
İZMİR MERKEZLİ 9 İLDE OPERASYON, 26 ŞÜPHELİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI
Büyükışık'ın ölümüyle ilgili yeni bir gelişme daha yaşandı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'nca görevlendirilen İzmir İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube Müdürlüğü ekipleri, İzmir ili merkezli 9 ilde eş zamanlı olarak operasyon başlattı. Haklarında gözaltı kararı bulunanlar arasında inşaat firması sahipleri Mehmet Münir T., Mehmet Taylan T., dönemin Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü İsmail Y., dönemin Narlıdere Karakol Amiri İsmail K., Olay Yeri İnceleme Büro Amiri Atakan K., Grup Amiri Komiser Hüseyin V., polis memurları ve işçiler yer aldı.
5 FİRARİ ŞÜPHELİ ARANIYOR
İstanbul, Kütahya, Aydın, Samsun, Bursa, Tunceli, Manisa, Karabük ve İzmir'de toplam 21 şüpheli, jandarma ekiplerince gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda dijital materyallere el konuldu. 3'ü yurt dışında olduğu belirlenen firari 5 şüphelinin de yakalanması için çalışmalar sürüyor.
AKIN GÜRLEK: HİÇBİR DELİLİN KARARTILMASINA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ
Bakan Gürlek, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu güçlü irade doğrultusunda faili meçhul her dosyanın üzerine kararlı bir şekilde gidiyor, adaletin mutlaka tecelli etmesi için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz. Bu çerçevede Adalet Bakanlığımız bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi'nin koordinasyonunda; İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımızca Dorukhan Büyükışık'ın şüpheli ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada harekete geçilmiştir. Dorukhan Büyükışık dosyasında ortaya çıkan yeni deliller; bilirkişi raporları, teknik incelemeler, HTS ve daraltılmış baz kayıtları ile delillerin karartıldığına yönelik bulgular ışığında 26 şüpheli hakkında gözaltı kararları verilmiş; İzmir merkezli 9 ilde bu sabah eş zamanlı operasyon başlatılmıştır" dedi.
Bakan Gürlek, "Bu soruşturmayı büyük bir titizlik ve yüksek sorumluluk bilinciyle yürüten İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımıza, İzmir İl Jandarma Komutanlığımıza ve sürece katkı sunan tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum. Hiçbir dosyanın üzerinin örtülmesine, hiçbir delilin karartılmasına müsaade etmeyeceğiz. Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, maddi gerçeğin ortaya çıkartılması ve adaletin tecellisi için tüm imkanlarımızla çalışmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
GÖZALTI SAYISI 22’YE ÇIKTI
İzmir'in Narlıdere ilçesinde 2018 yılında bir şantiyede cesedi bulunan Dorukhan Büyükışık'ın ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında 9 ilde düzenlenen operasyonda gözaltı sayısı 22’ye çıktı.
'EN BAŞINDAN BERİ OLAYIN ÖRTBAS EDİLMEYE ÇALIŞTIĞINI SÖYLEDİK'
Dorukhan Büyükışık'ın babası emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık, en başından beri olayın örtbas edilmeye çalışıldığını söyledi. Büyükışık, "Çok uzun yıllardır verilen bir mücadele var. Bu mücadelenin ardından iki dava başlamıştı.3 sanık tutuksuz yargılanırken, bugün yeni bir gelişmeye uyandık ve aralarında bu3 kişinin de bulunduğu insanların olduğu 26 şüpheliye gözaltı kararı verildi. Yargılanan siviller kasten öldürme, polisler ise görevi kötüye kullanma ve delil karartma suçlamasıyla yargılanıyorlardı. Biz bir ek suç duyurusunda bulunmuştuk. Adalet Bakanımız, İzmir Cumhuriyet Başsavcımız, başsavcı vekillerimiz ve savcılarımız şunu gördüler; şu ana kadar yapılmış olan iki kasten öldürme duruşmasında sanıkların ve tanıkların tamamı yalan beyanda bulundular. Biz bu yalan beyan tanıklarını da kendilerine götürüp, gerçekleriyle birlikte delillerle birlikte teslim ettik. Olay gecesi şantiyeden bekçi kulübelerinin, kameraların yerlerinden sökülerek kaldırıldığını, kamera kayıt cihazlarının yok edildiğini, bunların yerine sahte belgeler üretildiğini defalarca gösterdik. O gün görev yapan polisler bile birden fazla delil ve sahte resmi belge, olay yeri krokisi üreterek bu cinayeti örtmeye çalıştılar" dedi.
'DEFALARCA YERİ DEĞİŞTİRİLMİŞ'
Oğlu Dorukhan'ın defalarca kez yerinin değiştirildiğini belirten Büyükışık, "Bazı yeni tanıklar cinayeti kendi gözleriyle gördüklerini, Dorukan' başka yerde öldürülüp, yukarıya taşındığını söylediler. Gece saatleri boyunca buraya birçok polis memurunun geldiğini, bu polis memurlarının bizzat Dorukan'ı buradan yukarıya taşıdığını, elbiselerini düzelttiğini ifade ettiler. Dorukan'ımızı gördüğümüzde C blok inşaatının önünde, başı demir korkulukların altında ve bir beton istinat duvarı üzerindeydi. Binadan0 metre uzaktaydı. Bunun imkansız bir olay olduğunu zaten o fotoğrafı, o videoyu izleyen herkes fark ediyordu. Ama bir başka tanık ortaya çıktı. Dedi ki, "Ben o gün sizin oğlunuzu sırtüstü o demirlerin altına yatarken görmedim. Yüzüstü yatıyordu" dedi. Mahkeme başkanı da ellerindeki fotoğrafın öyle olmadığını söyledi ve tanıktan göstermesini istedi. Dorukhan'ın defalarca yerini değiştirip, defalarca pozisyon vermişler. Aynı şeyi adli tıp uzmanı Doktor Gökhan Batuk söyledi. Oğlumu orada o pozisyonda görmediğini söyledi. Başka yerde başka pozisyonda muayene yaptığını söyledi. Dorukhan'ımızın gerini gece boyunca bir değil onlarca defa değiştirmişler. Ben bunu hep söylüyordum" diye konuştu.
'BU MÜCADELEYİ SİZLER İÇİN VERİYORUZ'
Adli tıp kurumu uzmanları hakkında da şikayetçi olduklarını vurgulayan Ethem Büyükışık, "62 adli tıp uzmanı sahtekarlık yapıp 5 kere sahte adli tıp raporu verdi. Dönemin İzmir Adli Tıp Kurumu Başkanı en büyük sahtekardır. İlk sahte raporu o verdi. Şimdi onun hakkında da soruşturma açıldı. Devleti temizleyelim, arındıralım. Bunun siyasi görüşü, ideolojisi, partisi olmaz. Hepimizin evladı var. Biz evladımızı kaybettik. Artık geriye dönüp, kendimiz için bir şey yapamayız. Ama biz ileriye bakıp toplum için bir şey yapabiliriz. Sizlerin evlatlarını korumak için, daha adil bir devlet düzeni kurulması için, hukuk düzeni kurulması için elimizden geleni yapabiliriz. Şu an bunu yapmaya çalışıyoruz. Sizlerin evlatları ve torunları için biz bu mücadeleyi yürütüyoruz" dedi.
'DERİN BİR NEFES ALDIM AMA HUZURA KAVUŞMAK İÇİN ÖNÜMÜZDE ÇOK ZAMAN VAR'
Hukuk mücadelelerine devam edeceklerinin altını çizen Ethem Büyükışık, şöyle devam etti:
"Şu an bizim hesabımıza göre00'ün üzerinde kamu görevlisi var. Bu00'ün üzerindeki kamu görevlisinin ibreti alem için en büyük cezayla cezalandırılmasını bekliyoruz. Korkarak devlet temizlenmez, korkarak devlet yönetilmez. O yüzden Adalet Bakanımıza, sayın İzmir Cumhuriyet Başsavcımıza çok teşekkür ediyorum. Bu davada korkmadan hareket ettiler. Bugün ben derin bir nefes aldım ama daha huzura kavuşmak için önümüzde çok zaman olduğunu düşünüyorum. Yargılama sürecinin faillerinin hak ettikleri cezaları aldığını görmedikçe huzura ermeyeceğim ve bunların peşini de bırakmayacağım. Ölene kadar peşlerindeyim."