E. ÇAĞLA GENİŞ
İzmir’in içme suyu ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayan Tahtalı Barajı ve yaklaşık 200 bin kişinin içme suyu ihtiyacını karşılamak için projelendirilen Çamlı Barajı’nın mutlak koruma alanı içerisinde yer alan Efemçukuru Altın Madeni’nin kapasite artırımı davasının reddi Danıştay tarafından bozuldu. Daha önce madenin yörede su ve toprakta ağır metalleri arttırdığına yönelik analizleri içeren bilirkişi raporunu ‘bilirkişiler İzmirli’ diye reddeden Danıştay, bu sefer de sonrasında yapılan bilirkişi keşfindeki raporu yetersiz buldu. Danıştay, ek rapor hazırlanarak madenin çevresel etkilerinin ortaya konması sonrası karar verilmesi gerektiğine hükmetti. Karar, temyiz isteminde bulunan Ege Çevre ve Kültür Platformu Derneği (EGEÇEP), İzmir Tabip Odası, TMMOB Çevre Mühendisleri Odası, Ahmet Karaçam ve Arif Ali Cangı tarafından sevinçle karşılandı. “İzmir’e sahip çıkmak, İzmir’in suyuna sahip çıkmak, su havzalarını korumaktır” diye konuşan Avukat Arif Ali Cangı, “Geri dönüşü olmayacak zararların önlenmesi için Efemçukuru Altın Madeni derhal kapatılmalıdır, konunun takipçisi olacağımızı herkese ilan ediyoruz” dedi.
YENİDEN DÜZENLENECEK
Danıştay kararını değerlendiren Avukat Arif Cangı, “Efemçukuru Altın Madeni’nin kapasite artırımı Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararının iptali davasını bu kez lehimize bozma kararı aldık. Bozma kararı aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasını içeriyor olsa da, analiz yapılması talebimizin kabul edilmiş olması son derece önemli. Geldiğimiz süreçte; yeniden keşif yapılacak, maden sahasından sudan, topraktan, kayaçtan ve pasadan örnekler alınacak ve analiz yapılarak yeniden bilirkişi raporu düzenlenecek. Diğer yandan bu bozma kararı ile Efemçukuru Altın Madeni’ne ilişkin iç hukuktaki dava süreci kapanmamış oldu. Bu bir fırsattır. Aynı bilirkişilerden ek rapor alınacak olması bizim açımızdan bir güvensizlik oluşturmaktadır fakat itirazlarımızı yargılama aşamasında mahkemeye sunacağız. İzmirliler davaya sahip çıkarlarsa su havzasını kirleten bu madeni kapattırırız” ifadelerini kullandı.
KUTU
SÜREÇTE NELER OLDU?
İzmir’in içme suyunun yüzde 40’ını karşılayan Tahtalı Barajı koruma sınırında bulunan Efemçukuru altın madeni 2011 yılından bu yana yöredeki faaliyetlerine devam ediyor. Altın madeninin İzmir’in su havzası için büyük bir tehlike yarattığı şimdiye kadar pek çok bilimsel rapor ile belgelendi. Maden, kentin içme suyu üzerindeki bu zararlı etkisine rağmen kapatılmazken üstüne üstlük bir de kapasite artışına gitti. İşletme süresini bir anda 17 yıla çıkaran madenin kapasite artışına Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2012 tarihinde ÇED olumlu kararı verildi. Altın madenine karşı yıllardır mücadele eden EGEÇEP, HKKTÖ Çevre Mühendisleri Odası ve İzmir Tabip Odası'nın açtığı davada yapılan bilirkişi incelemesinde maden işletmesinden alınan örneklerde “arsenik, kadmiyum, bakır, kurşun, mangan gibi elementlerin dünya kabuk ortalaması seviyelerini aştığı” tespit edildi. Altın madeninin yörede toprak ve sudaki olumsuz etkisini ortaya koyan 107 sayfalık bu rapora yapılan itiraz sonrası verilen ÇED iptali kararı, bakanlığın ve şirketin itirazı sonrası Danıştay tarafından bozuldu. Bu bozmanın ardından tekrar yapılan bilirkişi keşfinde işletme içindeki toprak ve sulardan herhangi bir örnek alınmaması eleştiri konusu edilmiş, tartışmalı bilirkişi keşfinin ardından açıklanan 7 sayfalık bir belge rapor olarak mahkemeye sunulmuştu. Davacı kurumların kararı temyiz etmesinin ardından dosyayı tekrar inceleyen Danıştay 14. Dairesi bu kez madene karşı çıkanların lehine bozma kararı verdi. Danıştay 14. Dairesi kararında “Raporun, sadece mevcuttaki işletme faaliyetlerinin değerlendirilmesi suretiyle oluşturulduğu; raporda, dava konusu proje kapsamında öngörülen kapasite artışının çevresel etkilerine ayrıca yer verilmediği, raporun keşif esnasında numune de alınmadan hazırlandığı; bu haliyle raporun, uyuşmazlığın çözümü için yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır” dedi. Danıştay, maden sahası içinden su, toprak, kayaç ve pasa örneklemelerinin alınıp, akredite laboratuarlarca incelenmesi sonucunda elde edilecek analiz raporları da değerlendirilmek suretiyle ek bir rapor hazırlanmasına karar verdi.