KEMAL ÖZKURT - ÖZEL HABER / Orta Doğu, 28 Şubat 2026 sabahı başlayan ve 1 Mart itibarıyla küresel bir krize dönüşen tarihinin en büyük askeri hesaplaşmalarından birine sahne oluyor. ABD ve İsrail’in nükleer tesisleri hedef alan ortaklaşa başlattığı “Aslan Kükremesi” operasyonu, İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in hayatını kaybetmesiyle rejimin bekası meselesine dönüşürken; Tahran’ın misilleme olarak bölgedeki tüm ABD üslerini balistik füze yağmuruna tutması savaşı çok uluslu bir boyuta taşıdı. Çatışmaların Türkiye sınırlarına ne kadar yaklaşacağı ve Ankara’nın ev sahipliği yaptığı İncirlik ile Kürecik gibi kritik tesislerin bu ateş çemberindeki stratejik konumu nedeniyle Türkiye’ye yansımalarının ne olacağı ve nasıl bir duruş sergileyeceği merak konusuydu. Yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Emekli Hava Kurmay Albay İhsan Sefa, Türkiye’nin bu krizde ‘aktif tarafsızlık’ yerine daha net bir tavır koyması gerektiğini belirtti. İran’ın düşmesinin doğrudan Türkiye’nin beka sorunu haline geleceğini vurgulayan Sefa, “İran’dan sonra sıra Türkiye’ye gelecek; bugün İran’a füze ürettiği için saldıranlar, yarın yerli savunma sanayimiz üzerinden bizi hedef alacaklar. Biz aslanız ama pençelerimizi kullanmıyoruz; Türkiye bu emperyalist kuşatmaya karşı ancak dik durarak ve bölgesel gücünü ortaya koyarak karşı koyabilir” diye konuştu.
AMERİKA BU SAVAŞI KAYBEDECEK
Amerika’nın Epstein dosyaları nedeniyle İsrail’in kıskacında olduğunu söyleyen Sefa, “Türkiye olarak bölgede bir savaş başlamasını ve Amerika’nın burada hakim olmasını asla istemeyiz. Ancak şunu net söyleyeyim: Amerika bu savaşı kaybedecek. İran halkı vatanını savunmak için binlerce şehit verir çünkü bu bölgenin insanı ülkesini savunmak söz konusu olduğunda tüm ayrılıkları, kavgaları bitirip bir araya gelir. Nitekim içeride karışıklık çıkarmayı bile beceremediler, halk anında birleşti. Batılılar ve İsrail şehit vermeye hazır değil, yakında Amerika’ya tabutlar gitmeye başlar. Esasen Trump bu çatışmayı pek istemiyor ama Epstein dosyaları nedeniyle köşeye sıkıştırılmış durumda. Trump şu an mecburen Netanyahu’nun emrine girdi, onu resmen Netanyahu yönetiyor” diye konuştu.
ÇİN SESSİZ AMA DERİNDEN DESTEKLİYOR
Savaşın asıl amacının ABD’nin rakibi Çin’in yükselişini engellemek olduğunu belirten Sefa, “Savaşın asıl amacı İsrail için ‘Arz-ı Mevdu’ yani Büyük İsrail’i kurmak, Amerika için ise tek dünya hegemonyasını devam ettirmek adına rakibi Çin’in gırtlağını sıkmaktır. Çin’in petrolünün yüzde 80’i Hürmüz üzerinden geliyor. Çin şu an sessiz görünebilir ama İran’a gerekli silah desteğini, özellikle gemilere karşı kullanılacak zırhlı füzeleri verdiğini tahmin ediyorum. Gelen bilgilere göre 18 büyük uçakla İran’a askeri malzeme, muhtemelen füze başlıkları geldi. Bu çatışmada Amerika bir tane gemi bile kaybetse karizması çizilir ve çökmekte olan imparatorluğunun sonu olur” dedi.
İNCİRLİK’İ KULLANDIRMIYORUZ DİYORLAR AMA...
Kürecik Radar İstasyonu(na hükümetin müdahale edemediğini belirterek oradaki verilerin doğrudan İsrail’e aktarıldığına dikkat çeken Sefa, “İncirlik’i kullandırmıyoruz diyoruz ama Adana’da üssü takibe alan ve fotoğraf çeken kişilerin yakalanması akıllarda soru işareti bırakıyor. Madem bir pislik yok, neden çekilmesinden bu kadar gocunuyorsunuz? Öte yandan Kürecik Radar İstasyonu daha vahim bir durumda. Oradaki iz otomatik olarak İsrail’e ve Amerikan gemilerine aktarılıyor. Orada bir tane Türk askeri yok, kontrol tamamen Batılılarda. İncirlik ve Kürecik üzerinden İsrail’e yüzde 100 istihbarat yardımı sağlanıyor ve maalesef hükümet buna müdahale edemiyor. İran, Türkiye’nin ne kadar zor durumda olduğunu bildiği için buraları henüz hedef almıyor, Türkiye’yi tamamen kaybetmek istemiyor. Ancak Türkiye’nin artık net bir tavır koyması, İran’ı kınamak yerine bu saldırıların Amerika’ya yapıldığını görmesi gerekir.”
SIRA BİZE GELECEK
Türkiye’nin yakın coğrafyasında yaşanan bu çatışmalar karşısında İran’ı destekleyerek güçlü bir duruş sergilemesi gerektiğini ifade eden Sefa, “İran’ın elden gitmesi demek, sıranın Türkiye’ye gelmesi demektir. Bugün İran’a ‘füze üretme’ diyerek vuranlar, yarın Türkiye’ye ‘uçak yapma, senin uçakların Yunanistan’ı rahatsız ediyor’ diyerek gelecekler. Bu riski görmemiz lazım. İran’ı teslim etmemeliyiz, savaşarak değilse bile siyasi olarak yanında durmalıyız. Biz aslanız, pençemiz ve dişimiz var ama kullanmıyoruz. Bakınız, Kuzey Kore liderine ‘deli’ dediler ama dik durduğu için Trump’ın gemileri geri döndü. Emperyalist güçler dik durandan korkar. Savunma sanayimizde geldiğimiz bu aşamada Türkiye, bölgesel bir güç olarak artık bu iradeyi ve cesareti ortaya koymak zorundadır” ifadelerini kullandı.