GÜNDEM

EMO ve MMO’dan Ege’deki 3 termik santral için ‘arz güvenliği riski yok’ değerlendirmesi

Yeniköy, Kemerköy ve Yatağan Termik Santralları’nı mercek altına alan EMO ve MMO raporunda, 3 santralin devre dışı bırakılmasının Türkiye ve Ege Bölgesi’nin elektrik arz güvenliğini olumsuz etkilemeyeceği belirtildi. Raporda, Ege’nin mevcut elektrik üretim kapasitesinin ihtiyacın yaklaşık yüzde 25 üzerinde olduğu vurgulandı

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) ve TMMOB Makina Mühendisleri Odası (MMO) tarafından hazırlanan ortak teknik raporda, Muğla’da faaliyet gösteren Yeniköy, Kemerköy ve Yatağan Termik Santralları’nın Türkiye ve Ege Bölgesi’nin elektrik ihtiyacı ile arz güvenliği açısından değerlendirmesi yapıldı. Resmi veriler üzerinden gerçekleştirilen incelemede, üç santralin devre dışı bırakılmasının ülke ve bölge elektrik arzında herhangi bir risk oluşturmayacağı belirtilirken, Ege Bölgesi’nin mevcut elektrik üretim kapasitesinin ihtiyacının yaklaşık yüzde 25 üzerinde olduğu vurgulandı.

EGE BÖLGESİ YÜZDE 25 DAHA FAZLA ÜRETİM KAPASİTESİNE SAHİP

Raporda yer alan bilgilere göre ise Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralları’nın toplam bin 768 megavatlık kurulu gücü, Türkiye’nin toplam kurulu gücünün yalnızca yüzde,43’ünü oluşturuyor. Çalışmada, Türkiye genelinde elektrik üretim kapasitesinin mevcut talebin üzerinde olduğu, Ege Bölgesi’nin de kendi elektrik ihtiyacından yaklaşık yüzde 25 daha fazla üretim kapasitesine sahip bulunduğu belirtiliyor. Bölgede yapımı devam eden yeni elektrik üretim yatırımlarının kapasitesinin ise söz konusu 3 santralın toplam kapasitesinin yaklaşık 2 katına ulaştığı ifade ediliyor. Bu veriler doğrultusunda rapor, santralların devre dışı bırakılmasının Türkiye, Ege Bölgesi ve Muğla’nın elektrik arz güvenliği açısından bir risk oluşturmayacağı sonucuna varıyor. Çalışmada ayrıca santralların kapatılmasıyla yüksek maliyetli elektrik alımı ve kapasite ödemelerinin azalacağı, buna karşılık orman, zeytinlik ve tarım alanlarının madencilik faaliyetlerinden korunabileceği vurgulanıyor.

TEKNİK RAPORDA NELER VAR?

EMO ve MMO tarafından yapılan açıklamada ise, ”Bu çalışma, Ege Bölgesi’nde uzun yıllardır faaliyet gösteren Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralları‘nın Türkiye ve bölge elektrik ihtiyacı bakımından gerekli olup olmadığını; bu santralların devre dışı bırakılması durumunda ülke elektrik sisteminde, arz güvenliğinde ve Ege Bölgesi’nin elektrik ihtiyacının karşılanmasında bir risk oluşup oluşmayacağını, tamamen resmi kuruluşlardan alınan verilere dayanarak incelemek amacıyla hazırlanmıştır. Bu çalışma, 4 yıl önce aynı başlıkla yayımlanan raporun; güncel ve resmi teknik-bilimsel veriler ışığında yeniden ele alınarak güncellenmiş hâli. Raporun birinci bölümünde söz konusu santralların devre dışı bırakılmasının Türkiye kurulu gücü ile yıllık elektrik üretim ve tüketimi açısından değerlendirilmesi yer almaktadır. İkinci bölüm aynı değerlendirmeyi Ege Bölgesi ölçeğinde ele almakta, üçüncü bölüm ise konuyu ülkenin anlık azami elektrik ihtiyacı (puant talep) bakımından incelemektedir. Dördüncü bölümde bölgedeki yeni elektrik santralı projelerinin gelişimi, beşinci bölümde Türkiye enterkonnekte sistemi ve Muğla bölgesi açısından iletim altyapısının durumu ele alınmaktadır. Altıncı bölüm, santralların devreden çıkarılması durumunda sağlanacak çevresel, ekonomik ve sosyal faydalar ile alınması gereken önlemleri; yedinci bölüm ise santralların yakıt ihtiyacı için yürütülen madencilik faaliyetlerine ilişkin bir değerlendirmeyi içermektedir. Sonuç bölümünde ise elde edilen bulgular bir bütün olarak özetlenmektedir” diye aktarıldı.

“ARZ GÜVENLİĞİNE HİÇBİR OLUMSUZ ETKİSİ OLMAYACAK”

Açıklamanın devamında ise şu ifadelere yer verildi: “Raporda yer alan tüm veriler ve değerlendirmeler tek bir gerçeğe işaret etmektedir: Yaklaşık 40 yıldır devrede olan, ekonomik verimliliğini yitirmiş ve teknolojisi eskimiş bu üç termik santralın devreden çıkarılmasının ülke ve bölge arz güvenliğine hiçbir olumsuz etkisi olmayacaktır. Aksine; kamunun yüksek fiyatlarla elektrik alma ve kapasite ödemeleri yapma yükü ortadan kalkacak, ormanlar, zeytinlikler ve tarım alanları madencilik tahribatından kurtulacak, bölge halkı yaşam alanlarına yeniden kavuşacak ve ülkemizin iklim taahhütlerine uyum yolunda önemli bir adım atılmış olacaktır. Dolayısıyla meseleyi arz güvenliği ya da elektrik ihtiyacı olarak değil, kamu yararı ile şirket çıkarları arasında bir tercih meselesi olarak değerlendirmek gerekmektedir. Bu santralları ayakta tutan gerekçe teknik bir zorunluluktan öte belirli çıkar çevrelerinin sürdürmek istediği bir kazanç düzenidir.  EMO ve MMO olarak bu çalışmayı, enerjinin bir rant aracı değil bir kamu hizmeti olarak görülmesi gerektiği inancıyla; halkın sağlıklı bir çevrede yaşama, ucuz ve güvenli elektriğe erişme hakkını savunmak üzere kamuoyunun bilgisine sunarız.”