BURCU YANAR
“Beyazay’ın faaliyet ve projelerinin temel amacı birlikte yaşama kültürünü arttırmak” diyen Arıkan, “Toplum engelliyi tanımıyor, nasıl davranacağını bilmiyor, nasıl iletişim kuracağını bilmiyor. Bunun için biz birlikte yaşama bahaneleri oluşturuyoruz. Bunun için kan vermek, spor yapmak ve sanat etkinlikleri gerçekleştiriyoruz” şeklinde konuştu. 2007 yılında bir araştırma şirketine yaptırdıkları araştırmada şunu gördüklerini ifade eden Arıkan, “Toplum engelliyi tanımadığı için engelli komşu istemiyor, engelliyi tanımadığı için iş arkadaşı olarak da istemiyor, engelliler ile ilgili bir kitap okumamış bir film bile izlememiş. Bunlar çok acı gerçekler olarak karşımıza çıktı” diye konuştu.
BÜYÜKŞEHİR YETERSİZ!
İzmir Büyükşehir Belediyesinin bu konularda yeterli olmadığını vurgulayan Arıkan, “Belediyenin hala bir bakım merkezi yok, bir rehabilitasyon merkezi yok. Koskoca belediye meslek edindirme kursları vermiyor gidip hobi kursları veriyor. Engellilere mesleki eğitim en gerekli ihtiyaçtır. Öncelikle mesleki eğitim sonra hobi bahçeleri açarsınız. Karşıdan karşıya geçişlerde sesli uyarı sistemlerinin olmayışı, belediye otobüslerinde durak isimlerini belirten sesli uyarı sistemlerinin olmaması bir eksikliktir. Kaldırımların masalar, sandalyeler, tabela ve levhalar ile dolu olması ve belediyenin buna ses çıkarmaması. Erişilebilirlik meselesi sadece engelliler için değil herkes için. Fakat biz bu aksaklıkları sadece engelliler olarak anlatırsak bunu topluma anlatamayız. Yaşlılar, hamileler, çocuklar herkes için bu geçerli. İyi şeyler yapmıyor demiyorum. Evet yapıyorlar ama engelli evinden çıkamıyorsa, yolda yürüyemiyorsa, otobüse bindiğinde nereye geldiğini bilemiyorsa verilen hiçbir hakkın kıymeti kalmaz” ifadelerini kullandı.