Uzmanlar, insan vücudunda en fazla yer kaplayan, gastrointestinal kanalda kolonize olan; bakteri, virüs, mantar gibi mikroorganizmalardan oluşan ve organ gibi işlev gören ekosistemin ‘bağırsak mikrobiyotası’ olarak adlandırıldığını kaydetti. Önceleri normal flora olarak bilinen bu ekosistemin özellikle tıpta ve teknolojideki gelişmeler sayesinde inanılmaz çeşitlilikte farklı türler içerdiğinin zamanla görüldüğünün altını çizen uzmanlar, özellikle 2008 yılı sonrasında birçok hastalığın mikrobiyota ile ilişkisini gösteren çalışmaların yayınlanmaya başlandığını dile getirdi.
İnsan vücudunda00 trilyon hücre bulunduğunu, bunun0 misli kadar da yararlı bakterileri barındırdığımızı belirten Op.Dr. Zafer Beken de, “Vücudun deri, ağız, vajina, bağırsaklar gibi çeşitli bölgelerinde yerleşmiş bu bakterilere o bölgenin ‘florası’, yeni adıyla mikrobiyotası deniyor. Bağırsaktaki mikrobiyota ise 2 kilo ağırlığında ve hem işlevi hem de ağırlığı nedeniyle artık bir organ olarak kabul ediliyor. Bu yüzden bağırsak mikrobiyotası bizim için çok önemlidir” ifadelerini kullandı. İHA/İZMİR