GÜNDEM

İBB davasında 10. duruşma: Murat Çalık hakim karşısında

İBB’ye yönelik “yolsuzluk” davasında 407 sanığın yargılanmasına devam edilirken, 10’uncu duruşmada tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık hakim karşısına çıktı. Çalık, hakkındaki suçlamaların temelsiz olduğunu savundu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

MURAT ÇALIK: O DÖNEMDE KAMU GÖREVLİSİ DEĞİLDİM

Tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık savunmasında, "4 bin sayfalık iddianamede, gizli tanık beyanı yok. Elde edilen somut bir menfaatten dahi bahsedilememiş olması, aslında örgütlü suç isnadının temelsiz olduğunu göstermektedir. Kaldı ki suç örgütü kavramının ne anlama geldiğini elbette bilirim. Hayatımın hiçbir döneminde suç teşkil edecek herhangi bir yapının parçası olmadım. Kişisel değerlerim, mesleki ilkelerim ve kamu görevine bakış açım bunun mümkün olmadığını sizlere de gösterecektir. Peki geriye ne kalmıştır. Sürekli ifade değiştiren, beyanları değiştikçe kendi içerisinde ve birbiriyle çelişen sanık ifadeleri. Bu kişiler etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmış ya da yararlanma beklentisi olan şahıslar. Ancak benim durumumda bir tuhaflık var. Nedir bu tuhaflık. Bana yönelik suçlamalarda bulunan kişiler örgütün varlığından haberdar değiller. Örgütün varlığını reddeden bu kişiler, nasıl oluyor da örgütlü suçlarla ilgili hükümlerden etkin pişmanlık yoluyla faydalanmaktadırlar. Aynı durum rüşvet suçu bakımından da geçerlidir. Rüşvet, sadece bir kamu görevlisinin fail sıfatıyla işleyebileceği bir suç türüdür. İddia edilen dönemde kamu görevlisi değildim; belediye başkan danışmanıydım. Haliyle benim rüşvet suçunun faili olmam teknik açıdan mümkün değil. Bu bile, sadece kamu görevlilerinin işleyebileceği bir suç bakımından hukuki bir belgenin eksikliğini göstermiyor mu." dedi.