İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak1 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun42 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
İlk duruşma 9 Mart Pazartesi günü görüldü. Geçtiğimiz celselerde tutuklu sanık Aykut Erdoğdu, Sırrı Küçük, Ümit Polat, Bulut Aydöner savunma yaptı. Cuma günü duruşma görülmezken, haftanın 4 günü devam eden duruşmalarda üçüncü hafta 23 Mart Pazartesi günü başladı.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’de bulunan Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi'ndeki binada görülecek duruşmada, sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilecek. Diğer yandan Mahkeme başkanı duruşmaların saat 22.00’ye kadar devam edebileceğini belirtti.
5 VEKİL SALONA ALINMADI
Duruşma saat0.40 itibarıyla başladı. Duruşma öncesi 5 milletvekilinin salona alınmaması üzerine Ali Sukas’ın avukatı, mahkeme başkanına bu yönde bir talimatı olup olmadığını sordu. Mahkeme Başkanı ise, "Bu uygulama Başsavcılığın takdirindedir, konuyu onlara bıraktık" dedi.
“SADECE TANIK İFADELERİYLE TUTUKLANDIM”
Resul Emrah Şahan savunmasında, "Şişli Belediyesi’yle Çağlayan Adliyesi komşudur, adliyenin bulunduğu parsel belediyeye aittir. Belediye vermiştir.8 Mart günü ben savcılıkla bunları konuşuyordum, çağırsalar giderdim. Sabah 05.30'da evimden alındım.9 Mart sabahı devletle toplum arasındaki güven bağına balta vurulmuştur. Burada esas hikaye Şişli’nin iradesi. Ben Şişli’de0 kişiden 7’sinin oyunu almış bir belediye başkanıyım. Bugün benim koltuğumda kayyum oturuyor. Tutuklandıktan yıl sonra karşınızdayım.2 metrekarelik hücremde binlerce mektupla, destekle karşınızdayım. 'Suçlusun' diyorlar.'Neyle suçluyum' diyorum, 'Bilmiyorum' diyorlar. Ben9 Mart günü kent uzlaşısı davasından tutuklandım. Gerekçe, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Türkiye İttifakı siyasetiydi. Ben siyasetçi olarak ve belediye başkanı olarak partimle beraber batıdaki illeri, batı illerindeki Kürtlerin mecliste temsil edilmesinin savunucusu olduğum için tutuklandım. Batı illerindeki Kürtlerin meclisteki temsiliyeti.Sayın Başkanım, batı illerindeki Kürtler kim. Belki siz, belki heyetteki arkadaşlarımız, salondaki arkadaşlarımız. Komşumuz. Kardeşimiz. Ben bu siyasetin arkasındayım. Türkiye’nin Cumhuriyet tarihinin en kritik eşiklerinden biri olan terörsüz, demokratik Türkiye sürecine ilişkin toplumsal destek varken kent uzlaşısı davasından bir belediye başkanını tutuklamak abesti. O dönem iktidar siyasetçilerinin açıklamalarından bir cümle söyleyeceğim. 'Uzlaşı, bu topraklarda bir zayıflık değildir. Devlet aklının ve milletin ferasetinin gereğidir' Biz orada durduk. Kent uzlaşısı da buydu. Kimlikler üzerinden çatışmak değil, ortak değerlerde buluşarak kenti birlikte yönetmekti. Hal böyleyken bu operasyon devlet aklına, hep birlikte demokrasi için bir eşik daha atlama çabasına çelme taktı. Devlete rağmen yapıldı. Türkiye, Kürt meselesinde en önemli tarihi eşiği geçerken bir belediye başkanını kent uzlaşısından tutuklu tutmak çelişkiydi.9 Mart günü kent uzlaşısından tutuklandım. İddianameyi beklemeye başladım. 4 ay sonra, Temmuz’da Prof. Dr. Ahmet Özer kent uzlaşısından tahliye aldı. Tam o dönem, şimdi 'Kardeşlik zamanı, iç cepheyi güçlendirelim' açıklamaları geldi. Emrah’ın hücresinin kilidi açılmıştı. Kapının kulpunu indirseniz kapı açılıyordu. Onun için ikinci bir kilit lazımdı o kapıya. Ağustos ayında etkin pişmanlar ifade vermiş Emrah demişler.2 Eylül’de birden, aniden ifadeye çağrıldım. Sadece tanık ifadeleriydi. Sadece tanık ifadeleriyle tutuklandım. Hem de kimler. Türkiye’de bakanlıkla, devletle en büyük iş yapan müteahhitler. Türkiye’nin en büyük müteahhitleri. En büyük ihaleleri almış kişiler. Onların danışmanları. Onların işini takip eden insanlar. Sonra ne oldu. 2026 Şubat ayında kent uzlaşısından 5 dakikada tahliye aldım." dedi.
"KURUMA DAİR BİR TALİMAT VERMEM MÜMKÜN DEĞİL"
Şahan savunmasının devamında, "Öncelikle ‘Eylem3’ ile başlamak istiyorum. İddianamenin toplam mantığına ilişkin garipliğe en güzel örnek budur. Niye.Benim adımın ilk geçtiği yer Eylem3. 'Kişisel verileri başkasına verme, yayma ve ele geçirme' suçu isnat ediliyor. Bu konuda kimse benim ifademe başvurmadı. Ben 'sürpriz' iddianame geldiğinde öğrendim. Hiçbir şüpheli ifadesinde, hiçbir tanık beyanında, hiçbir raporda, kolluk fezlekesinde, hatta şüpheli listesinde dahi adım yok. Benden bu iddianın yanlış olduğunu ispatlamam bekleniyor. Sayın Başkanım, suçlamada 'İstanbul Planlama Ajansı Başkanı sıfatında hareket ediliyor' deniliyor. Ben İPA Başkanlığı’ndan ayrılalı çok oldu. 2024’te İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki bu görevimi, usule uygun bağlamak için BİMTAŞ Yönetim Kurulu Başkanlığı görevim vardı; o görevden de istifa etmiştim. Ama İPA’daki çalışma arkadaşlarımız ve ben, 2023 Kasım sonu veya Aralık başında gerçekleştiği iddia edilen bir panel üzerinden suçlanıyoruz. Bu dönemde istifa etmiş ve sahada kampanya yapan bir belediye başkan adayı olarak talimat verdiğim iddia ediliyor. İddianın temelsizliği zaten burada başlıyor; zaten fiilen mümkün değil. Kuruma dair bir talimat vermem mümkün değil" dedi.
Duruşmaya6.45 sıralarında ara verildi.