İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılmasının ardından tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen “yolsuzluk” soruşturması tamamlandı. Soruşturma kapsamında1 Kasım 2025’te 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı.
İddianamede, “örgüt lideri” olarak nitelendirilen İmamoğlu’nun aralarında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “rüşvet”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık”, “irtikap” ve “ihaleye fesat karıştırma”nın da bulunduğu çok sayıda suçu işlediği öne sürüldü.
İmamoğlu hakkında ayrıca kişisel verilerin kaydedilmesi, kişisel verilerin ele geçirilmesi ve yayılması, suç delillerini gizleme, haberleşmenin engellenmesi, kamu malına zarar verme, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, çevrenin kasten kirletilmesi, Vergi Usul Kanunu’na aykırılık ile Orman ve Maden kanunlarına muhalefet gibi çeşitli suçlamalar yöneltildi.
İddianamede, İmamoğlu’nun42 ayrı eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
‘HAKKIMI HELAL ETMİYORUM’
Tutuksuz sanık iş insanı Muzaffer Beyaz, geçen hafta yapmış olduğu savunmasına ek olarak, “Beylikdüzü’nde bir arsanın yüzde 85’ini satın aldık. Bu arsanın yüzde5’lik kısmı da Ekrem İmamoğlu’na aitti. Ekrem İmamoğlu ile tek ortaklığımız bu arsaydı. Buraya Teras Park ismiyle bir proje yapma konusunda anlaştık. İmamoğlu, yüzde 5’lik bir kısmını daha maliyetine satın almak istedi. Kendisi o sırada Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu için kabul ettim. Buranın inşaatı ile ilgili taşeron olarak Adem Soytekin ile anlaştık. Yüzde 5’lik kısım İmamoğlu’na geçti ama o bedel bize hala ödenmedi. Finansal araştırmalar yapılırsa görülecektir. Kısaca, bu projelerde zulme ve zarara uğrayan bir kişi olarak şikayetlerim devam etmektedir. Hakkımı helal etmiyorum. İmamoğlu ile helalleşmeye yönelik laflarım yanlış anlaşılmıştır. Bu helallik, İmamoğlu’nun çapraz sorgusu sırasında sorduğu soruya cevaben, ailece yenen yemek ve seyahatlere ilişkin ‘Hakkını helal ediyor musun?’ sorusuna insani olarak verdiğim bir cevaptır. Bu helallik diğer ticari faaliyetlerle alakalı değildir. Alacaklarım devam etmektedir, hakkımı helal etmiyorum. Şikayetlerim de devam ediyor” açıklamasında bulundu.
‘AKLANMAYA İHTİYACIM OLMADI’
Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu, “Ben hiç kirli para kazanmadığım için aklanmaya ihtiyacım olmadı. Her zaman düzgün çalıştık, kanuna uygun işler yaptık ve belirli yaştan sonra gücüm yetmediği için Tuncay Yılmaz’ı da genel müdür olarak atadık. Maalesef Türkiye’de yalancılık geçim kaynağı oldu. İftiracılık, itirafçılık adı altında icra yapılıyor. Kayyım denen bir nesne atandı bize. Bir tane de Milli Eğitim Bakanı’nın atmış olduğu bir iftira var. FETÖ’yle okul yaptığım söylendi. Ben okul yapmadım FETÖ’yle. Tek başıma yaptım. Başaramadım. Türkiye Milli Kültür Vakfı’na bunu sattım. Onlar da başaramadı, FETÖ’ye sattı. Sonunda devlete kaldı. Yine hizmetimiz hizmettir” dedi.
HASAN İMAMOĞLU HAKKINDA SUÇ DUYURUSU TALEBİ
Savunmanın ardından duruşma savcısı, Hasan İmamoğlu’na, İmamoğlu İnşaat sahibi Tuncay Yılmaz’ın kendisinden elden para alıp almadığı sorusunu yöneltti. Savcı ve mahkeme başkanı, İmamoğlu’na soruyu istemediği takdirde cevaplamasının gerek olmadığını belirtirken, İmamoğlu’nun avukatları araya girerek soruya tepki gösterdi. Hasan İmamoğlu, soruyu avukatlarının cevaplayacağını belirtti. Duruşma savcısı bunun üzerine İmamoğlu hakkında, eylem 34 kapsamında 'suç gelirlerini aklama' suçundan suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.
‘EKREM İMAMOĞLU İLE ARAMIZDA SORUNLAR OLUŞTU’
Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak tahliye edilen İmamoğlu’nun eski danışmanı Ertan Yıldız savunmasında, “Benimle Ekrem İmamoğlu'nun arasında sorunlar oluştu. Eskisi kadar güven noktasında, eskisi kadar sağlam bir noktada olmadığımızı düşündüm. 2023 yılında görevlerimi bıraktım ve meclis üyesi oldum” diye konuştu.
‘İHALELERİN BİR TANESİNDE MÜDAHELEM YOK’
Yıldız, “Bu yola girebilmek için farklı birtakım yöntemler, finans kaynakları geliştirme, gayri yasal, benim sorumlu bulunduğum şirketlerin de olduğu alanı zorlayan, yönetimi de zorlayan birtakım yapılanmalar oldu. Bu yapılanmalardan ben rahatsız oldum ve bu yapılanmaların içerisinde devam edemeyeceğim için de ya devam edecektim merkezine girecektim, hayatım değişecekti ya da bırakacaktım. Az önce de söyledim; bırakmayı tercih ettim. Benim imzaladığım bir tane yok. Bakın iştiraklerde yılda on binlerce ihale olur. 5 yılda belki 500 bin ihale olmuştur. Bir tanesine müdahalem yoktur. Olduğunu da kimse söyleyemez" dedi.
‘İMAMOĞLU BANA AYKUT’A DİKKAT EDİN DEDİ’
CHP eski milletvekili Aykut Erdoğdu ile ilgili Ertan Yıldız savunmasında, "Aykut Erdoğdu şu anda burada.,5 milyon 200 bin dolar getirildi ve o,5 milyon 200 bin doları Fatih Keleş aldı. Ben de buna şahidim. Ekrem İmamoğlu’nun da bilgisi dahilindedir. Aykut Erdoğdu duysun bunu. Ekrem İmamoğlu bana, ‘Aykut'a dikkat edin, o 2 alır buçuk getirir’ şeklinde bir ifadesi vardır. Yani Aykut'a güvenmediklerine dair bir ifadesi var. Bunu da burada söylemiş olayım. Bu olayın yüzde00 arkasındayım, yüzde00 gerçektir. Benim birebir şahit olduğum olaydır" şeklinde konuştu.
‘İDDİALARI KESİNLİKLE REDDEDİYORUM’
Yıldız, "Tutuklu kalmama sebep olan eylem, Capacity. Capacity AVM ile ilgili otopark ruhsatı verilmesi için 5 milyon dolar istenildiği iddia edilen bir eylem. Ben Bakırköy Belediyesi Meclis Üyesiyim ve belediyede hiçbir imza yetkim yok. Hiçbir icrai görevim yok. Benim AVM kapatmak, AVM ruhsat vermek gibi bir gücüm, yetkim yoktur. Önce onu bir belirteyim. Bir AVM'nin otoparkına ruhsat vermek ya da bir alışveriş merkezinin mühürlenmesi ile ilgili bir yetkiye sahip değilim. Ben Capacity AVM ile ilgili ne herhangi bir kimseden para istedim, ne ben kimseye para istemesi için talimat verdim. İddiaları kesinlikle reddediyorum" sözleriyle kendisini savundu.