GÜNDEM

İBB’ye yönelik yolsuzluk davasında 56. duruşma: Kağan Sürmegöz savunmasını yaptı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen yolsuzluk davasının 56’ncı duruşması Silivri’de yapıldı. Aralarında görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 59 tutuklu ve tutuksuz sanık, yargılamanın 15’inci haftasında hâkim karşısına çıktı

İBB’ye yönelik yürütülen soruşturmanın tamamlanmasının ardından1 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı. İddianamede, “örgüt lideri” olarak gösterilen Ekrem İmamoğlu hakkında; “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “Rüşvet”, “Suç gelirlerinin aklanması”, “Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık”, “Kişisel verilerin kaydedilmesi”, “Kişisel verileri ele geçirme ve yayma”, “Suç delillerini gizleme”, “Haberleşmenin engellenmesi”, “Kamu malına zarar verme”, “Rüşvet alma”, “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”, “İrtikap”, “Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “İhaleye fesat karıştırma”, “Çevrenin kasten kirletilmesi”, “Vergi usul kanununa muhalefet”, “Orman kanununa muhalefet” ve “Maden kanununa muhalefet” suçlamaları yöneltiliyor. İmamoğlu’nun42 ayrı eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanması talep ediliyor.

İLK DURUŞMADAN BU YANA 51 SANIK TAHLİYE EDİLDİ

Mahkeme heyeti, önceki celselerde çok sayıda sanığın tahliyesine karar verdi. Tahliye edilenler arasında İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanları Ali Üner, Evren Şirolu, Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı, zabıta memuru Nazan Başelli ile İBB çalışanları İsmet Korkmaz, Emrah Yüksel, Mehmet Çağlar Kuru, Nuri Cem Ceylan ve Ulaş Yılmaz yer aldı.

Ayrıca reklamcılar Yusuf Utku Şahin, Esma Bayrak, Hasan Yalaz, Alper Aydın ve Yunus Göçer; İmamoğlu’nun koruması Çağlar Türkmen; iş insanları Adem Soytekin, Harun Cengiz Beğenmez, Mehmet Kaya ve Ahmet Güllü; Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan ile eniştesi İsmail Akkaya; Fatih Keleş’in yeğeni Murat Keleş; İBB Kamulaştırma Müdürü Fatih Özçelik; İBB Muhtarlıklar Daire Başkanı Yavuz Saltık; İBB Halkla İlişkiler Müdür Yardımcısı Mustafa Karaoğlu; Kültür A.Ş Eski İhale ve Satın Alma Müdürü Halit Burak Atalan ile Elif İpek Atayman, Erdinç Çolak, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Engin Ulusoy, Mustafa Keleş, Gökhan Köseoğlu, Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya ve Hakan Aplak da tahliye edilen isimler arasında yer aldı.

KAĞAN SÜRMEGÖZ’DEN SAVUNMA

Duruşmada söz alan İBB Emlak Yönetimi Dairesi Başkanı Kağan Sürmegöz, geçmişte aynı mülkiye müfettişi tarafından benzer soruların kendilerine yöneltildiğini belirterek, o süreçte haklarında soruşturma izni verildiğini, ancak Danıştay’a yaptıkları başvurunun ardından bu kararın kaldırıldığını ifade etti.

Sürmegöz, savunmasında şu ifadeleri kullandı:

"İddianamede de ek olarak sunulan tevdi raporunu hazırlayan aynı mülkiye müfettişi, bu soruları daha önceden tarafımıza yöneltmişti. 2022 yılına geçtiğimizde bu süreci kendisiyle, mülkiye müfettişi beyefendiyle yürüttük. Akabinde de tarafımıza Ekrem İmamoğlu ile beraber soruşturma izni verilmesine karar verdi. Biz de Danıştay’a karşı dava açarak kendimizi anlatmaya çalıştık. Şimdi iddianamede doğrudan yer verilen eylemler ve benzer hususlara karşı Danıştay etraflıca bir değerlendirme yaptı ve tarafımızı haklı görerek bu soruşturma iznini kaldırdı. Hani Kültür A.Ş. ile Medya A.Ş. işi aldı, alt tarafa verirken bu yeterlilikleri istemedi, böyle söyleniyordu. 2016 yılından beri her yıl Sayıştay gelir, bize bu soruyu sorar. Bu bilirkişilerin böyle bir şey yazmasına da şaşırmadım. Baş muhasebe arkadaşlarınızla 2 dakika istişare edebilseydik zaten bu bulguyu buraya yazmazlardı. En ağır iddialardan biri de rüşvet ve buna bağlı olarak suç gelirlerinin aklanması isnatıdır. Bunda da herhangi bir delil yok, bilgi yok. Yapılan finansal araştırmalarda olağan dışı bir mal varlığı artışı, gelir yok. Şüpheli para transferimiz asla sorulmadı, yok. İsnat edilen fiillerle ilgili hiçbir şekilde finansal bir sıkıntı bulunmamaktadır. Aynı zamanda şahsıma sağlanmış bir menfaat yok, olağan dışı bir hareket yok. Ticari yapılarla tarafımı ilişkilendirilebilecek hiçbir finansal veri bulunmamaktadır. Eylem 62,00 adet üst geçidin işletilmesi ihalesi. Bu konuyla ilgili de yine emsal karar değil, direkt bu konunun kararı olan Danıştay kararımız var."

“SUÇLAMALAR SOYUT VE SUBJEKTİF”

Görev hayatı boyunca belediyede çeşitli kademelerde çalıştığını belirten Sürmegöz, hakkındaki suçlamaların somut delillere dayanmadığını savundu. İhale süreçlerinin yasal çerçevede yürütüldüğünü ifade eden Sürmegöz, iştirak şirketlerinin faaliyetleri üzerinde herhangi bir görev veya yetkisi bulunmadığını söyledi.

Savunmasının devamında şu değerlendirmelerde bulundu:

"Yaklaşık 20 yıldır memurluktan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde daire başkanlığı görevine kadar aradaki her mevkide görev yaptım. Kademe kademe, liyakatle yükselerek görevimi icra ettim. 2016 yılında Reklam Müdürlüğü’ne Kurucu Müdür olarak atandım ve farklı idari dönemlerde üst düzey yönetici sorumluluğu üstlendim. Üzerime atfedilen suçlamaların çoğu, Danıştay dairesince değerlendirildiği gibi soyut ve subjektiftir. İhaleye fesat iddiaları ile ilgili olarak heyetinize sunmuş olduğum evraklarda da sabit olduğu üzere, 30 yıldır kurumumuzda yapılan ihalelerle suç atfedilen ihalelerin şartlarının aynı olduğu, hatta daha düşük olduğu, kanunun gerektirdiği şekilde yürütüldüğünü de göstermiş oldum. İştirak şirketlerimizin yürütmüş olduğu ticari işler ve ihalelerle ilgili görev ve yetkim, sorumluluğum yoktur. Hiçbir şekilde hiyerarşik bağım da yoktur. Onlar da kendilerini hakkıyla zaten anlattılar. Kamu kurumlarının kamu zararına dolandırıcılık iddiaları ise ne kadar açıklamalarda bulunsam da, bildiklerimi anlatsam da; Muhammen Bedel Takdir Komisyonu’nun üyesi değilim. Muhatabı olmadığım bir konuda size bildiklerimi detaylıca anlattım. Hakkımda iftira boyutundaki beyanlarla ilgili de şunu söylüyorum: Gökhan Kösoğlu, itirafçı olmuş. Beni hayatında hiç görmemiş, tanımıyor. Bir sabah uyanıyor, 6 yıl önceki konuşmayı aklına getiriyor. ‘Bu işleri Kağan Sürmegöz ile İlknur Hanım konuşurdu, Serdal Taşkın’la görüşürlerdi’ diyor. Ya beni sen hayatında tanımadın, görmedin. Bir anda cezaevindesin, 5 ay olmuş; 6 yıl önceki konu senin nasıl aklına geldi de gidip adımı verdin? Dolayısıyla bu iftira atanların beyanlarının hiçbirisini kabul etmiyorum. Hakkımı da helal etmiyorum."

SAVCININ SORUSUNA YANIT VERDİ

Duruşma savcısı, Sürmegöz’e İBB’deki görevi ve pozisyonuna ilişkin bazı tanık beyanlarını hatırlattı. Savcı, Yakup Öner’in kendisini Murat Ongun’un yönlendirmesiyle göreve getirildiğini öne sürdüğünü, Hakan Karaköse’nin ise bazı usulsüzlük iddialarına karşı çıkan Genel Sekreter Yardımcısı Murat Yazıcı’nın görevden alınmasında rolü bulunduğunu iddia ettiğini belirterek, bu süreçte herhangi bir dahli olup olmadığını sordu.

Sürmegöz ise bu iddiaları reddederek şu yanıtı verdi:

"Hiçbir şekilde olamaz. Murat Yazıcı benim üstümdür. Burada beni dinleyecek de kimse olmaz. Hiçbir şekilde üstümüzü bırakın, altımızı bile görevden aldıramayız" dedi.